Monarşiden, çok partili hayata geçiş hayranlık verici

ABD Başkanı Harry Truman, Ankara'dan gelen 1950 seçimleriyle ilgili gizli raporu okuyor: Türkiye hayranlık duyulacak kadar kısa bir sürede monarşiden çok partili sisteme geçti

Pazartesi 13.09.2010
Son Güncelleme: Pazartesi 13.09.2010
ABONE OL
22 Mayıs 1950'ye dönelim. Beyaz Saray... Washington. Demokrat Parti'nin ezici bir zaferle sandıktan çıkmasından 8 gün sonra... Başkan Truman, her sabahki gibi deri kaplamalı masasının başına oturup kahvesini yudumlayarak önündeki evrakları gözden geçirmeye başladı. İlki, Dışişleri Bakanı James E: Webb'in Türkiye seçimleriyle ilgili gizli notuydu. Aslında o günlerde Başkanın aklı Kore'de patlak veren krizdeydi.

BM YENİ KURULMUŞTU

Kuzey Kore Kuvvetleri Sovyetlerin ve Çin'in desteğiyle Güney Kore'ye saldırıp bir bölümünü işgal etmişti. Truman, Uzak Doğu'da bir oldubittiye göz yummak niyetinde değildi. "Güney Kore'nin yanında savaşa girmekten başka çare yok" diyordu. O sırada Birleşmiş Milletler (BM) yeni kurulmuştu..

SEÇİMLER HÜR VE OLAYSIZ

ABD, Güney Kore'nin işgali karşısında BM'yi acil yardıma çağırmıştı. Truman'ın aklı Kore'de olmasına rağmen Dışişleri Bakanı James Webb'in Türkiye raporunu görünce "Herhalde önemli olaylar var" diye düşündü. Webb'in gizli raporu, "14 Mayıs 1950'de Türkiye'de hür ve olaysız seçimler yapıldı" diye başlıyordu. Başkan okumaya başladı: "Ana muhalefet partisi beklenmedik bir zafer kazandı. Cumhuriyetin kurulduğu 1923'den beri iktidarda olan Atatürk ve İnönü'nün Cumhuriyet Halk Partisi'ni sandıkta sildi. Bu seçimler yaşanan demokratik gelişmenin bir sonucudur. Türkiye, halkının yararına çalışan bir diktatörlüğün idaresi altında, hayranlık duyulacak kadar kısa bir sürede, monarşiden, çok partili sisteme geçti. Cumhurbaşkanı İnönü'nün seçimlerdeki payı büyüktür çünkü İnönü ne olursa olsun Partisinin yenilgisi anlamına gelen bu gelişmenin yolunu açtı."

DP NEDEN KAZANDI

Truman, kahvesinden bir yudum alıp okumayı sürdürdü. Amerikan Dışişleri Bakanı Webb, Demokrat Parti'nin zaferini iki temel nedene dayandırıyordu: Webb'in raporunda okuyalım: "Aslında seçim sonuçları uygulanan politikalara ilişkin radikal değişim arzusundan kaynaklanmıyor. Demokrat Partinin zaferi, halkın ekonomik koşullar yüzünden yaşadığı tatminsizliği yansıttı. Ayrıca CHP'liler tek parti mantığıyla davrandılar. Bu da tepki yarattı. " Webb notunda Türkiye'nin geleceğine ilişkin de ilginç bir analiz yapıyordu. Yine Amerikan Dışişleri Bakanı'nın Başkan Truman'a verdiği rapordan okumaya devam edelim: "Yeni hükümetin de, daha önceki hükümet gibi ABD ve diğer Batılı demokratik ülkelerle tam bir uyum içinde işbirliği yapması bekleniyor. Çünkü dış politikada aynı çizgide yer alıyorlar. Aslında iki partinin iç politika ilkelerinde de temel bir fark yok. DP kamu yatırımlarının gereğini kabul ediyor ama özel sektöre daha fazla ağırlık veriyor. CHP'den daha fazla ülke kalkınmasında yabancı sermayenin önemine inanıyor. İşçilerin yasak olan grev hakkını da kabul ediyor. Yeni hükümetin politikalarını uygularken dikkatli ve ölçülü olması bekleniyor."[1]

İNÖNÜ DEVRİ SON ERDİ

ABD Başkanı'nın gizli notu okuduğu saatlerde ise TBMM "Bravo" sesleriyle çınlıyor, Bayar ilk sivil Cumhurbaşkanı olarak Çankaya Köşkü'ne çıkıyordu. Böylece İsmet Paşa'nın 12 yıl süren cumhurbaşkanlığı dönemi sona eriyordu.

YARIN: İDAMLARA 5 AY KALA BÜYÜKELÇİSİ HARE SARPER'E NE DEDİ?