"Öcalan'ın tecrit dönemi bitmiş gibi görünüyor"

Avrupa Konseyi'nin İşkenceyi Önleme Komitesi Başkanı Palma "İmralı'ya 5 tutuklunun gitmesiyle Öcalan'ın tecrit dönemi bitmiş görünüyor" dedi

Türkiye'ye ani bir ziyaret gerçekleştiren Avrupa Konseyi'nin İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT), bugün PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'ın tutukluluk koşullarını incelemek için İmralı'ya gidiyor. CPT heyetinde 3 kişiden oluşan delegasyonun yanısıra, konuyla ilgili uzmanlarla ve tercümanlar bulunuyor. Adayı en son 2007'de, Öcalan'ın Türk yetkililer tarafından zehirlendiği iddialarının ardından ziyaret eden CPT, herhangi bir zehirlenme bulgusuna rastlayamamıştı. Bu kez Öcalan ve İmralı'da bulunan 5 tutuklu ile ayrı ayrı görüşecek ve yeni koşullarının Avrupa Konseyi standartlarına uyup uymadığını kontrol edecek olan heyet, gözlemlerine ilişkin bir rapor hazırlayacak. Türkiye'de birkaç gün kalacak olan heyetin başkanı Mauro Palma, bu kritik ziyaret öncesinde SABAH'a, Öcalan'ın son durumunu değerlendirdi.

GÖZÜMÜZLE GÖRECEĞİZ

Öcalan İmralı'daki koşullarının kötüleştiğini, Adalet Bakanlığı ise iyileştiğini söylüyor. Sizin görüşünüz nedir?
Öcalan daha önce, İmralı'da tek başına ve tecrit durumundaydı. Yeni bir hapishanenin inşa edilmesi ve 5 tutuklunun İmralı'ya yollanması, İmralı'yı hapishaneye çeviren unsurlar oldu. Bunlar olumlu değişiklikler. Ama tabii durumu kendi gözümüzle görmek istiyoruz. Öcalan'ın durumunun kabul edilebilir olup olmadığını kontrol edeceğiz. Sadece fiziksel şartları değil, aynı zamanda hapishane yönetimini de inceleyeceğiz. Tecrit konusu sadece Öcalan'ın avukatlarının veya akrabalarının onu ziyaret edebilmesi değil, aynı zamanda günlük hayatının da değişip değişmediğine ilişkin bir konu. Daha önceki şartları bizim açımızdan kabul edilebilir değildi.

Tecridin sona erdirilmesi konusundaki standartlarınız nedir?
Bizim için tecritin sona erdirilmesi, her tutuklunun diğer tutuklularla görüşebilmesine imkân tanınması anlamına geliyor. Görüşmelerin günlük olması gerekmiyor, ama düzenli aralıklarla gerçekleşmeli. Bu yargı sistemine göre değişebilen bir durum; haftada 2-3 kere üç saat de olabilir. Diğer tutuklularla buluşabilmenin dışında çalışabilmesi, bazı aktiviteler yapabilme hakkının, medyayı takip edebilme imkânının sağlanması da gerek. Doğa şartları nedeniyle, bir adada bulunan bir kişiye akrabalarının, avukatlarının, ulaşabilme koşulları çok zor.

Öcalan'ın avukatları haftalık görüşme sonrasında basına açıklamalar yapıyor. Bu Avrupa'da da normal karşılanan bir uygulama mı?
Ben rastlamadım. Türk yetkililerinin bu konuda zor durumunda kalmalarını çok iyi anlıyorum.

Türk yetkilileri ile diyaloğunuz nasıl?
Geçmişe oranla çok iyi. Sürekli temas halindeyiz. İşkence ve kötü muameleyle mücadele konusunda yayınladığımız raporlar, Türkiye istemediği takdirde gizli kalabilir. Ancak yetkililer, son yıllarda durumun olumlu yönde değiştiğini göstermek için raporların yayınlanmasını özellikle istiyor.

İmralı konusunda yetkililere mesajınız ne olacak?
İmralı'nın normal bir hapishane olması gerek. İmralı'nın Adalet Bakanlığı'nın kontrolünde olması da çok önemli.

Öcalan'ın tutukluluk koşullarına ilişkin hangi kaynaklardan bilgi alıyorsunuz?
Resmi bilgi kaynağımız Türk yetkilileri ama olayı basından takip ediyoruz. Zaman zaman mektuplar da alıyoruz.

İmralı'ya gitme amacınız, Öcalan'ın tutukluluk koşullarına ilişkin polemiği bitirmek mi?
Polemik yüzünden gitmiyoruz. Biz Öcalan'ın avukatlarından, "Burası çok güzel bir yer" diye bir yorum alsak da İmralı'ya giderdik. 2007 yılında Öcalan'ı İmralı'da ziyarete gittikten sonra çok eleştirel bir rapor yayınladık. Acil olarak durumun değişmesi gerektiğini söyledik. Şimdi değişti. Avukatlar, "Değişiklikler olumsuz" diyor. Türk yetkililerse aksine, "Olumlu" diyor. Bir şeylerin değiştiği kesin.

Öcalan ile görüşecek misiniz?
Evet. Sadece Öcalan ile değil, diğer 5 tutuklu ile de ayrı ayrı görüşeceğiz. Konvansiyona göre, herhangi bir yere istediğimiz zaman girip, istediğimiz tutuklu ile "özel" görüşebiliriz.

Avukatları, Öcalan'ın 2008'de işkence gördüğünü iddia ediyor. Sizce gerçeklik payı var mı?
Türk yetkililere iddiaları sorduk, soruşturma yapılmasını istedik. Genel olarak bu durumda eğer tatminkar bir cevap alamazsak, o zaman olayı büyütürüz. Ancak yetkililere inanmama gibi bir nedenimiz yok.

Öcalan hücresinin çok küçük olduğunu savunurken, Adalet Bakanlığı hücre büyüklüğünün Avrupa Konseyi standartlarının üstünde olduğunu açıkladı. Standart nedir?
Avrupa Konseyi'nin hapishanelere ilişkin bir standardı yok. Eğer çok küçük bir hücreniz var ama gün içerisinde hücrenizden çıkabilme hakkınız bulunuyorsa, bu durum, hücrenizin daha büyük olup dışarı çıkma koşulunuzun çok kısıtlı olmasından çok daha iyidir. Yani duruma göre değişir.

İMRALI'YA BASKIN YAPACAKLAR
Avrupa Konseyi'nin İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT), Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 47 üye ülkeye habersiz ziyaretler düzenliyor. Türkiye'ye de şu ana kadar 6 kez ziyaret eden CPT, ülkelerde görülen işkence ve kötü muameleye ilişkin sorunları hazırladığı raporlarda inceliyor. Ülkelerin hapishane ve karakollarını inceleyen CPT'nin hazırladığı raporların içeriği, ülkelerdeki insan hakları ihlallerini açıkça ortaya koyması açısından oldukça önemli. Zira Avrupa Konseyi'nin raporları, ülkelerin doğrudan uluslararası platformdaki prestijini etkiliyor. CTP, Öcalan'ın tutukluluk koşullarını İmralı'da bulunduğu 1999 yılından beri yakından

BİZE ULAŞIN