Kardelen'in katil zanlısı yargılanıyor

Almanya'nın Paderborn kentindeki evlerinin önünde oynarken kaçırılan ve daha sonra cesedi bulunan 8 yaşındaki Türk kızı Kardelen Kıraç'a cinsel istismarda bulunduğu ve öldürdüğü iddiasıyla ağırlaştırılmış müebbet ve 15 yıl hapis cezası istemiyle hakkında dava açılan sanık Ali Kur'un yargılanmasına başladı. Sanık cinayeti kendisinin değil, kayınpederi K.A'nın işlediğini ileri sürdü.

Söke Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu yargılanan Ali Kur, anne Döndü Kıraç ve baba Yaşar Yasin Kıraç ile avukatlar katıldı. Sanık Ali Kur, 9 aydır cezaevinde bulunduğunu, kendisinin de bu olay nedeniyle mağdur olduğunu kaydederek, cinayeti, baba Yaşar Yasin Kıraç ile kumar borcu nedeniyle aralarında husumet olduğunu öne sürdüğü kayınpederi K.A'nın işlediğini ileri sürdü. Sanık Ali Kur, şunları söyledi:

''Olay günü eşimle evden çıktık. Daha sonra markete gidip alışveriş yaptım. Eve döndüğümde, kayınpederimi evde, ellerinde eldiven mağduru boğarken gördüm. Şoka girdim. Bana şeytana uyduğunu, benim kendisine yardım etmemi, yardım etmezsem eşimi benden ayıracağını söyledi. Daha sonra bir valizle geldi. Eşimi iş yerinden çağırdım. O da bana cesedi ortadan kaldırmamız gerektiğini söyledi. Kabul ettim. Birlikte valize koyduk, götürdüm. Eşim de banyoyu temizledi. Kayınpederim bize para verdi. Didim'deki yazlığında kalabileceğimizi söyledi. Eşimle buraya geldik. Sürekli kendisiyle konuşuyorduk. Daha sonra yaptığı açıklamalarla benim suçlanmamı sağladı. DNA testinin böyle çıkması normal, çünkü ben salondan alıp banyoya götürdüm.''

Ali Kur, eşi Zehra Kur'un kendisine ilişkin, ''Cinsel sapkınlıkları vardı. Televizyonda tecavüz görüntülerini izlediğinde, 'Tecavüz eden ben olsam' derdi. Olay günü beni eve çağırdı. Evde küçük ayakkabılar görünce 'Çocukla mı ilişkiye girdin?' diye sordum. Daha sonra cesedi gördüm'' şeklindeki ifadelerine ilişkin olarak ise, ''Benim cinayeti işlemediğimi biliyor. Ancak babasını bana tercih etti. Eğer öyleyse neden beni Almanya'da yakalatmadı da Türkiye'ye geldik'' dedi.

Sanık avukatı, Ali Kur'un ifadeleri doğrultusunda araştırılma yapılmasını ve soruşturmanın genişletilmesini istediklerini bildirdi. Sanığın ifadesi sırasında zaman zaman Kardelen Kıraç'ın anne ve babasıyla yakınları tepki gösterdi. Mahkeme başkanı, salonda bulunanları uyardı. Sanık, ''Eğer benim suçlu olduğuma inanıyorlarsa beni idam edin, ama ben gerçekleri ortaya çıkarmak istiyorum'' şeklinde karşılık verdi.

''NEDEN BİZİM BAŞIMIZA GELDİ?''

Duruşmada davaya müdahil olarak katılmaları kabul edilen baba Yaşar Yasin Kıraç ve anne Döndü Kıraç ifade verdi. Yaşar Yasin Kıraç, ''Ben kayınpederinin çalıştırdığı kahveye birkaç kez belki gitmişimdir ama kesinlikle kumar oynamam. Söyledikleri gerçek dışı. Neden bu olay başımıza geldi, neden bizi seçti? Yanında mutlaka birisi daha vardı. Yoksa tek başına, karısının ve kendisinin ehliyeti yokken bu cesedi nasıl taşıdı? Ben hayvanları da insanları da çok severim ama buna diyecek bir şey bulamıyorum. Bir de takım elbise giymiş. Devletimiz bunu insan yerine koymuş buraya getirmiş. Ben en ağır cezanın verileceğine inanıyorum'' şeklinde konuştu.

Duruşmada zaman zaman ağlayan ve dua okuyan anne Döndü Kıraç ise ''Söyledikleri yalan. Ben iki adalet olduğuna inanıyorum. Birisi Allah'ın adaleti. Bunun için Allah'a dua ediyorum. Ondan sonra size güveniyorum'' şeklinde konuştu. Avukatları da sanığın beyanlarının çelişkili olduğunu savunarak, sanığın en ağır cezayla cezalandırılmasını istedi.

Yargılama sonunda mahkeme heyeti, Alman makamlarınca kayınpeder K.A'nın ifadesinin alınmasına, adresi tespit edilemeyen Zehra Kıraç'ın adresinin belirlenerek duruşmaya getirilmesine karar vererek duruşmayı erteledi. Duruşmanın ardından Kardelen Kıraç'ın bazı yakınları, sanığa tepki gösterdi. Bazı yakınları da sinir krizi geçirdi. Yaşar Yasin Kıraç ve Döndü Kıraç, duruşmanın ardından kendilerini getiren minibüsle Adliyeden ayrıldı. Bazı arkadaşları da basın mensuplarına duruşmayla ilgili bilgi verdi.

Almanya'nın Paderborn kentinde yaşayan Kardelen Kıraç (8), 12 Ocak 2009 tarihinde evinin önünde oynarken kaybolmuş, küçük kızın cesedi 15 Ocak'ta kentin yakınındaki Möhnesee Gölü sahilinde bulunmuştu. Kardelen Kıraç'ın tecavüz edildikten sonra boğularak öldürüldüğü belirlenmişti. Zanlının, DNA testleri sonucunda, zanlının, Kıraç ailesinin oturduğu evin yakınında oturan Ali Kur olduğu belirlenmişti. Alman savcılık makamı, Türkiye'ye kaçtığı belirlenen Ali Kur'un yakalanması için Interpol'e başvurmuş, Aydın İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, zanlıyı 6 Şubat 2009 tarihinde Didim'de bir araçta yakalanmıştı.

Sanık hakkında ''suç delillerini gizlemek için kasten adam öldürmek'' ve ''15 yaşından küçük çocuğun cinsel istismarı'' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 15 yıl hapis cezasına çarptırılması istemiyle dava açılmıştı.

BİZE ULAŞIN