'24 Nisan anması' aydınları böldü

Ermeni tehciri sırasında hayatını kaybedenler için İstanbul'da yarın anma töreni düzenlenecek. Bir grup politikacı, akademisyen, yazar, çizer ve sanatçı, 24 Nisan'da Taksim'de buluşarak, "Bu acı bizim acımız, bu yas hepimizin" mesajı verecek. Grup, 1915'te hayatını kaybedenler için mumlar yakacak, isim listelerinin üzerine çiçekler bırakacak. Yarım saat süreyle sessiz oturma eylemi yapacak olan grup, daha sonra Türkiyeli Ermeni gençlerin kurduğu Nor Zartonk oluşumunun "1915'te Ne Olmuştu" adlı belgeselini izleyecek. İnternette altına 67 aydının imza attığı bildiride, "1915'te, nüfusumuz henüz 13 milyonken, bu topraklarda 1.5 - 2 milyon Ermeni yaşıyordu. Trakya'da, Ege'de, Adana'da, Malatya'da, Van'da, Kars'ta... Samatya'da, Şişli'de, Adalar'da, Galata'da... 24 Nisan 1915'te 'gönderilmeye' başlandılar. Onları kaybettik. Artık yoklar. Mezarları bile yok. 'Büyük Felaket'in vicdanlarımıza yüklediği 'Büyük Acı' ise olanca ağırlığıyla, 95 yıldır büyüyor" diyerek anmaya çağrı yapılıyor. Ancak bu anmayı destekleyenler kadar, diyasporanın amaçlarına paralel düştüğü için karşı çıkanlar da var.

Tarihçi Prof. Dr. Halil Berktay: Toplumun vicdanı artık eskimiş, köhnemiş yalanları kabul etmiyor. Türkiye toplumu muazzam bir değişim içerisinde. Metinde soykırım sözcüğü geçmiyor. 1915 soykırım mıydı, değil miydi tartışması saçma ve yanlış bir tartışmadır. İşin özü hukuken soykırım kategorisine girip girmediği değil.

Emekli Askeri Hâkim Ümit Kardaş: Türkiye'nin yüzyıllık bir meseleyle yüzleşme zamanının gelip geçtiğini görüyoruz. Bunlar, geçmişte yaşanan trajik olaylar. 'Bizim atalarımız, bunu yapmamıştır' gibi bir savunma gayri ciddi. Eğer sizin yaptıklarınız uluslararası kamuoyu vidanında mahkum edilmişse ve yargılanmışsa 'Bu soykırımdır değildir' gibi çabaların bir anlamı yok.

Sanatçı Lale Mansur: Büyük bir acı yaşandı. Bu görmezden geliniyor. Ben de buna duyarsız kalamıyorum. Çağrı metninde her şey çok güzel ifade edildi. 24 Nisan'da Taksim'de olacağım.

Tarihçi Prof. Dr. Toktamış Ateş: Bu tür girişimler diyasporanın amaçlarına paralel düşüyor. Diyasporanın amacı kendilerinin soykırım dediği benim facia dediğim olayları canlı tutmaktır. Ancak bunu dile getiren bazı girişimlere de sıcak baktığımı söyleyemem.

Tarihçi Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu: İnsani bakış açısını yansıttığını düşünmüyorum. Tamamen ideolojik davranıyorlar. Eğer ideolojik davranmıyor olsalar, o tarihte 518 bin Müslüman katledildi. Bu 518 bin Müslüman konusunda ne diyorlar? Bence biraz da ırkçılık yapıyorlar.

BİZE ULAŞIN