"Demokrasinin eşiğindeyiz"

Hedef Alliance Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak, ''Hastaneler ve hekimlerle ilgili Temmuz Kararnamesi çıkmasaydı 5 yıllık vizyonumuz içinde Türkiye'nin her şehrinde hastane yapmayı planlıyorduk'' dedi.

Ethem Sancak, konuk olarak katıldığı, İş Hayatı Dayanışma Derneğinin (İŞHAD) geleneksel yaz kahvaltısında yaptığı konuşmada, şirketlerinde 10 bin çalışanlarının olduğunu söyledi.
Hedef Alliance şirketinin ilaç dağıtım ağında Mısır ve Cezayir'de pazar lideri konumunda bulunduğunu ifade eden Sancak, hedefleri doğrultusunda Doğu Avrupa, Asya ve Afrika'da yaklaşık 20 ülkede ilaç dağıtımında pazar lideri konumuna gelmek istediklerini bildirdi.

Sancak, ortağı olduğu Medical Park hastanelerinde TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonunda, doktorlar için ''Tam Gün Yasa Tasarısı'' olarak adlandırılan, düzenlemeden dolayı çalışan sayılarını 8 bin 500'den 6 bine düşürmek zorunda kaldıklarını ifade etti.
Ethem Sancak, ''Hastaneler ve hekimlerle ilgili Temmuz Kararnamesi çıkmasaydı 5 yıllık vizyonumuz içinde Türkiye'nin her şehrinde hastane yapmayı planlıyorduk. İki musibetle karşılaştık. Birisi 'Sağlık Bakanlığı'nın Temmuz Kararnamesi' diğeri de global kriz. Bu ikisi maalesef şu anda oradaki yatırımlarımızı durdurmamıza neden oldu. Şimdilik çark dönsün diye muhafazakar bir plan izliyoruz'' şeklinde konuştu.

Türkiye'de temel ihtiyacın ortaklık kurmak, şeffaflık ve büyük düşünmek olduğunu anlatan Sancak, Türkiye'nin küçük işletmeler denizi olduğunu, birleşmelerin gerçekleşmesi gerektiğini vurguladı.
Sancak, KOBİ'leri birleşmeye zorlayan bir ekonomik politikanın gelişmesi gerektiğini belirterek, büyümenin karı artırmak ve maliyet azaltmak anlamına geldiğinin altını çizdi.
Türkiye'nin Birinci Dünya savaşından bu yana ekonomik gelişimini özetleyen Sancak, ''Birinci Dünya Savaşına 8 milyon kilometrekare olarak girdik. Savaştan çıktığımızda 800 bin kilometre bir ülke olarak çıktık. Namusumuzu koruduk, kurtardık o yönüyle güzel. Ama ondan sonra oluşturulan siyasal sistem içinde meydana getirilen kapalı ekonomi tamamen monolitik ve despotik bir sistemdi. Devlet toplumu yönlendirirken, doğrudan üretime ve bölüşüme müdahale ediyordu.''

Sancak, ileri bir demokrasinin inşasının eşiğinde bulunulduğunu ve bunun objektif koşullarının hazır olduğunu ifade ederek, ''Kişisel kaygıya kapılıp korkmanın bir manası yok, çünkü bu monolitik yapıyı elinde tutan 'şer' cephesinin sonu geldi'' dedi.

Bir katılımcının ''Halka açılmayı planlıyor musunuz?'' sorusunu da yanıtlayan Sancak, halka açılmak için hazırlandıkları sırada krizle karşılaştıklarını ama ekonomik anlamda bir fırsat yakaladıklarında, İngiliz ortaklarını da ikna ederek halka açılmak istediklerini söyledi.

Sancak, konuşması sırasında kullandığı ''Türkiye'de tapular sahte'' ifadesini ise şöyle açıkladı:
''Tabii ki hukuki anlamda sahte değil. Değer itibariyle gerçek değil. 100 bin liralık bir mülk 10 bin liraya yazılıyor. Sebebi de 'emlak vergileri yüksek'. Vatandaşla devlet arasındaki ilişki şeffaf değil. Yetkililerin bu konuda bir şeffaflaşma hareketi yapmaları lazım.''

İŞHAD Başkanı Recep Ekşi ise yeni döneme yeni ufuklarla başlamak istediklerini belirterek, ekonomide yavaş yavaş kıpırdanmaların başladığını, bu kıpırdanmaların ''sahte'' olmasını istemediklerini kaydetti."

BİZE ULAŞIN