Çeyrek asırlık SABAH tarihine tanıklık edenler

ERTAN KARAKANLI
SABAH'ın her yeni yayınında yer aldı
24 yıldır SABAH'ın hemen her kademesinde görev alan Ertan Karakanlı, birinci sayfayı hazırlayan Yazıişleri'nin çekirdek kadrosunda yer alıyor: "1986'dan beri sayfa sekreterliği, muhabirlik, editörlük, gece sorumluluğu, magazin, hafta sonu ekleri, görsel yönetmenlik yaptım. Eskisi yenisi değil, en iyisi olmak, en iyisini yapmak önemli olan. Babam Ziya Usta'nın SABAH'ın makine dairesindeki ekibine aşıladığı bu felsefe, benim de SABAH'taki rehberim oldu." Karakanlı, "SABAH'ta birbirinden güzel günler yaşadım. Yeni bir gazete hazırlayıp yayın hayatına kazandırmak kadar mutluluk ve heyecan verici bir şey düşünemiyorum" diyor ve ekliyor: "Bu öyle güçlü bir adrenalindir ki, 1991 Ağustosu'nda Fotomaç'ı çıkarmak için Bodrum tatilimi yarıda kesip apar topar İstanbul'a dönüşüm belki bu duyguyu daha iyi anlatır."

UNUTULMAZ BİR ANI...
Ertan Karakanlı'dan bir de SABAH'ın yakın tarihiyle ilgili bir anektod istedik: "Uzun ve titiz bir çalışmayla her gün SABAH'la birlikte verilecek bir gazete hazırlamıştım. Kadro çalışmalarını tamamladım. Prova basıldı, beğenildi. Hafta sonu toplanıp, gazetenin yayımlanacağı tarihi belirleyecektik. Toplantının yapılacağı pazar günü TMSF gazeteye el koydu. Proje rafa kalktı ama moralimizi bozmadık... SABAH için çalışmaya devam!"

LEVENT TÜZEMEN
Değişimlerde o da var
1985'ten bu yana SABAH'ta Levent Tüzemen. Spor yazarlığı yapıyor. 1986'da gazetenin teknik yönetmeni olmuş, 2005'e kadar. Sayfa sekreterliği, muhabirlik dahil pek çok alanda gazeteye katkısı olmuş. SABAH'ın çıkışının ana etkenlerinden birisi olduğunu söylüyor. 1980'de Yeni Asır'a girmiş ve bütün değişimlerin içinde yer almış: "Hiç başka bir yere gitmeyi düşünmedim. Kan kaybettiği dönemlerde çok teklif aldım. Onlara, 'SABAH, Titanik. Ben de onunla birlikte batmaya hazırım' dedim."

TURGAY NOYAN
Burası benim evim gibi
1 Kasım 1985'te işe başlamış Turgay Noyan. İki gazete bir arada; hem SABAH hem de Yeni Asır. Konser eleştirisi yazmak üzere gelmiş SABAH'a. Şu anda denizcilikle ilgili yazılar yazıyor. İlk gittiği konseri unutamıyor: "Konsere giderken dersime çalışmıştım. Harika bir eleştiri yazısı oldu. Ben aynı zamanda besteciyim. Burası evim gibi."

SEVİL DENİZ PINAR
Meslek aşkıyla az kalsın donacaktı
Sevil Deniz Pınar, SABAH'ın kurulduğu yıldan beri burada çalışıyor. Almanya servisinde dizgici olarak göreve başlamış. Bir yıl sonra servis kapanınca diğer servislerde çalışmış. Pınar, "Maaşımın üç katı teklif ettiler yine de gidemedim. Gitmeyi çok istedim ama ben SABAH'ı çok seviyorum. Burası benim evim," diyor. Pınar, gazete çıkarma aşkına neredeyse canından oluyormuş. Olay şöyle: 1986'nın kış aylarından birinde yoğun kar yağınca, kimse evine gidemeyip gazetenin bulunduğu Mecidiyeköy civarındaki otellerde kalmış. O da bir yakınının yanında kalıp, işe yürüyerek gidiyormuş. Sonrası şöyle anlatıyor Pınar: "Bir sabah yine erkenden çıktım, gazeteye doğru yürüdüm. Gazeteye vardığımda neredeyse hiçbir yerimi hissetmiyordum. Arkadaşlar o halimi görüp çok korkmuş. Ben 'Hâlâ iş var mı, ne yapacağım?' diye soruyormuşum."

BAKİ KÜÇÜK
Çocukken girdi burada büyüdü
Baskı hazırlık ekibinin en eski elemanlarından Baki Küçük, 1985'te Rahmi Turan'ın ekibiyle gelmiş, o günden beri hep SABAH'ta. Gazetede geçen gençliğini şöyle anlatıyor; "Ortaokuldan sonra hem çalışıp hem okudum. Burada evlendim, çocuklarım oldu. Onlara SABAH'tan kazandığım parayla baktım. Şu an photoshop'la yapılanları o yıllarda elde yapardık. Bir noktadan sonra ayrılmayı düşünmüyorsunuz."

MUSTAFA ARSLAN
Babıali'den bugüne
Renk ayrımı operatörü 52 yaşındaki Mustafa Arslan, mesleğe Babıali'de başlamış, 23 yıldır SABAH'ta çalışıyor. Arslan, "Buraya çok alıştım,'' diyor ve ekliyor; "Hep çok iyi şartlarda çalıştım. SABAH'ta olmaktan onur duydum. Bir keresinde yangın çıktı, makineler alev aldı. O yangını hiç unutamıyorum."

MELEK BARUTÇUGİL
Gazetenin Melek Ablası
Melek Barutçugil, Temmuz 1988'de girmiş SABAH'a... Jeofizik mühendisliği yaparken bir gazetede gördüğü ilan ilgisini çekmiş. Gerisini kendisi anlatıyor; "Kendi mesleğime ara vermiştim. Araziye çıkmam mümkün olmadı iki kızım büyüyünce. İlanda SABAH Gazetesi için reklam satış elemanı arandığını gördüm. Satış geliştirme merkezi kuruluyormuş. Orada başladım işe. Onlar beni çok sevdi, ben de onları. Satış servisinin ilk kurucularından biriyim. Hâlâ devam ediyor o servis. Orada bir yıl çalıştıktan sonra Reklam Rezervasyon'a geçtim. Rezervasyon müdürü oldum sonra. Aşağı yukarı beş yıldır grubun bütün gazetelerinin reklam bölümlerinin teknik koordinatörü olarak çalışıyorum. SABAH, Fotomaç, Yeni Asır, Takvim... Baskıyla satış reklam sayfaları ve yazı işleri arasındaki teknik koordinasyonu yapıyoruz. İlk işe girdiğimde Mecidiyeköy Atakan Sokak'ta bir apartman katıydı SABAH'ın ilk binası. 'Melek hanım' diyenlere, 'Melek hanım yok burada Melek anne veya Melek abla var,' diyorum. Bazı müşterilerimiz bile 'Melek anne' diye arıyor beni."

BİZE ULAŞIN