''En büyük miras demokrasi''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Hepimizi birbirine bağlayan bir bağ var. Biz hepimiz Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşlarıyız. Burada bir olacağız, beraber olacağız. Aramıza asla ayrılık tohumlarının atılmasına fırsat vermeyeceğiz'' dedi.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları çerçevesinde Başbakan Erdoğan koltuğunu bir süreliğine Yenimahalle Orhan Cemal Fersoy İlköğretim okulu 4. sınıf öğrencisi Elgin Koçubaba'ya devretti.

Başbakanlık Merkez Bina'daki programda Başbakan Erdoğan, Bakanlar Kurulu salonuna gelişinde konuk çocuklarla tek tek ilgilenerek sohbet etti.

Diyarbakır'dan Gönül Köprüsü Projesi kapsamında Ankara'ya gelen Dicle Arcayürek isimli bir öğrenci Başbakan Erdoğan'a kahve fincanı hediye etti. Arcayürek'in, ileride ikinci kadın başbakan olmayı hedeflediğini, o zaman karşılıklı kahve içmeyi istediğini belirtmesi üzerine Erdoğan, başbakan olmayı beklemeden de bunu yapabileceklerini söyledi.

Başbakan Erdoğan, bir grup öğrenciyi kabulünde yaptığı konuşmada, tüm çocukların dünyada çocuklara armağan edilmiş tek bayram olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kutladı. ''Türkiye'nin çocukları olarak böyle bir bayrama sahip olduğunuz için ne kadar iftihar etseniz azdır'' diyen Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Bu güzel ve anlamlı bayram, en iyi şekilde sizler tarafından değerlendiriliyordur. Giyimlerinize bakıyorum çok farklısınız, çok değişiksiniz. Ve bayramın heyecanını ne kadar farklı yaşadığınızı hareketlerinizde, gözlerinizde görüyorum. Biz büyükleriniz olarak ne yapıyorsak, sizin için yapıyoruz. Amacımız, hedefimiz, gayemiz, sizlere bugünkünden çok daha gelişmiş, çok daha ilerlemiş, çok daha mutlu ve huzurlu bir Türkiye'yi emanet edebilmek. 90 yıl önce bugün, TBMM çok büyük bir yokluk ve yoksunluk içinde açıldı. İlk meclis için seçilen milletvekillerinin Ankara'ya, TBMM'ye ulaşması aylar sürüyordu. Bazı vekillerin Ankara'ya ulaşamadığını biliyoruz. Yazışma yapmak için, çıkarılan kanunları yazmak için kağıt bulmak bile mümkün değildi. 90 yıl önce Ankara'ya kağnılarla, at arabalarıyla, yürüyerek ulaşmak mümkün değilken, bugün 90 yıl sonra güvenli ve hızlı şekilde dakikalar içinde Ankara'ya ulaşmak mümkün hale geldi.

İnternet sayesinde artık Ankara'yı hatta dünyayı eşzamanlı izleyebiliyor, gelişmelerden anında haberdar olabiliyoruz. Meclis'in açıldığı günlerde Türkiye'de eğitim görmek, hatta okur-yazar olmak önemli bir imtiyazdı. Bugün bütün çocukların okuyabileceği kadar okul var. Ama o gün bu okullar yoktu. Üniversite sayısı bir elin parmakları kadardı. Bugün ise bütün çocuklarımıza iyi eğitim imkanlarını sizler için seferber ediyoruz. Şu 7 yıl içinde 143 bin derslik inşa ettik. Bunlarla kalmadık, okullarımıza yaklaşık 750 bin bilgisayar gönderdik. İstedik ki siz yavrularımız bilgisayarlarla beraber bilişim teknolojisi sınıflarında yetişin. ''

Son olarak açılan 6 üniversite ile birlikte 69 üniversite daha açarak, sayıyı 145'e çıkardıklarını anlatan Başbakan Erdoğan, Türkiye'de üniversitesi olmayan il kalmadığını bildirdi.

