İdam kararı Türkiye'nin imajını sarsar

ABD Büyükelçisi Harre'den mesaj: Yassıada Türkiye'nin iç meselesidir. Ancak dışarıyı da etkiler. İdam kararı çıkarsa ABD'lilerin kafasındaki Türkiye imajını ciddi biçimde tahrip eder

Salı 14.09.2010
ABONE OL

ABD'den acil para istendi
27 Mayıs 1960'da sabah 04.00'te tanklar Çankaya Köşkü'nü sardığı zaman Ankara'daki Amerikan Büyükelçisi Warren Fletcher'di. Darbe günlerine de ışık tutmak için 2 yıl önce yine gizli Amerikan belgelerine daldım. Sabah'ta yayımladığımız [1] yazı dizimde [2] çok önemli bir saptamam oldu. Fletcher, 27 Mayıs 04.00'ten 28 Mayıs gece 11'e kadar Washington'a 32 mesaj gönderdi. Ama aradan 50 yıl geçtiği halde sadece 2'sinin gizliği kaldırılmıştı. Geri kalan 30 mesaj hâlâ karanlıktaydı. Karanlıktaki 30 mesajın da açıklandığına ilişkin bir bilgiye henüz ulaşamadım. Ama açıklanan 2 mesajın nasıl titizlikle tarandığını görünce şaşırdım doğrusu. Bazı cümleler hatta kelimeler bile siyaha boyanmıştı. 28 Mayıs sabahı Fletcher'in Gürsel'le yaptığı görüşmenin ardından Washington'a gönderdiği mesajda çizdiği hazin bir tabloydu doğrusu. En hazini ise Gürsel'in maaşları ödeyecek paranın devletin kasasında olmadığını söyleyip ABD'den" acil para yardım" istemesiydi... Flecher darbeden 10 ay sonra ayrıldı Ankara'dan. Yerine Hare geldi. 4 yıl kaldı ve hem idamları hem de de Türk-Amerikan ilişkilerindeki ilk büyük depreme yol açan Johnson mektubu krizini yaşadı. Hare'nin idamlara 5 ay kala Ankara'dan gönderdiği ilk gizli mesajla tarihi aydınlatmaya devam edelim.

Filmi geriye sarıp 5 ay öncesine dönelim.. 4 Nisan 1961... Öğleden sonra... ABD Büyükelçisi Raymonde Hare'nin Ankara'ya geldiği ilk günler... ABD Büyükelçisinin ihtilalin Dışişleri Bakanı Selim Sarper'le ilk buluşması... ABD Büyükelçisi, göreve başlar başlamaz ilk ziyaretini Dışişleri Bakanı Selim Sarper'e yaptı. Bir gün sonra da Cumhurbaşkanı Gürsel'e güven mektubunu verecekti. Yassıada duruşmaları sürüyordu. Sarper çok sıcak karşıladı ABD Büyükelçisini. Hare, "Amerikan halkı Türkiye'ye büyük ilgi duyuyor" diye söze girdi ve ekledi: "Türkiye'nin içinde bulunduğu büyük sorunları aşmasını diliyoruz." Belli ki Sarper kaygılıydı. Lafı dolaştırmadan "Türkiye'nin iki büyük sorunu var" diye konuşmaya başladı ve "İlki ekonomik durumumuzdur. İkincisi ise Yassıada duruşmalarıdır" dedi. Hare biraz şaşırmıştı doğrusu. Dikkatle dinlemeye başladı. Sarper devam etti: "Sıcak kriz dönemlerinde yaşanan şiddeti anlayabiliriz ama aradan aylar geçtikten sonra yaşanan sukunet ortamında daha akılcı bir yargılama ortamının yaratıldığı sırada şiddet olursa kabul etmek çok daha zordur. Ama hem General Gürsel hem de İsmet İnönü dikkatle gelişmeleri izliyorlar ve her şeyin yola gireceğini umuyorlar. Kuşkusuz son kararı Milli Birlik Komitesi verecek. Türkiye'de olanların dışarıdaki etkilerinin neler olacağını biliyorum ama içerdeki etkileri Türkiye'nin geleceği için aynı derecede ciddi olacaktır. Yüksek Mahkeme inanılmaz bir bağımsızlık içinde davranıyor. Gürsel, mahkemenin hızlandırılması için yapılan baskıların artması halinde Hâkim Başol'un istifa etmekten söz ettiğini söyledi."[3] "

