'Kararlıyız' vurgusu

Erdoğan, Arnavutluk'a giderken gazetecilerin Askeri Savcılığın kararı ile ilgili sorusuna "Demokrasiyi zafiyete düşürmek gayretlerinin menşeine, nereye varırsa varsın inmenin gayreti içindeyiz" yanıtı verdi

Başbakan Tayyip Erdoğan, Arnavutluk'a hareketinden önce gazetecilerin "Askeri savcılığın, irtica ile mücadele eylem planı belgesinin Genelkurmay'da hazırlanmadığı kararına ne diyorsunuz" sorusunu yanıtladı. "Silahlı kuvvetlerin içinde bu tür çaba var mı, çalışma yapılmalı" diyen Erdoğan, "Demokrasiyi zafiyete düşürmek gayretlerinin menşeine, nereye varırsa varsın inmenin gayreti içindeyiz" vurgusu yaptı. "Silahlı Kuvvetlerin içinde bu tür gayret, çaba var mı yok mu, orada da bu çalışmaların yapılması gerekiyor" diyen Erdoğan şu mesajları verdi:

Süreç, bundan sonra sivil yargının süreci ele alacağı noktasındadır. Genelkurmay Başkanımızla haftalık görüşmelere yurt dışı seyahatleri nedeniyle ara verdik. Döndükten sonra bunun değerlendirmesini yapacağız. Fakat Silahlı Kuvvetlerin içerisinde ne gibi çalışma yapılması gerektiğini başta Genelkurmay Başkanımız olmak üzere hepsi zaten gayet iyi biliyorlar ve gerekli çalışmayı da yaptıkları inancındayım.
Muhalefet, bu ifadeleri kullanarak kendisini bir kenara çekip alamaz. Onların da bildiklerini duyduklarını ilgili mercilere bildirmesinde büyük fayda var. Bu, demokratik hayatın vazgeçilmez unsuru tüm siyasi partilerin, ülkenin ortak sorunudur.
Şüphesiz ki iktidar partisi olarak biz şu anda bu mücadelemizi sürdürüyoruz. Nerede ne var, demokrasiyi zafiyete düşürmek için nasıl gayretler var, menşeine, nereye varırsa varsın inmenin gayreti içinde olacağız.

'BAŞBAKAN ÖZÜR DİLEMELİ'
CHP lideri Deniz Baykal, Erdoğan'ın açıklamaları üzerine öğleden sonra basın toplantısı düzenledi. "Başlakan toplumdan özür dilemeli" diyen Baykal, ilk kez "Belge değil, kağıt" söylemini kullanarak yeni bir yargı kararı alınıncaya kadar Askeri savcılığın kararının doğru kabul edilmesi gerektiğini söyledi. Baykal şöyle dedi:
Askeri Savcılık belge olmadığını açıkladı. Bu aşamada bir olasılık var; bu, kimler tarafından yapılmış bir komplodur? Onları kimler himaye etmiştir?
Genelkurmay'ın yaptığı açıklama, ortaya atılan kağıdın belge niteliğinde olmadığını göstermektedir. Öyle anlaşılıyor ki bazıları bunu geçerli bir tespit olarak görme eğiliminde olmayacaklardır. Sayın Başbakanın karardan tatmin olmadığını düşünüyorum. Başbakan karara rağmen 'Genelkurmay'da bu belgeyi hazırlayanlar var olabileceği' düşüncesini eskisi kadar iddialı olmasa da ifade etmeye çalışıyor.
Başbakan bu kağıda dayanarak ağır ithamlar ifade etmiştir. Bu tablo karşısında başbakan toplumdan özür dilemelidir.

'SULU ŞAKAYA GELEMEYİZ'
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan, Baykal'ın, 12 Eylül darbecilerinin yargılanması önerisi için "Bu tür sulu şakalara da biz gelmeyiz" dedi. Erdoğan şunları söyledi: "Atacağımız her adımda samimiyet çok önemli. Bu samimi yaklaşım tarzını bizim sadece mikrofonlar uzatıldığı zaman verilen cevaplarla değil, bunu ciddi olarak grup başkanvekilleri bir araya gelirler, otururlar, konuşurlar, böyle bir adım atılacaksa o zaman bunu kararlı bir şekilde atarız. Ama sadece kendin ifadeyi kullan, ondan sonra 'iktidar ne yaparsa yapsın' mantığıyla yaklaşırsanız işe, AK Parti bu tür yaklaşımların içerisinde değil. Bu tür sulu şakalara da biz gelmeyiz. Ciddi yaklaşımlar bekliyoruz."

'SULANDIRMASIN, CİDDİYİZ'
CHP Lideri Baykal, basın toplantısında şunları ifade etti:
Başbakan'ın, CHP'nin bu konudaki tavrına yönelik yakışıksız ifadeler kullanmış olmasını üzüntüyle karşılıyorum. Buna 'sululuk' demeye Başbakan'ın hakkı yok. Teklifimiz, ayaküstü, mikrofonların önünde ortaya atılmış sulu bir teklif değil. Resmi tavırdır, kurumsal görüştür. Sulandırmasınlar, mazeret üretmesinler. Biz samimiyiz. Onların da samimi olup olmadıklarını ölçüyoruz, samimiyetlerini göreceğiz. Samimi değiller ise samimi olmadıkları çıkacak.
Darbelerden en çok zararı hem CHP hem de bizzat ben gördüm. Kendi düşüncelerini bize empoze etmeye çalışanlar var.
BİZE ULAŞIN