Başbakan Erdoğan, çocuklardan nereden nereye gelindiğini, nasıl bir yokluk ortamından bugünlere gelindiğini unutmamalarını isteyerek, ''Bunun kıymetini iyi bilin'' dedi.

''EN BÜYÜK MİRAS DEMOKRASİ''

''Sizlere bırakacağımız en iyi miras demokrasidir, demokratik değerlerdir, standartları yüksek, demokratik bir işleyiştir'' diyen Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletinin çocuklarıyız. Bunu sağlamak için hiçbir fedakarlıktan kaçmıyoruz, kaçmayacağız. Demokrasi ile kalkınma, demokrasi ile insan hakları, demokrasi ile eğitim, demokrasi ile hukuk arasında yakın bir ilişki olduğunu geçmişten bugüne defalarla tecrübe ettik. Onun için egemenliğin millete ait olması, yani sizlere ait olması bu ilkeye sahip olmak ve demokrasiye her zamankinden daha fazla sahip çıkmamızı gerektiriyor. Bu ülke, altını çizerek ifade ediyorum, birlik, beraberlik, kardeşlik ruhu ile bu günlere geldi. İnanıyorum ki bundan sonra da aynı ruhla dayanışma ve paylaşma ruhunu bunun üzerine inşa ederek yolumuza devam edeceğiz. Bizim ülkemizde bizim topraklarımızda ayrımcılık olmaz. Olmamalıdır. Onun için her zaman ne diyeceğiz hiçbir ayrımcılığa fırsat vermemiz için, bizim için vatan tektir. Başka bir vatan düşünemeyiz. Bizim için tek millet, Türk milleti olarak, böyle düşüneceğiz. Bizim için tek bayrak. Bayrağımızdan başka hiçbir bayrak tanımıyoruz. Ve bizim için ayrıca tek devlet. Her farklı etnik unsura saygı duyacağız, saygı duymalıyız. Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Abhazasıyla, Gürcüsüyle, Romanıyla hepsine saygı duyacağız. Hepsini seveceğiz. Çünkü biz insanları, yaratılanı yaradandan ötürü sevmek anlayışıyla seviyoruz. Ama hepimizi birbirine bağlayan bir bağ var. Biz hepimiz Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşlarıyız. Burada bir olacağız. Beraber olacağız. Aramıza asla ayrılık tohumlarının atılmasına fırsat vermeyeceğiz. Bizi o zaman hiçbir ayrımcı güç ne yapamaz yıkamaz.

73 milyonluk Türkiye olarak da aydınlık yarınların Türkiye'sini çok daha güçlü hazırlayacağız. Dünyadaki bütün ekonomik krizlere rağmen, bizler bunu çok az sıkıntıyla atlattık. Yarınlara çok daha güçlü bir şekilde çıkıyoruz. Sizler inanıyorum ki çok farklı bir medeniyetin üzerinde inşa edilen bu toprakların çocukları olarak yarınlara çok daha farklı bir şekilde ulaşacaksınız. Çünkü bizim arayıp da bulamadıklarımız sizin için geçerli değil. Sizler şimdi çok daha farklı imkanlar içinde hazırlanıyorsunuz. Çok daha farklı imkanlar sizlere veriliyor. Bunun da kıymetinin çok iyi bilmeniz gerekiyor. Anne ve babalarınızın fevkalade zorluklarla ulaşabildikleri, hatta çoğu zaman ulaşamadıkları bilgiye sizler inanılmaz bir hızla sahip oluyorsunuz.''

''BU HAYALLER ÇOK ÖNEMLİ''

''Sizlerden ricam tarihimizi en iyi şekilde bilmeniz, tarihimizden aldığınız ilham ile geleceğe bakmanızdır'' diyen Erdoğan, çocuklara şöyle seslendi:

''Sizler dünyaya yön vermiş, zaferler kazanmanın, büyük devletler kurmanın yanında bilimde, sanatta, mimaride, edebiyatta, devlet idaresinde dünyaya örnek olacak eserler bırakmış bir medeniyetin takipçilerisiniz. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ifade ettiği gibi muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkma hedefini hep birlikte gerçekleştireceğiz. Şu anda 7 yıl önce dünyada 26. büyük ekonomiyken, bugün dünyada 17. büyük ekonomiyiz. Şimdi hedefimiz cumhuriyetimiz 100. yıl dönümünde inşallah ilk 10 içine gireceğiz.

