Aynı silah sabah bizde öğlen solcuda olurdu

Erhan Cengiz, Oğuzhan Cengiz ve Cengizhan Cengiz... Onlar 3 ülkücü kardeşti. Erhan Cengiz, 12 Eylül 1980 darbesi öncesi gençlik çatışmalarında hayatını kaybeden binlerce gençten biri oldu. Cengiz ailesinin en küçüğüydü, liseyi yeni bitirmiş üniversiteye hazırlanırken, bir çatışmanın ortasında kaldı. Kalbinden vurularak 18 yaşında hayatını kaybetti. Oğuzhan Cengiz kendisinden iki yaş küçük kardeşinin ölüm haberini cezaevinde öğrenmişti. O da 10 yıl sonra cezaevinden çıktığında, işkence yüzünden ilaçlara bağımlı hale gelmişti artık. Başına verilen elektrik sonucu 'ani bayılma' hastalığına yakalanmıştı. Cengiz ailesinin en büyüğü olan Cengizhan Cengiz'den ise 32 yıldır haber yok. Sağ mı değil mi en fak bir iz bulunanamış.

SİLAH DEĞİL KALEM TUTUYOR

Oğuzhan Cengiz, gençlik hayallerini yıkan silahlardan artık nefret ediyor. Kardeşi ve ağabeyinin acısını kağıda döken Cengiz, şimdi bir yayınevi sahibi... "10 kitap yazdım. 32 yıldır elime silah almıyorum. Düşüncelerimi, yazdığım kitaplarda, kalemimle ifade etmeye çalışıyorum" diyor. Öldürülen kardeşi Erhan Cengiz için "Bir Yıldız Kaydı" adlı bir kitap yazan Oğuzhan Cengiz şöyle konuşuyor: "12 Eylül bir senaryonun parçasıydı. Gençler piyon gibi kullanıldı. Gülhane'de bulunan şimdiki Çocuk Mahkemesi o zaman morg olarak kullanılmıştı. Solcusuyla sağcısıyla; oraya ölen arkadaşlarımızın cenazelerini almaya giderdik." 21 Kasım 1978'de İstanbul Tozkoparan'da çıkan silahlı çatışmanın ardından yakalandığını söyleyen Oğuzhan Cengiz şunları anlatıyor: "Askere silah çekmedim, teslim oldum. Olay yerinde bir çanta içinde el bombaları ve sol gruptan öldürülecek gençlerin isimleri yazıyordu, o çantanın bana ait olduğunu ileri sürdüler ve o günden sonra lakabım 'Bombacı Cengiz' kaldı." O dönemlerde sağcı ve solcu gençlerin çok kolay silah temin ettiğine dikkat çeken Oğuzhan Cengiz, "Birileri sanki bizim birbirimizle çatışmamızı istiyordu. Hatta bizim sabah kullandığımız silahlar öğleden sonra solcuların eline geçiyordu" diyor.

'HEPSİ BİR SENARYOYDU'
12 Eylül'ün Türkiye'yi karanlık bir tünele soktuğunu anlatan Oğuzhan Cengiz şöyle tamamlıyor sözlerini: "Sağ-sol çatışması bir senaryonun parçasıydı. O dönemde solcu arkadaşlarla çok kavgalar ettik. Ama şu an birçok sol görüşlü arkadaşımla görüşüyorum, iş bile yapıyorum."

17 AY FİRARİ GEZMİŞ
Oğuzhan Cengiz, Sağmalcılar Cezaevi'nden hem dışarıdan hem de içeriden gördükleri destek sayesinde 12 arkadaşıyla birlikte firar etmiş. 17 ay firari gezmiş, sonra teslim olmuş.

BİZE ULAŞIN