Öcalan bu süreçte yok

Başbakan, "PKK, Öcalan üzerinden liderlik mücadelesi yapıyor. Dağdaki ile yurtdışındaki yöneticiler arasında mücadele var" dedi. Erdoğan, medyanın taraf tutup psikolojik harekâtın bir parçası olmamasını istedi

Pazar 26.09.2010
Son Güncelleme: Pazar 26.09.2010
ABONE OL
Dolmabahçe Buluşmaları'nda dün medya yöneticileriyle bir araya gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, PKK'da Öcalan üzerinden liderlik mücadelesi verildiğini belirterek, Öcalan'ın bu süreçte yeri olmadığını söyledi. Medya yöneticileriyle iktidar- medya ilişkilerini ve son gelişmeleri değerlendirmek üzere bir araya geldiğini belirten Erdoğan, "Biz, medyanın bizim tarafımızı tutmasını istemiyoruz ama siyasi taraf haline gelerek birilerinin psikolojik harekatının parçası olmasını da doğru bulmuyoruz" dedi.

TOPLANTIDAN FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ...

Erdoğan'ın sorulara verdiği mesajlar şöyle:
Öcalan ile temas: Öcalan'ın bu süreçte yeri yok. Terör örgütü Öcalan üzerinden liderlik mücadelesi yapıyor. Dağdaki örgüt yöneticileri ile yurt dışındaki örgüt yöneticileri arasında devam eden bir mücadele var. Öcalan'ın verdiği sinyallerin yer bulması diye bir şeyi görmüyorum. Katillerin affı diye bir şey söz konusu olamaz. Ancak düşünce suçlularının affı konusunda durulabilir.
Kimlik konusu: Anayasa'nın değiştirilemez maddeleri üzerinde tasarrufta bulunmayı düşünmüyoruz. Üst kimlik olarak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı ortak paydasında buluşuyoruz.
buluşuyoruz. Türküm demekten rahatsızlık duyulmamalı. Türkiyeliyim dediğim için yargılandım ama Genelkurmay Başkanı da aynı ifadeyi kullandı. Böyle dediğimiz zaman farklı jargonlara oturtuluyor. Ancak Türkiye bunları aşıyor. Medyanın da katkısı olacak.
Başörtüsü: Ana muhalefet partisi lideri Kılıçdaroğlu'nun sözlerine anında cevap verdik. Meclis açılır açılmaz, tekliflerini bekliyoruz. Üç maddelik bir kanunla bu iş biter. Gündeme getirirlerse tamamlanır, getirmezlerse biz görüşüp değerlendirdikten sonra bir adım atarız. Kendilerine hatırlatırız.
Başkanlık: Tartışılsın diye ortaya attım.
Cumhurbaşkanının görev süresi: Bizim belirleyeceğimiz süreç değil. İster 5 yıl, ister 7 yıl olur. Nihai karar Yüksek Seçim Kurulu tarafından verilecek.
Daily Telegraph gazetesindeki 'AK Parti İran'dan yardım aldı' haberi: Tek bir belge koyamadılar, Türkiye ve İngiltere'de dava süreci başlattık. Ağır olacak ama bu çok alçakça bir iftiradır. Benzer bir iftirayı da bir sivil toplum örgütünün başındaki bayan yaptı. O da Suudi Arabistan'dan para aldığımızı iddia etti. Bunları malzeme yaparak partimizin kapatılması için dava sebebi olabileceğini düşündüler.
Bekir Coşkun'un Habertürk'ten çıkarılması: Alınmasında rolüm yok ki, çıkartılmasında olsun.
Bedelli Askerlik: Genelkurmay ve Milli Savunma çalışma yapıyor. Kararımızı vereceğiz.
Ana Dilde Eğitim: Ana dili öğrenmenin yolunu kurslarla açtık. Ama eğitim çok dilli yapmak Türkiye'nin iç barışı için tehdit olur. Ortak dili tahrip eder.
Çılgın Proje: İstanbul'un geneline farklılık getirecek, sıkıntıdan kurtaracak bir proje. Genel yapısı hazır, teknik çalışmalar yapılıyor. Zamanı geldiğinde açıklayacağım.
Referandum: 12 Eylül'deki sonucun Türkiye haritasını farklı renklere boyadığına, farklı kutuplara savurduğuna asla inanmıyoruz. Tam tersine ortaya çıkan tablo Türkiye'nin demokratikleşme yolunda önemli mesafe kaydettiğini, demokrasiyi içselleştirdiğini, her sorunu demokrasi içinde çözme kültürünü artık kazandığını gösteriyor.
Empati: Gerektiğinde özeleştiri yapıyor ve kendimizi acımasızca sorguluyoruz. Hatalarımızı tespit ediyor, bunların tekrar etmemesi için azami hassasiyet gösteriyoruz. Bize oy verenleri anladığımız kadar, oy vermeyenleri de anlamanın, onların hissiyatını, onların kaygılarını anlamlandırmanın mücadelesini veriyor, empati kurmaya çalışıyoruz.
Yeni Anayasa: 2023'te ilk 10 ülke arasına girmek için yeni Anayasa şart. CHP'nin 'seçimden önce yapalım' teklifi samimi değil. Meclis takvimi izin vermez. Yeni anayasa için bütün siyasi partiler, parlamento içi ve dışı hazırlıklarımızı yapalım. Sivil toplum örgütleri, akademisyenlerimizle, medya mensuplarımızla hep birlikte ne katabilirsek bu sürece hazırlıklarımızı yapalım ve 2011 seçimlerinden hemen sonra bu işi Meclis'e getirelim. Bu yürüyüşümüzde, muhalefetin de, sivil toplumun da, aydınların da, özellikle de medyanın da bize eşlik etmesini, bize ayna tutmasını istiyor ve arzuluyoruz.