Hedefimiz Ada'da nihai çözüm

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, nihai hedefin, Kıbrıs'ta kapsamlı bir çözüm çerçevesi içinde kalıcı barışın gelmesi ve neticede Türkiye, Yunanistan, bütün Ada ve hep beraber AB içinde ayrı bir iş birliği alanı oluşturulması olduğunu belirterek, ''Bunun için görüşmelerin hızlı bir şekilde neticelenmesini arzu ediyoruz ve mümkünse bunun sene sonunda referandumla halk oyuna sunulmasını istiyoruz'' dedi.
Cumhurbaşkanı ile KKTC Cumhurbaşkanı Talat, yaklaşık 2 saat süren baş başa ve heyetlerarası görüşmelerin ardından Çankaya Köşkü'nde ortak basın açıklaması yaptı.

Gül, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve beraberindeki heyeti Türkiye'de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek konuşmasına başladı.

Kıbrıs meselesi ve Kıbrıs Türkünün geleceğinin Türkiye'yi yakından ilgilendirdiğini anlatan Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'nin daima Kıbrıslı kardeşlerinin mutluluğu, huzuru, hayatlarının refah içinde sürdürmesini büyük önem verdiğini vurguladı.

Gül, Kıbrıs Türklerinin, Türkiye'yi ''anavatan'', Türkiye'nin de onları ''yavru vatan'' olarak gördüğüne dikkati çekti.

Ada'da 2004 yılında gerçekleştirilen ve Rumların oylarıyla reddedilen referandumun ardından kapsamlı çözüme ulaşılamadığını ve adada problemin sürdüğünü anımsatan Gül, 3 Eylül 2008'de kapsamlı müzakerelerin yeniden başladığını, süreçte Talat'ın önemli rolü olduğunu söyledi.

Türkiye'nin müzakerelerin yeniden başlamasından memnuniyet duyduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Gül, şöyle devam etti:

''Samimi kanaatimiz şudur ki, bu müzakerelerin sonucunda liderlerin bir neticeye varmaları ve kapsamlı bir çözümün ortaya çıkması ve bu kapsamlı çözüm çerçevesi içerisinde de bu sene sonunda bir referandumun yapılmasıdır. Türkiye daima çözümden yanadır. Türkiye daima problemlerin süratli bir şekilde çözümünü desteklemektedir. Bunun için de yapılan çalışmaları, müzakereleri başından beri desteklemiştir. Bundan sonra da desteklemeye devam edecektir.''

Baş başa ve heyetlerarası görüşmelerde Talat'ın kendilerine müzakere süreciyle ilgili bilgi verdiğini, değerlendirmelerde bulunduklarını söyleyen Gül, görüşmelerin çok faydalı ve olumlu geçtiğini anlattı.
Türkiye'nin BM Genel Sekreteri'nin ''iyi niyet misyonu'' çerçevesinde devam eden kapsamlı müzakereleri yerleşik parametreler üzerine oturtulmasını desteklediğini vurgulayan Gül, Türkiye'nin bu konuda kendisini açıkça ifade ettiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Gül, ''(Bu parametreler nelerdir) derseniz, bunların başında gerçek anlamda bir, iki kesimlilik olduğunu eşit yetki paylaşımı esası üzerine oluşması gerektiğini ve yeni bir ortaklık şeklinde ortaya çıkması gerektiğini ileri sürmekteyiz. Kapsamlı bir çözüme ulaşılırsa bu çözümün onuncu protokolün yerini alacak yeni protokollerle AB'nin birincil hukuku haline gelmesinin Türkiye arzu etmektedir'' diye konuştu.

GARANTİ VE İTTİFAK ANLAŞMALARI

Garanti ve İttifak anlaşmalarının, Türkiye, Yunanistan ve İngiltere'yi ilgilendirdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Gül, bu uluslararası anlaşmaların devamına Türkiye'nin önem verdiğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Gül, çözüm ortaya çıkarılırken Doğu Akdeniz'de Türk-Yunan dengesinin gözetilmesinin, bu bölgede huzur, barış ve ilişkilerin karşılıklı saygı çerçevesi içerisinde devam etmesine ortam hazırlayacak bir çözümün ortaya çıkmasının önemine değindi.

Gül, ''Bizim nihai hedefimiz, adada kapsamlı bir çözüm çerçevesi içinde kalıcı barışın gelmesi ve neticede Türkiye, Yunanistan, bütün Ada, hep beraber AB içinde ayrı bir iş birliği alanı oluşturulmasıdır. Bunun için görüşmelerin hızlı bir şekilde neticelenmesini arzu ediyoruz ve mümkünse bunun sene sonunda referandumla halk oyuna sunulmasını istiyoruz'' diye konuştu.

Kritik süreçlerde KKTC ile Türkiye'nin her zaman bir araya geldiğini ve istişarede bulunduğunu vurgulayan Gül, bu görüşmelerin her zaman faydalı ve değerli olduğunu söyledi.

Bir gazetecinin, ''müzakere sürecinde yıl sonuna kadar anlaşmaya varılması yönünde ümit taşınmasına neden olacak garantörlük ve ittifak anlaşmaları konusunda olumlu gelişmeler olup olmadığı'' sorusuna Cumhurbaşkanı Gül, şu yanıtı verdi:

''Benim söylediklerim gayet açıktır. Arzumuz, görmek istediğimiz şey, görüşerek, müzakere ederek kapsamlı bir çözüm anlaşması çıkarsa ve bu da yıl sonunda referanduma tabi tutulursa memnun olacağımızı söyledim. Ayrıca bazı parametreleri de saydım. Garanti ve ittifak konuları Kıbrıs Türklerinin ve Rumlarının meselesi değil, Türkiye, Yunanistan ve İngiltere'nin meselesidir.''
BİZE ULAŞIN