Çakmakçı Kız'ın öyküsü...

Gözleri 23 yıl dünyaya kapalı olan Aslı Taşçı, umutları tükenirken Başbakan Tayyip Erdoğan'a mektupla ulaştı. Başbakanlık Halkla İlişkiler Birimi (BİMER)'in çabalarıyla kornea nakli operasyonu geçiren Taşçı, çok sevdiği annesini görmeye başladı. Taşçı'nın ilk sözü, "Meğer dünya ne kadar da güzelmiş" oldu.

Anne karnında oksijensiz kalan ve enfeksiyon kaparak iki gözü de kapanan Aslı Taşçı'ya 23 yaşına geldiğinde doktorları, "Biraz daha zaman kaybedersen hiçbir zaman göremeyeceksin" dedi ve kornea nakli için operasyon geçirmesi gerektiğini söyledi.

Babasını lösemiden kaybeden ve çakmakçılık yaparak geçimini sağlayan Taşçı, son bir umut olarak Başbakan Tayyip Erdoğan'a mektup yazdı. "Elbet günün birinde gözüm açılacak" diyerek umudunu kaybetmeyen ve sürekli dua ettiğini söyleyen Aslı Taşçı, yengesinin kaleme aldığı mektupla Başbakan Erdoğan'a ulaştı. Kısa süre içinde Taşçı için uygun kornea bulundu ve Haydarpaşa Numune Hastanesi'nde nakil yapıldı. Ameliyattan sonra buğulu görmeye başlayan Aslı, "Şaşkındım heyecanlıydım. İlk kez dünya ışığını gördüm. İnsanları gördüm. Tarif edilmez bir duygu" dedi. Annesini ilk kez net bir şekilde gören Aslı'nın ikinci ameliyatından sonra diğer gözü de görmeye başlayacak. İlkokul 2. sınıfa kadar okuyabilen ve yapılan yanlış iğne yüzünden diğer ayağı da sakat olan Aslı'nın bu konuda talebi yok. Sadece diğer gözünün görmesini istiyor. Elbet bir gün gözlerim açılacak Başbakanlık'a ulaşınca kornea nakli yapılan ve görmeye başlayan Taşçı hayat hikayesini şöyle anlattı:

"Anne karnında oksijensiz kalıp, mikrop kapmışım. Hiç görmüyordum. Kayseri Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tedavi gördüm. Babam çakmakçılık yaparak evin geçimini sağlardı. Kirada oturuyorduk. Doktor, 'göz nakli gerekiyor İstanbul'a gitmen gerekir' dedi. Maddi imkansızlık nedeniyle gidemedik İstanbul'a. Babam kan kanseriydi, sürekli trombosit verilirdi. 'Elbet günün birinde gözüm açılacak' dedim, sürekli dua ettim." Sesini bildiğim Başbakan'a mektup yazdım "Geçen yıl hiç görmediğim, yalnızca sesini duyduğum Başbakan'a mektup yazmaya karar verdim. Mektubu yengeme yazdırdım. Doktorlar, çok zaman kalmadığını, görme yetimi tamamen kaybedeceğimi söylemişlerdi. Birkaç ay sonra Başbakanlık'tan aradılar. 'Üzülme senin çaren var' dediler. İstanbul'da Haydarpaşa Numune Hastanesi'nde kornea nakli yapıldı. Başkasının göz bebeği takıldı.

Önce buğulu gördüm, şaşkındım, heyecanlıydım. İlk kez dünya ışığını gördüm. İnsanları gördüm. Tarif edilemez bir duygu. Annemi ilk kez net gördüm. Her şey beli belirsizdi önceden. Şimdi ikinci ameliyat yapılacak, öbür gözüm de açılacak. Tek başıma dışarı çıkıp yürüyebiliyorum. Bu verilebilecek en büyük hediye. İlkokul, ikinci sınıfa kadar okuyabildim. Ayağım düz basmıyor, yanlış iğne yüzünden oldu. Diğer gözüm de görsün başka bir şey istemiyorum. Babamdan kalan 400 lira emekli maaşı var, ev kira, annemle idare etmeye çalışıyorum."
BİZE ULAŞIN