Rapor 'darbe' diyor

Balyoz Darbe Planı'nın ele alındığı 2003'teki 1. Ordu Plan Semineri toplantısı için hazırlanan sonuç raporunda, öncelikle iç tehdidin bertaraf edilmesi vurgusu var

Perşembe 10.12.2010
Güncelleme: Cuma 10.12.2010
ABONE OL
SABAH, 5-7 Mart 2003 tarihlerinde gerçekleştirilen 1. Ordu Plan semineri sonuç raporuna ulaştı. Raporda Türkiye'nin kritik bir dönemden geçtiği, siyasal İslamın ülke kaderini önemli ölçüde etkilediği ve duruma "müdahale" edilmesi gerektiği belirtiliyor. "Bir siyasi parti militanca irticai kadrolaşma için mücadele vermektedir" tespitinin yapıldığı raporda yapılması gereken şu cümlelerle özetleniyor: "İç tehdide yapılacak müdahalenin başarılı olabilmesi için çok iyi planlama yapılmalıdır." 18 Mart 2003'te imzalanan 16 sayfalık özet rapor, iki bölümden oluşuyor. Birinci bölümde dönemin ordu komutanı Orgeneral Çetin Doğan'ın şu tespitleri yer alıyor: "Dış tehdidin bertaraf edilmesinin ancak ülke içerisinde sağlam ve sağlıklı devlet yapısı ile mümkün olabileceği, siyasal İslam'ın ülke kaderini bütünüyle ele geçirmek için kadrolaşmaya hız verdiği bir ortamda, Türkiye Cumhuriyeti devletine yönelik en büyük tehdidin siyasal İslam'dan kaynaklanan iç tehdit olacağı dikkate alınarak, iç tehdide yönelik plan ve eklerin mevcut bilgiler ile güncelleştirilmesini ve müteakip Ordu Plan seminerlerinde iç ve dış tehdidi kapsayan alternatif harekat planlarının incelenmesinin uygun olacağı değerlendirilmiştir."

AK PARTİ'YE ELEŞTİRİLER

Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na sunulan özet raporun ikinci bölümü ise 13 sayfadan oluşuyor. 1. Ordu Harekat Başkanı Kurmay Albay Süha Tanyeri tarafından hazırlanan bu bölümde, AK Parti üstü kapalı olarak, "Bir siyasi parti militanca irticai kadrolaşma için mücadele vermektedir" sözleriyle eleştiriliyor. Raporda şu ifadeler yer alıyor: "Ülkenin içinde bulunduğu durumun endişe verici olduğu, bir tarafta dış tehdit diğer tarafta bir siyasi partinin militanca irticai kadrolaşma için mücadele verdiğinin bilindiği, böyle bir ortamda 1. Ordu sorumluluk bölgesinde irticai tehdit açısından özellikle İstanbul, Sakarya ve Kocaeli bölgelerinin önem arz ettiği değerlendirilmektedir." "İç tehdide yapılacak müdahalenin başarılı olabilmesi için çok iyi planlama yapılmadır" tespitinin yapıldığı raporda sıkıyönetim uygulamasına geçilmesi durumunda tüm sorumluluğun Türk Silahlı Kuvvetleri'nde (TSK) olacağı belirtiliyor. Tek tek ev araması yerine, Jandarmanın haritalarından yararlanılarak nokta istihbarata yönelineceği belirtiliyor.