Çocuk saldırganı çözen ifadeden bir bölüm...

Perşembe 31.12.2009
ABONE OL
Polis müdürü: Hangi ilden İstanbul'a geldiniz?
Ö. K.: Şırnak. 5-6 ay önce geldik.
Polis müdürü: Kaç kardeşsiniz?
Ö. K.: 8.
Polis müdürü: Sen kaçıncı çocuksun?
Ö. K.: 2'nci
Polis müdürü: Kardeşlerinde rahatsızlığı olan var mı?
Ö. K.: Bir kardeşim spastik ve zihinsel engelli
Polis müdürü: Baban kaç yaşında, çalışıyor mu?
Ö. K.: 42 yaşında. Belindeki rahatsızlık nedeniyle çalışamıyor.
Polis müdürü: Baban seni en son ne zaman sevdi ya da sevgi sözcükleri söyledi Ömer?
Ö. K.: Bir ay önce en son girdiğim tekstil işinden paramı aldım. Getirip babama verdim. O da bana sevgi sözcükleri söyledi.
Polis müdürü: Annen seni en son ne zaman sevdi?
Ö. K.: Annem beni her zaman sever.
Polis müdürü: Attığın bu molotof kokteylinden bir kız çocuğu yandı. Ne hissediyorsun?
Ö. K.: (Mahçup bir şekilde) Çok kötüyüm. İyi şeyler hissetmiyorum.
Polis müdürü: Peki onun da annesi ağlıyor mudur?
Ö. K.: Ağlıyordur.
Polis müdürü: Apo'nun hücresi daraltılmış, açılım falan bundan dolayı mı yaptın?
Ö. K.: Evet.
Polis müdürü: Ben seninle sohbet ediyorum. Şimdi senin annen ağlıyor mudur?
Ö. K.: Ağlıyordur.
Polis müdürü: O yanan kızın annesi kadar senin de annen ağlıyordur.
Ö. K.: Evet.
Polis müdürü: Devlet yetkilileri, topluma barış-huzur getirelim diyor. Analar ağlamasın diyorlar. Sizi örgütün içine koyanlar ise bunların tersini iddia ediyor. İyiyi ve kötüyü ayırt edebilirsin. Kim ne derse desin seni kötülüğe sürükleyenlerin dediklerini yapma. Ben İstanbul İl Emniyet Müdür Yardımcısıyım. Yaktığın kızın ailesi de zar zor geçinen bir aile. Tıpkı senin ailen gibi. Yaptığın şeyin doğru olup olmadığını düşün ve kararını ver. Biliyor musun, senin yaktığın kız çocuğu benim yeğenim.
Ö. K.: (Hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlıyor)