TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN

Papandreu ile Simitis arasındaki kara kedi

PASOK lideri Papandreu ile eski lideri Simitis'in ilişkisi hâlâ buz gibi. 2007'deki kongrede Simitis destekli Venizelos'un Papandreu'ya rakip çıkması ipleri germişti

SUNUŞ
Ege'deki barış rüzgârlarının dört yıl önceki gibi esmediğini hissetim Atina'da. Simitis dönemindeki büyük değişimin yarattığı Türkiye'yle barış heyecanı yok gibi! Yunan medyasında Türkiye'yle barış ve yakınlaşma sürecini destekleyen meslektaşlarım nereye gitti acaba? Milliyetçi kanat nasıl yeniden dizginleri ele almaya başladı ? Simitis döneminde yakınlaşmayı en fazla destekleyen gazetelerden biri To Vima'ydı. Nasıl oldu da To Vima bile "gerçekleşmeyen" Erdoğan-Karamanlis görüşmesini "Gerginlik" senaryosuna dayanarak yazdı? Ahmet Davutoğlu ile Dora Bakoyanni'nin Korfu buluşmasından sonra da Yunan basınında benzer bir tablo ortaya çıktı. Türk basını "yeni bir rüzgâr" diye verdi buluşmayı. Yunan gazeteleri ise yine gerginlik havası yansıttı. Yunanistan'da yeniden esmeye başlayan milliyetçi rüzgara Türk-Yunan barışının mimarı Yorgo Papandreu bile kapılmış sanki. "Ege sorunlarını çözemediniz" diye Dora Bakoyanni'ye yüklendiğini anlattılar. Son zamanlarda olup bitenlerin ardında neler mi var diyorsunuz? İşte yeniden esmeye başlayan milliyetçilik rüzgarının kaynaklandığı bazı sorunlar!

Sosyalist PASOK'un iki güçlü lideri Kostas Simitis ile Yorgo Papandreu'yu Atina'dayken yakından tanıdım. Simitis, AB'yle bütünleşmek için aldığı kararlarla Yunanistan'a çağ atlattı. Papandreu ise Türk-Yunan barışının mimarı oldu. Tarihe damga vurdu. İki siyasetçi, 8 yıl boyunca Yunan siyaset dünyasında çağdaş bir rüzgar estirdi. Ancak son 5 yılda Simitis ile Papandreu arasında yaşananları duyunca doğrusu çok şaşırdım. Aslında, Papandreu, Simitis'i parti liderliğinden devirmedi. Simitis, 2004'te parti liderliğini bıraktı. Yerine tek güçlü aday zaten Papandreu'ydu. Türkiye'yle barış köprülerini kurup büyük başarı kazanmıştı. Yunan kamuoyu onu seviyordu. Ayrıca PASOK'u kuran babasının koltuğuna oturuyordu. Papandreu da bir ilke imza atıp liderlik koltuğuna 1 milyon parti üyesinin oyuyla seçildi. Pasok'ta liderlik hayalleri kuranlar bu zafer karşısında ses çıkartamadılar. Ancak Yorgo Papandreu'nun liderlikteki ilk üç yılında PASOK siyasette ağırlığını koyamayınca parti kaynamaya başladı. Parlak Dışişleri Bakanı bir türlü liderlik koltuğuna tam olarak oturamadı. 2007'deki PASOK kongresi Papandreu için kolay geçmedi. Karşısına her zaman liderlik hayalleri kuran karizmatik Anayasa Profesörü Evangelos Venizelos çıktı. Venizelos'un arkasında da Kostas Simitis'in olduğu söyleniyordu. Gerçi, Venizelos, Papandreu'nun bileğini bükemedi ama olay Simitis ile Papandreu'nun arasını açtı. Simitis, Papandreu'nun izlediği politikaları eleştirmeye devam edince de ipler kopma noktasına geldi. Papandreu, "Parti politikası dışına çıktığı" gerekçesiyle Simitis'i parlamento grubundan atmaya bile kalktı ama son anda karar almayıp havayı yumuşattı.

DONDURUCU BENZETMESİ
Şimdi Kostas Simitis ile Yorgo Papandreu'nun arası nasıl mı diyorsunuz? Bir Yunanlı gazeteci dostumun deyimiyle iki lider ilişkilerini derin dondurucudan çıkardı. Buzlar eridi ama ilişkileri hâlâ buz gibi. Papandreu'nun Dışişleri Bakanı'yla sadece Yunanistan ve Türkiye'de değil dünyada da alkışlanmasını sağlayan Türkiye'yle barış politikasıydı. Simitis gibi akılcı ve tecrübeli bir siyasetçiden neden yeterince yararlanmadı? Neden geçmişte olduğu gibi yine siyasette yelkenlerini barış rüzgarıyla dolduramadı acaba? Olanları duyunca, "Papandreu hata mı yapıyor?" diye düşündüm ama ne yazık ki siyaset de böyle bir şey!
BİZE ULAŞIN