Bununla beraber Türkiye'yi tarihte olduğu gibi o şanlı şerefli yerine inşallah ulaştıracağız. Sürekli yeni bilgiler edinin. Kendi geleceğinize dair hayaller kurduğunuz gibi, ülkemize dair hayallerinizi de şimdiden kurmaya başlayın. Az önce Diyarbakır'dan gelen kızımız, güzel Bir şey söyledi. 'Ben de sizden sonra ülkemde başbakan olmaya hazırlanıyorum' dedi. İşte bu hayaller çok önemli. Bu noktada adımlarınızı kararlı bir şekilde atacaksınız. Ben sizlerin gözlerinizde bu ışığı görüyorum, geleceğiniz adına sizlere sonsuz güven duyuyorum.''

Başbakan Erdoğan daha sonra, ''Ben çok yoruldum, bu yorgunluğum sebebiyle artık başbakanlık koltuğunu sevgili başbakanımıza bırakıyorum'' diyerek, Elgin Koçubaba'ya sözü verdi.

Küçük Başbakan Koçubaba da ''Değerli büyüklerim'' diye başladığı konuşmasında, 23 Nisan Bayramı'nın kutlu olmasını diledi. Koçububa, Cahit Sıtkı Tarancı'nın ''Memleket İsterim'' şiirini de okudu.
Atatürk tarafından 23 Nisan'ın çocuklara armağan edildiğini ve bu özelliğiyle dünyadaki yegane bayram olduğunu belirten Koçubaba, çocukların sevgi ve barış ortamında düzenli eğitim almalarını sağlamanın büyüklerin görevi olduğunu vurguladı. Dini, dili, ırkı, rengi ve cinsiyeti ne olursa olsun sevgi ve barışın tüm çocukların hakkı olduğuna işaret eden Koçubaba, ''Sevgili Ata'mıza çok teşekkür ediyorum. Bu bayram tüm dünya çocuklarına ve halkımıza kutlu olsun'' dedi.

Koçubaba'nın konuşmasının ardından Başbakanlık'ın web sitesi'ne çocukların kullanabileceği bir bölümün eklendiğini ve bunun açılışını yapmak istediğini dile getirerek, Başbakan Erdoğan ile birlikte sitedeki bölümün açılışını yaptı.

Sitede incelemeler yaptıktan sonra Koçubaba, salondaki çocuklardan ve gazetecilerden sorular aldı ayrıca Başbakan Erdoğan'a da bazı sorular yöneltti.

BEDELLİ ASKERLİK KONUSU

Başbakan Erdoğan'a en çok hangi çizgifilm karakterini beğendiğini sorması üzerine Başbakan Erdoğan, ''eyvah... Torumlarım izliyor. Bizim çocukluğumuzda çizgi film yoktu ki... Şimdi çizgi filmleri torunlarım izliyor. Özellikle büyük torunum çizgi filmleri çok seviyor. Bir Kayyu var, onu çok seviyor'' dedi.

''Bedelli askerlik'' konusunda yöneltilen bir soru üzerine Koçubaba'nın, ''Ben çocuğum bu soruyu asıl Başbakanımıza sorunuz'' sözleri üzerine Başbakan Erdoğan, ''Şimdi bugün başbakan ben değilim biliyorsunuz. Şimdi başbakanımız şöyle söyledi, 'Genelkurmay başkanımızla görüşeyim ondan sonra açıklamayı yaparım' dedi'' dedi ve Koçubaba'ya dönerek, ''Değil mi?'' diye sordu. Koçubaba'nın ''O sizin fikrinizdi'' sözleri üzerine salondakiler espriye güldü.

