İranlı Zehra 'oğlum olmadan asla' diyor

İdamdan kaçıp Türkiye'ye sığınan Zehra Nasiri, AİHM'den tazminat ve geri gönderilmemesi için karar çıkarttı. Kırklareli'ndeki mülteci kampında kalan Nasiri'nin oğlu ise Nevşehir'e gönderilmek isteniyor

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararıyla Kırklareli'nde mecburi ikamet ettirilen İranlı mülteci Zehra Nasiri, İçişleri Bakanlığı'nın talimatıyla Nevşehir'deki mülteci kampına gönderilmek istenen oğlundan ayrılmak istemiyor. Nasiri, "Oğlum olmadan asla" diyor. İran'dan Türkiye'ye kaçan ve İstanbul Aksaray'da bir dükkan kuran İranlı mülteci kadın Zehra Nasiri, mahalleye dadanan bir kabadayıyı şikâyet edince hayatı karardı. Mülteci olduğu için gözaltına alınan ve oğlundan ayrılarak 20 ay boyunca Kırklareli'ndeki mülteci kampına kapatılan Zehra Nasiri, AİHM'ye yaptığı şikâyet sonuç verdi.

AİHM'DEN ÖZGÜRLÜK MÜJDESİ
İranlı kadın, kamptan salıverildikten bir ay sonra AİHM'den özgürlük müjdesi ve İran'a gönderilmemesi için tedbir kararı çıkartmayı başardı. AİHM, Nasiri'ye 20 bin euro tazminat ödenmesine de karar verdi. Ancak Nasiri için çok daha önemli bir sorun var. 19 yaşındaki oğlu ile bir araya gelebilmek. Oğluyla 9 yıl önce idamla arandığı İran'dan Türkiye'ye kaçan Nasiri, geçen ay salıverildiği kamptan çıkar çıkmaz İstanbul'daki bir Ermeni Kilisesi'nin desteğiyle ayakta kalan oğlunun yanına koştu. Oğluyla hasret gideren İranlı kadın, 19 yaşındaki oğlunu Nevşehir ya da Niğde'ye göndermek isteyen İçişleri Bakanlığı'na isyan ederek, ondan ayrılmak istemediğini söylüyor.

ŞAH YAKINI KOCASI ASILDI
İran'da 20 yıl önce hiç tanımadığı bir adam ile evlendirilen Zehra Nasiri'yi Türkiye'ye getiren olaylar, Şah rejimine ve İslam Devrimi'ne kadar uzanıyor. Evlenmeden önce Halkın Mücahitleri sempatizanı olan Nasiri, oğlu beş aylıkken Şah yakını ve taraftarı olan kocasının idam edilmesine şahit oldu. Zorlu günler yaşayan ve sürekli kaçak yaşamak zorunda kalan İranlı kadın, kendi hakkında idam kararı çıkınca tek kurtuluş yolu olarak 2001'de Türkiye'ye kaçmayı buldu.

KAÇAKÇI TUZAĞI

Almanya'ya gitmek isteyen Nasiri, insan kaçakçılarının dolandırması sonucu Türkiye'de kaldı. 2004'te polise yakalanarak İran'a geri gönderilen Nasiri, sahte isim yazan pasaportu sayesinde idamdan k u r t u l d u . İran'da 10 ay hapis yatan Nasiri, 35 bin dolar karşılığında salıverilince 2005'te tekrar Türkiye'ye kaçtı. İranlı bir başka kadının yardımıyla İstanbul Aksaray'da internet ve telefon dükkanı açan Nasiri, bölgedeki mafyayı diğer mağaza sahipleriyle polise şikayet edince kaçak olduğu gerekçesiyle bir kez daha polis tarafından gözaltına alındı. Kumkapı'daki sığınma merkezine götürülen genç kadının oğlu ise İstanbul'da bir kiliseye sığındı. Daha sonra 20 ay boyunca tutulacağı Kırklareli'ndeki mülteci kampına getirilen Nasiri, kaldığı merkezin adının misafirhane olmasına rağmen İranlı mültecilerin kapatıldığı bir hapishane olduğunu söylüyor. Kendisi gibi çok sayıda kişinin kampta neden tutulduklarını bilmediğini belirten Nasiri, "Tek suçum İranlı ve mülteci olmak" diyor.

AYRILMAK İSTEMİYOR

Geçen hafta kamptan çıkmasına ve Kırklareli'nde yaşamasına izin verilen Nasiri, hemen İstanbul'a dönerek oğluyla hasret giderdi. Ancak İranlı kadın, İstanbul'a gelirken oğluna Nevşehir veya Niğde'de ikamet izni verildiğini öğrendi. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'nden başka bir ülkeye gönderilmek üzere haber bekleyen Zehra Nasiri ve oğlu, ayrı kentlerde yaşamalarının olanaksız olduğunu belirterek, İçişleri Bakanlığı'ndan sorunlarına çözüm istiyor.
BİZE ULAŞIN