Üzmez 260 gün sonra yeniden cezaevinde...

14 yaşındaki B.Ç.'ye cinsel istismardan yargılanan yazar Hüseyin Üzmez Adli Tıp'tan gelen yeni rapor doğrultusunda tutuklandı. Üzmez 28 Eylül'de çıktığı cezaevine yeniden kondu

Bursa'da 14 yaşındaki B. Ç.'ye cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle yargılanan yazar Hüseyin Üzmez, Adli Tıp'tan gelen "Küçük kızın ruh sağlığı bozulmuştur" raporu üzerine 260 gün sonra yeniden tutuklandı. Bursa 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde "Küçük yaştaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak" ve "Hürriyeti tahdit" suçlamalarıyla hakkında dava açılan Hüseyin Üzmez, dün, davanın 7'nci duruşmasına çıktı. Bursa Adliyesi'ne özel korumaları ve avukatı ile gelen Üzmez, rahat tavrıyla dikkat çekti. Adliye girişinde yöneltilen soruları yanıtsız bırakan Üzmez, "Allah var, şeriki (ortağı) yok" dedi.

YARDIM EDİYORDUM

Mahkeme Başkanı Kadir Ünal, ilk olarak sanık Üzmez'e "Çocuğun cinsel istismarı" suçunun dışında, ayrıca "Cinsel amaçlı hürriyeti tahdit" suçundan da dava açıldığını hatırlatarak, "Hakkındaki hürriyeti tahdit suçlamasıyla ilgili olarak ne diyorsun?" sorusunu yöneltti. Üzmez, bunun üzerine, "İstanbul'da ben bunlarla hiç görüşmedim. Görüşmeye de hiç gerek yok. Hürriyeti tahdit suçunu kabul etmiyorum" dedi. Hakim Ünal'ın "Mudanya'da görüştünüz mü? sorusu üzerine Üzmez, kendisini şöyle savundu: "Evet Mudanya'da evime geldiler. Görüşmüştüm. Ancak suçlamaları kabul etmiyorum. Livaze ve babası çok iyi insanlardır ve 20 sene bana iyilik etmişlerdir. Ben de onlara zekâtımı veriyordum. O gün üzerimde para yoktu. Ben de Livaze'ye ATM cihazından para çekmesi için kartımı verdim. Kendilerine hayatımı teslim ederim. Onlar, anası babası temiz insanlardır." Bunun üzerine söz alan B, Ç.'nin avukatı Nevin Canbaz, Üzmez'in "Üzerimde para yoktu" cümlesinin özellikle kayıtlara geçirilmesini istedi. Sözlerin kayıtlara geçirilmesinin ardından Canbaz, "Olay günü, Üzmez'in üzerinden 220 lira, Livaze Ç'nin üzerinde ise kredi kartından çekilmiş 300 lira bulunmuştur" dedi.

'KIZIMI GÖREMİYORUM'
B. Ç.'nin babası Bekir Ç. hastanede tedavi altında tutulan kızını göremediğini belirterek, " Sanıklar hakkında şikâyetçi değilim" diye konuştu. Mahkeme Başkanı Kadir Ünal, 50 dakika süren duruşmanın ardından 5 dakika ara verdi. Sanık Üzmez, duruşma salonundan çıkarken hakim Ünal'a "Adalete, vicdanları etkileyecek şekilde şaibe karışmıştır" diyerek tepki gösterdi. Aranın ardından mahkeme salonunda yerine alan heyet adına kararı açıklayan Mahkeme Başkanı Ünal, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'ndan gelen "B.Ç.'nin beden ve ruh sağlığının bozulduğu" yönündeki raporu dikkate alarak, sanık Üzmez'in tutuklanmasına karar verdiğini bildirdi. Kararı duyunca şoke olan Üzmez, salondan çıkarılırken Mahkeme Başkanı Kadir Ünal'a yaklaşarak, sert bir üslupla "Allah senden razı olsun" dedi.

MUAMMER AYDIN (İstanbul Barosu Başkanı): Kanun kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olgular varsa hakime tutuklama yetkisi vermiştir. Mahkeme gelen raporu ve delilleri göz önüne alarak tutuklama kararı vermiştir. Dolayısıyla Hüseyin Üzmez, bu raporla ve deliller neticesinde TCK'nın 103. maddesinin 6'ncı fıkrasına göre en az 15 yıl ceza alabilir. Ancak yargılama devam ediyor.

PROF. AHMET GÜNDEM (Ceza Hukukçusu Emekli Yargıtay üyesi): Olaya ceza hukuku nazarıyla baktığımızda bu soruşturma adeta medya tarafından yönetilmiş ve gerçekleştirilmiştir. Bir taraftan mağdur kişinin hakkı korunurken, diğer taraftan da sanığın haklarının korunması ile adil yargılamanın sağlanması gerekir. Adli Tıp'tan ikinci kez gönderilen rapor sağlıklı bir rapor değildir.

CANAN GÜLLÜ (Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı): Adalet her zaman için yerini bulduğu zaman adalettir. Üzmez davası gündemi uzun bir süredir oyaladı. Baskılar sonucu farklı gündemin yaratılmasıyla Türkiye çelişkiler dolu Kadın Dernekleri olarak baskı grubu olarak çalıştık. Sayın bakanın bizden taraflılığı ve desteği önemli bir katkı sağladı. Tutuklanması bir örnektir.

GÜLSUN KANAT DİNÇ (Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı Kolektif Üyesi ve Sosyal Hizmet Uzmanı): Tutuklama çok geç kalınmış bir karar. Sonuçta delile varmak çok uzun süre aldı. Çocuk çok fazla medyaya yansıdı. Yaşadığı travmanın ötesinde bir de bunları yaşadı. Bir de bu darbe bir kişiden değil devletin kurumlarından, güvenmesi gereken kurumlardan gelmiş oldu. Bu çok daha yaralayıcı.
BİZE ULAŞIN