Polise 16 yıl hapis

Motosikletle kaçan genci vuran polise şimdiye kadarki en yüksek ceza verildi. Kararı, ailenin yanı sıra bazı hukukçular alkışla karşıladı

Ehliyet ve ruhsatı olmadığı için 'dur' ihtarına uymayan Çağdaş Gemik'i tabancayla öldüren polis Mehmet Ergin, 16 yıl 8 ay hapse mahkûm oldu. 27 Ekim 2008'deki olayın ardından Antalya 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan Ergin, üçüncü duruşmada hüküm giydi. Duruşmada Mahkeme Başkanı Mehmet Zeki Söğüt, Adli Tıp'tan gelen ayrıntılı otopsi raporunu okudu. Raporda, Gemik'in başının arkasından giren ve çıkan tek kurşunla öldüğü, kanında alkol ya da uyuşturucuya rastlanmadığı bildirildi. Esas hakkında görüş veren Savcı Mustafa Piroğlu da uyuşturucu suçlarının yoğun olduğu bölgede devriye gezen polisin kaçan Gemik'i takip ederken havaya bir el ateş açtığını, ikinci atışını da doğrudan gence yaptığını bildirdi. Savcı, polisin açtığı ateşle Gemik'in ölümünü öngörebilecek durumda bulunduğunu, bu nedenle indirimden yararlanmaması gerektiğini vurguladı. Ancak olayın polis ve ölen arasında eskiye dayalı husumet olmaması nedeniyle kasıt olmadan gerçekleştiğini ifade eden savcı, sanığın 'kasten' yerine 'olası kastla öldürmekten' 20 yıl hapsini istedi. Sanığı önce müebbet hapse çarptıran mahkeme, bunun olası kastla gerçekleşmesi nedeniyle cezayı 20 yıla, sanığın iyi hali nedeniyle de 16 yıl 8 aya indirdi. Anne Sevgi Efe "Hiçbir ceza yüreğimdeki yangını söndüremez" derken baba Haşim Gemik "Bu, Türkiye'deki en büyük cezadır. Bir baba olarak biraz olsa içim rahatladı'' dedi.

KARARA TEPKİLER
Çağdaş Gemik'in avukatı Münip ErmişAdalet duygusunun tatmini açısından önemli. Polis artık tabancasını alıp istediği gibi öldüremeyeceğini anlamalıdır. Polis artık bin defa d��şünsün. Türkiye'de ilk kez bir polise böyle yüksek ceza verildi. Emsal oluşturacaktır. Baran Tursun davasında temyize gideceğiz. Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu'nda 2007'de polisin silah kullanma yetkisi genişletilmişti. Bu yasa cesaret veriyor. İ.Ü'den Prof.Süheyl Donay: Polis meşru müdafaada silah kullanır, bu davada kasten davrandığı öngörülmüş. Zaten kaçan biri olduğu için meşru müdafaa söz konusu değil. Haberi duyunca, 'Hayret, mahkeme nasıl karar vermiş' dedim. Yorumda bir hata yoksa hüküm doğru. Baran Tursun'da ise mutemelen taksirle adam öldürmekten ceza verilmiş. Karar, Yargıtay'dan geçecek. Onarsa bir örnek teşkil eder ama emsal olmaz.

Tanığın ifadesi
ÇAĞDAŞ'IN tanık arkadaşı Halil K., olayı "Çağdaş motosikletle yere düştü. Kafasından kan akıyordu. 'Ne yaptınız, arkadaşımı öldürdünüz' diye bağırdım. Ateş eden polis elindeki silahı kafama dayayarak, 'sus, kes sesini, seni de vururum' diyerek tehdit etti. Arkadaşımın kimliğini sorguladılar. Telsizden suçu olmadığını öğrenince ateş eden polis, 'Allah kahretsin, sabıkası da yokmuş' dedi" diye anlatmıştı.

3 yılda 12 kurban
POLİS tarafından öldürülen sayısı son 3 yılda 12'ye ulaştı. Gazeteci Metin Göktepe, 8 Ocak 1996'da gözaltında işkenceyle öldürülmüş, cansız bedeni sokakta bulunmuştu. 'Duvardan düştü' denilen Göktepe'nin 49 sanıklı davası 3.5 yıl sürdü. 6 polis 7.5 yıla mahkûm oldu. 25 Kasım 2007'de dur ihtarına uymayan Baran Tursun'u başından vuran polise 'görev sınırını kast olmaksızın aşarak öldürme' suçundan 2 yıl hapis verildi. İrfan Ağdaş, liseli gazete dağıtıcısıydı. 13 Mayıs 1996'da 'dur' ihtarına uymadı diye kalbinden vuruldu, 3 polis "meşru müdafaa" gerekçesiyle beraat etti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Türkiye'yi 15 bin euro tazminata mahkûm etti. Para istemeyen aile, 'katiller cezalandırılsın' dedi.
:
BİZE ULAŞIN