Koçubaba, ''Başkanlık Sistemi''yle ilgili görüşlerinin sorulması üzerine de ''Ben üzülerek söylüyorum ki Sayın Başbakanıma katılmıyorum. Ulu Önder Atatürk en iyi yönetim şeklinin cumhuriyet olarak öngörmüştür. Ben de ülkemize hala cumhuriyetin hala çok yakıştığını ve kalmasını istiyorum'' dedi.

Başbakan Erdoğan da Koçubaba'nın sözleri üzerine, ''eyvah'' diyerek, Başkanlık sistemi hakkında bilgi verdi. Erdoğan, burada cumhuriyetin değişmediğini belirterek, şöyle devam etti:

''Bu parlamenter sistem. Cumhuriyet değişmiyor, sadece hükümet şekli... Yani bir cumhurbaşkanı ve bir başbakan olmuyor. Sadece başbakan oluyor. Parlamento yine oluyor. Cumhuriyet yine değişmiyor. Çok daha pratik, seri ve kontrol mekanizmalarının çok daha güçlü olduğu bir sistem... Burada bir çok şeyler şu anda yürümüyor tıkanıyor. Şu anda ABD güçlü bir şekilde yürüyor. Fransa güçlü bir şekilde yürüyor. Almanya, güçlü bir şekilde yürüyor. Onun için öndeki bariyerleri bu sistem temizliyor ve denetim mekanizmaları çok daha güçlü.''

Koçubaba, Başbakan Erdoğan'ın sistemi anlatması üzerine, ''evet siz haklısınız'' diye karşılık verdi.
Bir gazetecinin Koçubaba'ya yönelttiği ''Başbakan Erdoğan, az önce 'yorgunum'' dedi. Meclis'te sabahlara kadar süren görüşmeler var. Siz dayanabilecek misiniz bu tempoya?'' sorusu üzerine Başbakan Erdoğan, küçük öğrenciye, ''(dayanmazsam bu yola çıkmazdım ki) de...'' sözleriyle sufle yaptı.

''LARA'YA MEKTUP''

Başbakan Erdoğan, kabulün son bölümünde ilköğretim öğrencisi Elgin Koçubaba'ya Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Türkiye ziyaretinde kendisine ilettiği ve Lara isimli öğrencinin gönderdiği barış güvercini biblosunu verdi. Erdoğan, Koçubaba'dan bunu bir hafta sonra bir başka öğrenciye vermesini istedi. Barış güvercinin böylece elden ele dolaşacağını ifade eden Başbakan Erdoğan, daha sonra çocuklara çeşitli hediyeler verdi.

Bu arada Başbakan Erdoğan'ın, Lara'ya bir elektronik posta gönderdiği bildirildi. Erdoğan'ın, Lara'ya gönderdiği mektup şöyle:

''Öncelikle seni, arkadaşlarını ve öğretmenlerini saygıyla selamlıyorum. Almanya Başbakanı değerli dostum Şansölye Merkel aracılığıyla bana göndermiş olduğun barış güvercinini İstanbullu çocuklara teslim edeceğimi daha önce sana bildirmiştim. İşte o güvercini çok anlamlı bir günde dünyanın tek çocuk bayramı olan ve Türk çocuklarının dünyanın her yanından gelen kardeşleriyle birlikte kutladıkları 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramında gerçek sahiplerine teslim ediyorum. Şunu bilmeni isterim ki, göndermiş olduğun barış güvercini, şu anda çok büyük bir coşku ve sevinçle kutlanan Çocuk Bayramı'nda özgürce kanat çırpıyor ve çocukların umut dolu gülüşlerine, danslarına, eğlencelerine renk katıyor. 23 Nisan Çocuk Bayramı'na ayrı bir güzellik katan bu barış güvercininden dolayı sana, arkadaşlarına ve öğretmenlerine bir kez daha teşekkür ediyor, her şeyin gönlünce olmasını, sevdiklerinle nice güzel günlere erişmeni diliyorum.''

BİZE ULAŞIN