Deniz Bey'e yakın olmayı çok özledim

Yerel seçimler öncesinde gündemin ön sıralarında yer alan ve CHP'nin ikinci adamlığından ayrılmak zorunda kalan İstanbul Milletvekili Sevigen, Baykal'a yakın çalışmayı özlediğini anlatıyor

Mehmet Sevigen, çok değil daha üç-beş ay öncesine kadar Deniz Baykal'ın olduğu tüm fotoğraf karelerinin içerisindeydi. 29 Mart seçimleri öncesi hakkında ortaya atılan iddialar sonucu CHP'deki Genel Sekreter Yardımcılığı görevinden istifa etti. Bu hafta, ana muhalefet partisinin 2. adamı pozisyonundan, sade bir milletvekili pozisyonuna düşen Sevigen ve ailesine uzattık kayıt cihazımızı. Ama Sevigen'in eşi Gülay Hanım, "Evde şöhrete kavuşmuş iki insan varken bana konuşmak düşmez" diyerek esprili bir yolla sorularımızı yanıtsız bırakıp topu baba-kıza attı. İşte o söyleşi...

-Baykal'ın sağ koluydunuz yıllarca. Hiç bu kadar ayrı kalmamıştınız değil mi?
-Evet. Ben CHP'ye geldiğimden beri Deniz Bey'le beraberiz. Türkiye'yi karış karış gezdik. Yaklaşık dört, beş aydır ayrı ayrı gidiyoruz.

-Özlediniz mi ona yakın çalışmayı?
-Hem de çok...

CHP'LİLERE KIRGINLIĞIM OLDU
-Peki Baykal sizden nasıl vazgeçti?

-Vazgeçmişlik yok. Birileri bana iftira atarak partimi vurmaya çalıştı. Ben de hem partimi, hem arkadaşlarımı korumak için istifa ettim. Etmeyebilirdim. Ama gözümüz gibi baktığımız, 4.76'lardan getirdiğimiz bu partiye zarar gelsin istemedim.

-Ama parti içerisinden birçok kişi istifa etmeniz gerektiğini söyledi...
-Evet. Bu da ayrı bir şey. Ben zaten bu olayın bir tarafına seviniyorum. Kimin dost, kimin olmadığını gördüm. Ne kadar sevenim varsa, o kadar da sevmeyenim varmış. Bana söyledikleri laflar kadar AKP'ye, Tayyip Erdoğan'a yüklenselerdi içim gam yemeyecekti.

-Kırgınsınız yani CHP'lilere...
Evet kırgınım. Çünkü yazılanların hiçbiri doğru değildi. İftiraydı. İşte bazı arkadaşlarımız bu iftiraları doğru kabul edip bıçağı sonuna kadar sapladı ciğerlerime. Bizim en büyük problemimiz bu parti olarak. 'Birisini yakalarsak birde belden aşağı ben vurayım' mantığı. Dava bitsin önlerine koyacağım dosyayı...

-Yani hesap soracaksınız...
Çünkü bilmelerini istiyorum Mehmet Sevigen'i. Bakın. O tarihlerde beni eleştiren kişilerin hepsinde milletvekili olmalarında benim imzam, emeğim, alın terim var. Garip Malatyalı, Gaziosmanpaşalı Kürt Mevlüd'ün oğluyum ben. O zaman ki temiz Sevigen yine aynı Sevigen... Çıkacak ortaya. Allah gösterecek o günleri bana ve kurbanlar keseceğim.

-Sizin gözünüzden bir Baykal profili alabilir miyiz?
-İyi bir aile babasıdır. 12 Eylül darbesinden çok yaralanan insanlardan bir tanesi. Hapishane de yatmış. Belki parti içinde siyaset yapanlar Deniz Bey'i çok keşfedemedi ama halk Deniz Bey'i keşfediyor yeni yeni. Ve iddia ediyorum Deniz Bey bir yıl başbakanlık yapsın. En az yirmi beş yıl o ülke onu aşağıya indirmez.

-Genç göründüğü için, 'botoksludur' diyenler var.
-Yok canım. Daha neler? Espri yapıyorlardır.

-Biz Deniz Baykal'ı agresif, sert bir üsluba sahip bir lider olarak tanıdık. Özel hayatında da sert mi?
-Tam tersi. Çok yumuşak, çok dost ve arkadaş.

-Eşi Olcay Hanım yanında değil nedense.
-Ama bu bir tercih...

-Neyin tercihi bu?
-Ben de eşimi götüremiyorum. Üç tane parti gecesi oluyor. Birisinden çıkıp, diğerine gidiyoruz. Birde sevmeleri lazım. Mesela benim eşim Gülay Hanım sevmediği için siyaseti, yanımızda bulunmuyor... Olcay Hanım'da öyle... Sevmiyor siyaseti...

BİZE ULAŞIN