ABD HALKI DENGELİ BİR KARAR

Büyükelçi Hare, Sarper'in açık sözlülüğünden etkilenmişti. "Sayın Bakan, bu konuları açmak niyetinde değildim. Washington'dan aldığım bir talimat da yok ama siz açtığınız için şahsı görüşlerimi aktarmak istiyorum" diye konuşmaya başladı.. ABD Büyükelçisinin söylediklerini o gün akşam üzeri 18.00'de ABD Dışişleri Bakanlığına gönderdiği gizli mesajdan okuyalım: "Yassıada duruşmaları ve son karar kuşkusuz Türkiye'nin iç meselesidir. Böyle değerlendiriyoruz. Ama iç mesele olsa bile dışarıyı da etkileyecek ve şiddetli tepkilere yol açacak. Amerikan halkı dengeli bir kararı kabul etmeye hazırdır ama idam cezasını kabul edemez. İdam kararı çıkarsa bu Amerikalıların kafasındaki Türkiye imajını ciddi biçimde tahrip edecek. Çok yazık olacak." [4] Sarper iyice kaygılanmıştı. Onaylarcasına başını sallayıp "Anlıyorum.Bir fırsat bulup görüşlerinizi Gürsel'e aktaracağım. Ama konuyu ilk görüşmenizde açmamanızı rica ediyorum" dedi. "Zaten niyetim yok... Siz açtığınız için görüşlerimi söyledim" diye yanıtladı Hare. Hare, ilk mesajında ABD yönetimine de bir tavsiyede bulundu. Yine 4 Nisan 1961 tarihli gizli mesajdan birlikte okuyalım: "Sarper'in Yassıada'dan çıkacak idam cezası kararının hem içte hem de dışta çok ciddi sonuçlar yaratacağının tümüyle farkında olduğunu gördüm. Şimdiden nasıl bir karar çıkacağından emin olamıyor ama aşırı bir karar çıkmaması için çaba gösterilmesini bekliyor. İzlenimim bu yönde. Bu bize çekinmeden sürekli kaygılarımızı gündeme fırsatı veriyor."[5] İdamlara 5 ay kala ABD Büyükelçisi'nin gönderdiği ilk gizli mesaj bir gerçeği gözler önüne seriyor: ABD, idamlara hiçbir zaman yeşil ışık yakmadı. Ve onaylamadı.
ABD Büyükelçisi Harre'den mesaj: Yassıada Türkiye'nin iç meselesidir. Ancak dışarıyı da etkiler. İdam kararı çıkarsa ABD'lilerin kafasındaki Türkiye imajını ciddi biçimde tahrip eder

[1] 15-20 haziran 2007 Amerikan Belgelerinde 27 Mayıs - Sabah Gazetesi [3] Foreign Relations of the United States, 1961- 1963 Volume XVI Eastern Europe; Cyprus;Greece;Turkey Pg 693 Telegram 360 Ankara,April 4,1961,6pm [4] Foreign Relations of the United States, 1961- 1963 Volume XVI Eastern Europe; Cyprus;Greece;Turkey Pg 693 Telegram 360 Ankara,April 4,1961,6pm [5] Foreign Relations of the United States, 1961- 1963 Volume XVI Eastern Europe; Cyprus;Greece;Turkey Pg 693 Telegram 360 Ankara,April 4,1961,6pm