Gül yasayı onayladı

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, askere sivil yargı yolunu açan düzenlemeyi de içeren 5918 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda DEğişiklik Yapılmasına Dair Kanun'u onayladı.

Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamada, Gül'ün 5918 sayılı Kanun'u onaylayarak, Resmi Gazete'de yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderdiği bildirildi.

Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamada, yasayla yapılan düzenlemenin, 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanununun ''genel görev'' başlıklı 9. maddesindeki, askeri mahkemelerin kanunlarda aksi yazılı olmadıkça maddede belirtilen suçlara ait davalara bakmakla görevli olduklarına ilişkin hükümle uyumlu olduğu belirtildi.

Açıklamada, ''Bu düzenlemenin uygulanmasında askerlik hizmeti bakımından disipline ve hukuki güvencelere ilişkin olarak ortaya çıkması muhtemel tereddütleri giderecek yasal düzenlemelerin de yapılmasında fayda görülmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımız, belirtilen hususlarda gerekli yasal düzenlemenin ivedilikle yapılmasının uygun olacağını belirtmişlerdir'' denildi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasını da içeren ''Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun''u yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderdi.
Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan açıklamada, ayrıca Başbakanlığa gönderilen bir yazıyla Cumhurbaşkanı Gül'ün bu düzenlemenin uygulanmasında askerlik hizmeti bakımından disipline ve hukuki güvencelere ilişkin olarak ortaya çıkması muhtemel tereddütleri giderecek yasal düzenlemelerin de yapılmasında fayda gördüğü, gerekli yasal düzenlemenin ivedilikle yapılmasının uygun olacağını belirttiği kaydedildi.
Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Gül, 5918 sayılı ''Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun''u onaylayarak yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderdi.

Açıklamada, Başbakanlığa gönderilen yazıda şunların kaydedildiği belirtildi:
''Anılan kanun ile yapılan diğer düzenlemelerin yanında, asker olmayan kişilerin barış zamanında askeri mahkemelerde yargılanmalarına son verilmiş; ayrıca, asker kişilerin barış zamanında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250'nci maddesi uyarınca görev yapan ağır ceza mahkemelerinin yargı yetkisine giren bir suçu işlemeleri durumunda, bu mahkemeler tarafından yargılanmaları öngörülmüştür.
2008 yılında Avrupa Birliği Komisyonu tarafından yayımlanan Katılım Ortaklığı Belgesinde yer verilen ve kısa vadeli öncelikler arasında bulunması sebebiyle 2009 yılı sonuna kadar gerçekleştirilmesinde yarar görülen 'Askeri mahkemelerin yetkisinin askeri personelin askerlikle ilgili görevlerine hasredilmesi' maddesi gereğince bu düzenlemenin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Yapılan düzenlemenin, 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu'nun 'Genel görev' başlıklı 9'uncu maddesindeki, askeri mahkemelerin 'kanunlarda aksi yazılı olmadıkça' maddede belirtilen suçlara ait davalara bakmakla görevli olduklarına ilişkin hükümle de uyumlu olduğu görülmektedir.
Bununla birlikte, bu düzenlemenin uygulanmasında askerlik hizmeti bakımından disipline ve hukuki güvencelere ilişkin olarak ortaya çıkması muhtemel tereddütleri giderecek yasal düzenlemelerin de yapılmasında fayda görülmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımız, belirtilen hususlarda gerekli yasal düzenlemenin ivedilikle yapılmasının uygun olacağını belirtmişlerdir.''

Açıklamanın sonunda, bu yazıyla ''yeni yasal düzenleme ihtiyacına işaret edildiği'' vurgulandı.

KANUNUN İÇERİĞİ

Cumhurbaşkanı Gül'ün onayladığı 5918 sayılı ''Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'', asker kişilerin, barış zamanında Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 250. maddesi uyarınca kurulan ağır ceza mahkemelerinin yargı yetkisine giren bir suçu işlemeleri halinde bu mahkemeler tarafından yargılanmasını öngörüyor. Savaş ve sıkıyönetim halinde işlenen suçlarda ise askeri mahkemelerin yargı yetkisi korunuyor.

Kanuna göre, barış zamanında asker olmayan kişilerin, Askeri Ceza Kanunu veya diğer kanunlarda yer alan askeri mahkemelerin yargı yetkisine tabi bir suçu tek başına veya asker kişilerle iştirak halinde işlemesi durumunda, asker olmayan kişilere ilişkin soruşturmalar Cumhuriyet Savcıları, kovuşturmalar ise adli yargı mahkemeleri tarafından yapılacak. Düzenleme, kanunun yürürlüğe girdiği tarihte devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturmalarda da uygulanacak.

Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu, uyarıcı madde imal ve ticareti ile bu suçtan kaynaklanan mal varlığı değerini aklama suçları; ağır ceza mahkemelerinde görülecek.

Uzlaştırma kapsamına giren bir suç, bu kapsama girmeyen bir başka suçla işlenirse, uzlaşma hükümleri uygulanmayacak.

YURT DIŞINDA RÜŞVET VEREN TÜRK VATANDAŞI

Kanuna göre, rüşvet suçu, Türk vatandaşı ya da yabancının yurt dışında işlemesi halinde Türk kanunlarının uygulanacağı suçlar arasından çıkarıldı. Böylece bir Türk vatandaşı, yurt dışında rüşvet verirse, Türkiye'de bulunması halinde, kovuşturma için Adalet Bakanının iznine gerek kalmayacak.
Kanun, bir kişinin, suçtan elde ettiği veya suçun konusunu oluşturduğu eşyayı, suç tamamlandıktan sonra edinmesinde, iyiniyetli olup olmadığına bakılmadan elindeki eşyaya el konulmasının da önüne geçiyor. Suç teşkil eden eşya ve maddelerin müsadere edilmesi için eşyayı daha sonra edinen kişi, Türk Medeni Kanunu'nda yer alan ''iyi niyetin korunması''na ilişkin hükümlerinden yararlanamayacak.
Bir suçun işlenmesiyle elde edilen eşyayı veya diğer mal varlığı değerini, bu suçun işlenmesine katılmayan ancak satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi, 6 aydan 3 yıla kadar hapis ve 10 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacak.

YABANCIYA RÜŞVET, ETKİN PİŞMANLIK DIŞINDA

Yabancı kamu görevlilerine rüşvet verenler, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanamayacak.
Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklamada öncül suçların alt sınırı, 1 yıldan 6 aya indirildi. Alt sınırı 6 ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizleyen, meşru bir yolla elde edildiği kanaati uyandırarak çeşitli işlemlere tabi tutan kişi, 3 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 20 bin güne kadar adli para cezasına çarptırılacak.

Kanun, TCK'ya yeni bir suç tanımlaması eklendi. ''Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerini aklama suçunun konusunu oluşturan mal varlığı değerini, bu özelliğini bilerek satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak'' fiilleri ayrı bir suç olarak tanımlandı. Bu suçları işleyenlere, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilecek.

TÜZEL KİŞİYE DE CEZA

Bir özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcisi ya da tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenen bir kişi, dolandırıcılık, ihaleye fesat karıştırma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, zimmet, kaçakçılık, petrol kaçakçılığı, terörün finansmanı gibi suçları tüzel kişinin yararına işlerse, tüzel kişiye de idari para cezası kesilecek. Bu suçların tüzel kişinin yararına olarak işlenmesi halinde, ayrıca bu tüzel kişiye 10 bin liradan 2 milyon liraya kadar idari para cezası verilecek.
İdari para cezasına karar vermeye, bu suçlardan yargılama yapmakla görevli hakim yetkili olacak.
BİZE ULAŞIN