New York Times Türk okurlardan mektup bekliyor

SABAH ile 4 Ekim'de ortaklığa start veren dünyanın en prestijli gazetelerinden New York Times Editoryal İçerik Geliştirme Direktörü Josephine Schmidt: SABAH'ı çok istekli olduğu için seçtik. Türk okuyucusu her konuda bize yazsın istiyoruz

New York metrosundan 8'inci caddeye çıktığımda karşımda o yüksek binayı görünce içimden şöyle geçirmiştim: "Keşke bir gün burada çalışabilsem." İç sesimi dinleyerek o anı ölümsüzleştirmek için yukarıda gördüğünüz fotoğrafı çekmeyi ihmal etmemiştim. Tamam kabul, ben New York Times'a (NYT) değil, NYT bana geldi. Ama ben yine de dileğim yerine gelmiş sayıyorum. ABD'nin en çok satan gazetesi dersek yalan olur. USA Today ve Wall Street Journal'dan sonra üçünçü sırada. Son rakamlara göre haftaiçi bir milyon 33 bin, haftasonu bir milyon 451 bin satıyor. Pazarlama araştırması şirketi Nielsen, 2008-2009 döneminde gazetenin basılı ve internet ortamındaki toplam okuyucu sayısını 22.4 milyon kişi olarak açıklıyor. Bu rakamlar aslında NYT'nin gerçek değerini ortaya koymuyor.

'TÜRKİYE BİZİ EĞİTSİN'
"Dünyanın en prestijli gazetesi" tanımı, Young & Rubicam reklam ajansının marka varlık değerlendirmesine göre abartılı değil: Güvenilir, zeki, kaliteli, toplumsal sorumluluğa sahip, doğru... İşte bu nedenle gazeteler ve web sitelerinde "New York Times'a göre..." diye başlayıp "... diyor Times" şeklinde biten referans cümleleri okuyoruz. Ancak 29 ülkede 31 gazeteyle işbirliğine giden NYT Türkiye ayağının 4 Ekim günü start almasıyla şu soru önem kazanıyor: NYT, "yayınlanmaya değer tüm haberlerini" NYT International Weekly (Uluslararası Haftalık Gazetesi) isimli haftasonu eki aracılığıyla tüm dünyayla ve Türkiye'de SABAH'la neden paylaşıyor? Kısa adıyla Times'in habercilik etiğini anlatan sloganlardan biri, "Bilgi güçtür, paylaşın..." NYT, yurtdışına taşımayı başardığı kaliteli marka etiketinin okyanus ötesinde tam 6 milyon okur yarattığını fark ettiği 2002'de, bilgiyi paylaşmaya karar vermiş. "Yurtdışında 6 milyon okur! Bu potansiyele cevap vermek ve değerlendirmek istedik" diyen NYT International Weekly Uluslararası Editoryal İçerik Geliştirme Direktörü Josephine Schmidt, bu "uluslararası" kitle arasında Türkiye'yi şöyle konumlandırıyor: "Türkiye iki kıtayı birleştiriyor. Bu anlamdaki önemi yadsınamaz. Hem Avrupalı, hem Asyalı ve hem de Ortadoğulu. Biz tüm bunların birleşiminden çıkan bakış açılarını anlamak istiyoruz. Bize, dünyayı sizin gözünüzden bakmayı öğretmenizi istiyoruz aslında."

İKİ ŞİFRE: İSTEK VE EVLİLİK
Peki NYT, işbirliğine giderken neyi kriter alıyor? NYT politikalarıyla ilgili ser verip sır vermeyen Schmidt, çekinmeden cevaplıyor: "İstek... SABAH bizimle çalışmak için çok istekli davranıyor ve biz bu isteği hissedebiliyoruz." Demek ki, anahtar kelime istek. O kadar mı? "Hayır tabii. Bir projeye başlarken ikinci kriterimiz, ortağımızın bizimle uzun dönem birlikte olmayı taahhüt etmesi." Schmidt'in bu sözlerinden, ikinci şifrenin evlilik olduğunu anlıyoruz. Demek ki NYT karar mekanizması, olaya evlilik kurumu gibi yaklaşıyor. Schmidt, "Partnerimizin NYT'nin habercilik anlayışını istikrarlı bir şekilde devam ettirebilmesi gerek" derken, karar mekanizmasını tetikleyen editoryal içeriği de deşifre ediyor. "Kişisel görüşüm; ilerleyen yıllarda kâğıda basılmış gazete, bir lüks unsuru olacak. Haberi gazeteden alan insanlar kendilerini ayrıcalıklı hissedecek ve parmakla gösterilecek" diyen Josephine Schmidt, mektup geleneğine Türk okuyucuları da davet ediyor: "Türkiye'deki okuyucularımızdan mektup bekliyoruz. Bize beğendikleri, beğenmedikleri her şeyi yazsınlar."

BİZE ULAŞIN