Osmanlı'nın korku filmi

Toplumsal Tarih dergisindeki yazıda 1833'te Tırnova'da yeniçerilere yönelik cadı avı yer aldı. Amaç, kapatılan Yeniçeri Ocağı'nın halkın gözünde lanetli olduğunu göstermek

OSMANLI devrinde, bugün Bulgaristan sınırları içinde kalan Tırnova'da, 1833 yılında 'cadı ya da Yeniçeri zombisi' avı yapıldı. Bu olay, o devrin resmi gazetesinde de yer aldı. Toplumsal Tarih dergisi de, bu ayki sayısında, kahramanları 'kötü ruhlu Yeniçeriler' olan cadı avına yer verdi. Tırnova'daki Hollywood yapımı korku filmlerini aratmayan sahneler anlatılırken, yabancı kaynakların bu olaya bakışı da irdelendi. O tarihte bu olayları yorumlayan yabancı kaynaklar, Yeniçeri Ocağı'nın 1826'da kaldırıldığına dikkat çekerek sonrasında yaşanan bu olayları ve yazılanları "Yeniçerileri halkın gözünde lanetli olarak gösterilmesi" propagandası olarak yorumlamıştı...

ÜZERİMİZE MANDA ÇÖKTÜ!
Toplumsal Tarih Dergisi'nin bu ayki sayısında Edhem Eldem'in "Yeniçeri Mezar Taşları Kırıldı mı?" başlıklı bir yazısı yer aldı. Yazıda, Osmanlı'nın resmi gazetesi Takvim-i Vekayi'de 6 Ekim 1833'te yer verilen cadı avı olayı da anlatıldı. Tırnova Kadısı Ahmed Şükrü Efendi, İstanbul'a gönderdiği yazıda Tırnova'ya cadılar dadandığını belirtiyor ve özetle şunları anlatıyordu: "Tırnova'da cadılar türedi. Gün battıktan sonra evlere dadandılar. Zahireye dair un, yağ, bal gibi şeyleri birbirine katar ve bazen içlerine toprak karıştırır. Yüklüklerde bulduğu yastık, yorgan, şilte ve bohçaları didikler, açar, dağıtır. İnsanların üzerine yüksekten taş, toprak, çanak ve çömlek atar. Kesinlikle görünmezler. Böyle bir kaç erkek ve kadının da üzerine saldırmış. Bunlara soruldu: 'Üzerimize sanki manda çökmüş sandık!' dediler. Bu yüzden mahalle halkı evlerini başka yana taşımışlardır. Kasaba halkı bunların cadı denilen habis ruhların eseri olduğunda ittifak etti. İslimiye kasabasında cadıcılık ile tanınmış Nikola adlı adam getirildi. Bu adamın elinde resimli bir tahta vardı. Mezarlığa gider, tahtayı parmağının üzerinde çevirir, resim hangi mezara bakarsa, cadı o mezardaki habis ruh imiş. Büyük bir kalabalık ile mezarlığa gidildi. Resimli tahtayı parmağında çevirmeye başlayınca resim, sağlıklarında Yeniçeri ocağının kanlı zorbalarından olan Tekinoğlu Ali Alemdar ile Abdi Alemdar denilen iki şakinin mezarlarına karşı durdu. Mezarlar açıldı. Cesetleri sağlıklarındaki vücutlarının iki katı olmuş, kılları ve tırnakları da üçer, dörder parmak uzamış bulundu.

KÖTÜ RUHLAR GİTTİ

Gözlerini kan bürümüş, ateş gibi korkutucu bir şekilde olduklarına mezarlıktaki bütün kalabalık şahit oldu. Bu adamlar, sağlıklarında her türlü pis çirkin işi yapmış, ırza, namusa, mala saldırmış, adam öldürmüş, ocakları kaldırıldığı zaman her nasılsa yaşlarına bakılarak cellada verilmemiş, ecelleri ile ölmüş kişilerdi. Cesetleri mezarlarından çıkarıldı. Göbeklerine birer ağaç kazık çakıldı ve yürekleri bir kazan kaynar su ile haşlandı. fakat hiç tesir etmedi. Cadıcı, 'Bu cesetleri yakmak gerek...' dedi. bu hususta şer'an da izin verebileceğinden, izin verildi ve iki yeniçerinin mezarlarından çıkarılan cesetleri mezarlıkta yakıldı ve Allah'a hamd olsun kasabamız da bu kötü ruhlardan kurtuldu."

BİZE ULAŞIN