"Derin ilişki ortaya çıksın"

Münevver Karabulut'un babası Süreyya Karabulut, kişilik haklarına saldırıda bulunduğu gerekçesiyle kendisi hakkında dava açmaya hazırlanan İstanbul eski Emniyet müdür Celalettin Cerrah'a tepki gösterdi. Karabulut tepkisini "Bu benim hayatımın sonu değil ki. Ben yaralı bir babayım. Benimle uğraşacaksa uğraşsın. Ama, önce Garipoğlu ailesiyle ilgili derin ilişkisi ortaya çıksın" sözleriyle dile getirdi.

Münevver Karabulut'un babası Süreyya Karabulut, kişilik haklarına saldırdığı gerekçesiyle kendisi hakkında dava açmaya hazırlanan İstanbul eski Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'a tepki gösterdi. Cerrah'la ilgili bir sorununun bulunmadığını belirten Karabulut, "Demirden korksaydık. Trene binmezdik. Benim şahsıyla ilgili bir sorunum yok. Ben, devlet katilleri bulsun dedim" dedi. 'Uykuya yatmadım ondan mı dava açacak ? "

SABAH'a konuşan Süreyya Karabulut, Cerrah'ın dava açma hazırlığı ile ilgili olarak "Bu benim hayatımın sonu değil ki. Ben yaralı bir babayım. Benimle uğraşacaksa uğraşsın. Ama, önce Garipoğlu ailesiyle ilgili derin ilişkisi ortaya çıksın. Cerrah anladığım kadarıyla uykuya yatsaydım. Dava açmayacaktı. Uykuya mı yatsaydım. Bunu mu istiyorlar. Uykuya yatmadım diye açıyorsa bir şey diyemem " diye konuştu. 'Kaybedecek bir şeyim yok' "Ben zaten bittim. Kaybedecek hiçbir şeyim yok" diyen Karabulut, şunları ifade etti : "Yaralı bir insan olarak tatillerin peşindeyim. Cerrah benim kişisel bir muhatabım değil. Bu ona soruyorum katiller nerede. Nerede bu katiller. Cerraha sormayacağım da kime soracağım. Ben de kendisine sordum. Sorunca hakaret mi oluyor." Avukatları konuştu:

Kişilik hakları zedeleniyor

Celalettin Cerrah'ın vekilleri avukat Cevdet Yavuz ve İzmirli avukat Ayhan Günay imzasıyla yapılan basın açıklamasında, Celalettin Cerrah'ı hedef alan beyan ve iddiaların kişilik haklarını zedelemeye yönelik olduğu ifade edildi. Açıklamada şöyle denildi : "Canice katledilen Münevver Karabulut'un babası Süreyya Karabulut'un, bir süredir medya kuruluşlarında müvekkilimiz Celalettin Cerrah'ın İstanbul İl Emniyet Müdürü olduğu dönemde, söz konusu cinayet olayının aydınlatılmasına ilişkin yapılan çalışmalarla alakalı olarak mesnetsiz, hayal mahsulü, müvekkilimizin kişilik haklarını zedeleyici ve karalamaya yönelik iftira niteliğinde beyan ve iddialarda bulunduğu görülmektedir. Müvekkilimiz ile görev yaptığı dönemde kendisine bağlı olarak çalışan görevliler, her konuda olduğu gibi, bu konuda da görevini yasal sınırları içinde ve yasalara uygun olarak yapmış ve aynı sınırlar içinde yetkilerini kullanmıştır.

BİZE ULAŞIN