Hınzır delikanlı

25. yıldönümünü kutladığımız bugünlerde SABAH; sağlıklı bir beden, dingin bir ruh, berrak ve IQ'su müthiş bir beyinle yoluna devam ediyor...

ERDAL ŞAFAK

Anne-baba, her gün gözlerinin önünde olduğu için nasıl çocuklarının büyüyüp serpilmesini pek fark edemezlerse; biz de SABAH'ın gelişmesini, yılları peş peşe ardında bırakmasını öyle izledik. Anne-baba nasıl kaç yaşında olursa olsun, çocuğunu hep çocuk, hep korunacak bir yavru olarak algılarsa, biz de SABAH'ı hep öyle gördük, öyle kolladık. Her anne-baba, her evladına nasıl 'Harika çocuk' muamelesi yaparsa, biz de SABAH'ı her yaramazlığını sineye çeken o sevecenlik-bağışlayıcılık duygusuyla bağrımıza bastık. Bir farkla: SABAH gerçekten bir 'Harika çocuk'tu, gerçekten. Ve SABAH büyüdü, gençliğinin en sağlıklı, en güçlü, en sağlıklı evresine girdi ama "Harika çocuk" yönünden hiçbir şey yitirmedi. Hem 'Harika', hem 'Hınzır' çocukluğundan... Bugün SABAH koskoca bir delikanlı. Ama 'Hınzır' bir delikanlı. 'Hınzırlık' bir parça 'Muziplik' içerir. SABAH'ın o yönü, huyunun- suyunun o bileşeni biraz daha güçlü. O nedenle 'Hınzır'dan çok 'Muzip delikanlı' diye tanımlamamız galiba daha doğru olacak. Hemen ekleyelim; bu 'Hınzırlık' ve 'Muziplik' asla, 'Huysuzluk' boyutunu içermiyor. SABAH delikanlı, yani deli-dolu, ayrıca muzip ve/veya hınzır da ama aynı zamanda yaşının kaldıramayacağı ya da hak etmediği kadar olgun da. Gencecik ömrüne sığdırdığı sınavlar, atlattığı badireler, geçirdiği ağır hastalıklar nedeniyle... Öylesine ağırdı ki cebelleştiği hastalıklar, doktorlar bir ara umutlarını bile kesmişlerdi. Çeliğe su verilmiş bir olgunluk SABAH'ınki. Hem 'Binbir gece masalları'nın büyüsünü hem de 'Dekameron'un kâbusunu yaşamış olmanın getirdiği bir olgunluk SABAH'ınki. Rahmetli Cem Karaca'nın bir parçasında dediği gibi, "Alkışı duyduk, ihaneti gördük. Sesimiz de oldu, sessizliğimiz de..."

HERKESİ ŞAŞIRTMAYA DEVAM EDECEK
O yüzden hiçbir şey, onu, SABAH'ı şaşırtmıyor. Ama o herkesi şaşırtmaya devam ediyor. Hep edecek de. Artık her mutluluğa ılımlı tepki, artık her mutsuzluğa metin duruş karışımı eşsiz yapısıyla... Çünkü biz 'Savarona' yatında yaşgünü partileri de düzenledik, parasızlıktan kesilen telefonlar nedeniyle ölüm sessizliğinde yaşgünü de kutladık. Hepsi geldi geçti. Hatta deldi geçti. Ama büyüleyici zenginlik de ürkütücü yoksulluk da SABAH'ta yaş çetelesine bir çentik daha atmanın dışında hiçbir şey değiştir(e))medi. Bunu iki etkene borçluyuz: 1- SABAH çalışanlarının kuruma tarifsiz bağlılığı. 2- SABAH okurlarının gazetelerine sınırsız güveni ve desteği. 25'inci yıldönümünü kutladığımız bugünlerde SABAH; sağlıklı bir beden, dingin bir ruh, berrak ve IQ'su müthiş bir beyinle yoluna devam ediyor. Daha doğrusu, kendinden ve geleceğinden emin olmanın verdiği güvenle (İsterseniz 'Özgüven' bile diyebilirsiniz) ufuk çizgisine doğru koşuyor, koşuyor, koşuyor... Görecek günler var daha... Nice yıllara SABAH. Nice yıllara SABAH'çılar.

BİZE ULAŞIN