Veli Küçük'ten ayetli savunma

Kuran'daki "Siz onlara ölü demeyin, diridirler" ayetini örnek veren Küçük, "Bize mahkûm demeyin, biz vatanı ve Cumhuriyeti korumak için askerlik yapıyoruz" dedi

Birinci Ergenekon davasına dün devam edildi. Duruşmaya emekli Tuğgeneral Veli Küçük, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ve emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin'in de aralarında bulunduğu 25 tutuklu sanık katıldı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya Danıştay ve Cumhuriyet gazetesine saldırının sanığı Alparslan Arslan, uzamış saç ve sakalıyla geldi. Mahkeme heyeti yerini almadan önce yakınlarının "Nasılsın?" sorusunu Muzaffer Tekin "Bomba gibiyim'', Veli Küçük de "Çok iyiyim'' diye cevapladı. Küçük, şehitler için "Siz onlara ölü demeyin, onlar diridirler'' ayetini anımsattıktan sonra "Bize mahkum demeyin, biz Cumhuriyeti ve vatanı korumak için askerlik yapıyoruz, nöbet bekliyoruz. 35 yıl askerlik yaptım, 2 yıl daha devam ediyorum'' diye konuştu. Duruşmada savunmasına devam eden İP Genel Başkan Yardımcısı Ferit İlsever, "Susurluk'a karşı en kararlı mücadeleyi yürütmüş Perinçek ve arkadaşlarına terör uygulayarak, Susurluk'la mücadele edilmez" dedi. Suikast düzenlemekle suçlandıklarını anlatan İlsever, şöyle devam etti: "Nerede bu suikastlar? Örnek gösterin. Bu iddianame koskoca bir iftiranamedir. Suçlama uyduruktur, çünkü en üst yargı kurumları Yargıtay, Danıştay milletindir, bizimdir. Üyelerine saldırmak, İP'e saldırmak demektir. Nitekim Danıştay Hakimi Mustafa Yücel Özbilgin'in katlini, 'Ergenekon' tertibi tertip etmiştir. Hem de bu alçakça saldırının sorumluluğunu bu davanın sanıklarının üzerine yıkarak...''

'SAVCININ DELİLİ OLMALI'
Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde sanıklara söz verildi. Tutuklu emekli yüzbaşı Mehmet Zekeriya Öztürk, Ali Kalkancı'nın kendisi için "gizli" ortağım dediğini belirterek, 2002 yılında tanıştığını, iki kez görüştüğünü, ticari ve arkadaşlık ilişkisi bulunmadığını söyledi, "Onu şeyh yapan ben değilim. Savcının delili olmalı" dedi. Muzaffer Tekin ise Ergenekon operasyonunun asrın en büyük tertibi olduğunu öne sürdü ve "3'üncü iddianamede savcı Zekeriya Öz, Cumhuriyet gazetesine atılan bombayı ben ve Oktay Yıldırım'a indirgemiştir. Bunun hiçbir inandırıcılığı yoktur" diye konuştu.
BİZE ULAŞIN