'Gelebilmek için üstüme atladılar'

Kafileye öncülük eden eski örgüt üyesi Seydi Fırat uykusuz 3 geceyi anlattı: Kampa gittiğimde insanlar Türkiye'ye gelmek için adeta üzerime atladı. Ağladık, sarıldık. O sahneleri anlatmak çok zor

Kandil ve Mahmur Kampı'ndan 34 PKK'lının Türkiye'ye giriş yapması ile birlikte Habur Sınır Kapısı'nda yaşanan hareketlilik sabaha kadar sürdü. Eski örgüt üyesi Seydi Fırat'ın önderliğinde gelen grubun ifadelerine başvurulurken, çocuk ve kadınlar hızlı geçildi. Hakkında tutuklama kararı olanların ifadeleri ise ancak dün sabah saatlerinde tamamlandı. Kandil'de yaşadıktan sonra 1999'da bir grupla teslim olan Seydi Fırat, "Kapıdan girerken 'hoşgeldiniz' diyerek karşılandık, Vali yardımcısı hepimizle tokalaştı. Son derece uygarca, insani bir tutum sergilediler. Bu tablo son 10 yıldaki değişimin boyutunu göstermeye yeter. Biz bir adım attık, top devlette" dedi. Seydi Fırat, uykusuz geçen 3 geceyi ve sınıra giriş dakikalarını SABAH'a anlattı:

"İYİ KARŞILANDIK"
DEĞİŞİM SÜRECİNİ ANLATTIM: 17 Ekim'de İstanbul'dan Erbil'e, oradan da Mahmur'a geçtim. Kampa gittiğimde insanlar Türkiye'ye gelmek için adeta üzerime atladılar. Ağladık, sarıldık. O sahneleri anlatmak çok zor. Duygusal bir birikim vardı. Türkiye'ye gelecek isimleri kendi aralarında tartışıp seçtiler. Onlarla uzun uzun konuştum, Türkiye'deki değişim sürecini anlattım. Önemli bir adım atıldı. Devamı hükümete bağlı. Artık top devlette. Hiçbirinde tutuklanma korkusu yoktu. Kamptan alkışlarla, zılgıtlarla yolcu edildik, büyük umutlarla geldik."
SIK SIK YOL DEĞİŞTİRDİK: Musul'dan Habur'a kadar binlerce insan yollara döküldü. Yüzlerce araç konvoy oluşturdu. Bu tablo doğal olarak KDP'yi endişelendirdi. Bazı yerlerde peşmerge geçişe izin vermedi. Amaç grubu korumaktı. Sınırda sıkıntı yaratacak bir tablonun ortaya çıkması istenmiyordu. Biz de sık sık yol değiştirmek zorunda kaldık. Kandil'den gelen grubun bize katılması sırasında da insanlar gözyaşlarını tutamadı. Arkadaşlar silahsız geldi."
'HOŞ GELDİNİZ' DİYE KARŞILANDIK: Habur'dan içeri girerken bizi iki sözcü, güvenlik güçleri ve Şırnak Vali Yardımcısı Abdullah Akdaş karşıladı. Sayın Akdaş bizlerle tek tek tokalaştı ve 'hoşgeldiniz' dedi. Çok şaşırdım. 10 yıl önce biz kapıdan girerken kimsenin haberi bile yoktu. Üstelik apar topar tutuklandık. Oysa şimdi dışarıda binlerce insan, içeride güler yüzlü bir devlet. Uygarca, beklentimizin üzerinde bir karşılama oldu. 'Nasıl bir prosedür uygulayacaksın' diye sorduk. Elimizdeki mektupları Cumhurbaşkanı ve TBMM Başkanı'na götürmek istediğimizi söyledik. Vali yardımcısı da buna karar veremeyeceğini, öncelikle savcılık sürecinin bitmesi gerektiğini ifade etti. Mektupları 'verin söz göndereyim' dedi. Bu diyalogların ardından idari binaya geçildi. Gruptakilerin sağlık kontrolleri yapıldı. Akdaş, arabasıyla beni Türkiye tarafında bekleyen DTP'lilerin yanına götürdü. Aynı dakikalarda avukatlar içeri alındı."

TÜRK BEKLEDİ

SABAHA KADAR İFADE: İdari binaya alınan grubun ifadeleri dün sabah saatlerine kadar sürdü. Diyarbakır'dan gelen dört savcı, çocuk ve kadınlara, 'Ne zaman Mahmur'a gittiniz? Neden gittiniz? Kaç yıldır oradasınız?' sorularını sordu. Kandil'den gelen 8 kişiye ise "Neden örgüte katıldın? Neden Türkiye'ye geldin" şeklinde örgüt bağlantılarına ilişkin sorular yöneltildi. Van, Diyarbakır ve Şırnak Barosu'na bağlı 43 avukat da ifade sürecine katıldı.
TÜRK SINIRDAN AYRILMADI: İfade işlemleri sürerken, DTP Genel Başkanı Ahmet Türk gelişmeleri Silopi'deki Grand Otel'den izledi. Miting alanında toplanan binlerce kişi, görevlilerin evlerinde beklemeleri uyarılarına karşın sabah saatlerine kadar alanda kaldı. Havai fişek gösterisi yapılırken, lastikler yakıldı."

BİZE ULAŞIN