Uzmanlar ne dedi?

  1. Haberler
  2. Gündem
Cumartesi 11.12.2010 ABONE OL
"BU BİR ASİMİLASYONDUR"
İst. Tıp Fak. Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Engin Akhan: Bu sadece, tecavüzü kolaylaştırıcı bir faktör olacaktır. Engelli kızların bu şekilde kısırlaştırılması anlamsız bir durumdur. Böyle bir asimilasyon uygulanması korkunç bir fikirdir. Bu kızların anayasal hakları var; devlet tarafından korunmaları gerekmektedir. Dolayısıyla devletin güvencesinde olan bir kızı "Ben koruyamıyorum, kısırlaştıralım" demek başlı başına ciddi bir problemdir. Kısırlaştırma, tecavüzü engellemeyecektir. Çünkü tecavüzün bir çok şekli şemali vardır, her tecavüz doğumla sonuçlanmaz. 6 aylık bebeklerin bile taciz edildiğini gördüğümüz bir ortamda, bu karar tecavüzcülere cesaret verici olacaktır. Ayrıca zihinsel engelli çocuklarımızın büyük bir bölümü doğum esnasında ya da doğum sonrası geçirdikleri bir sendrom sonucu engelli oldukları için kendileri gibi engelli bir çocuk dünyaya getirme ihtimalleri düşüktür. Genetik olarak geçiş yoktur. Zaten böyle bir kaygı taşıyor olmak bile bu kararı haklı çıkarmaz.

"ARİ IRK YARATMA MANTIĞI"
Avukat-Feminist aktivist Hülya Gülbahar: Gerek bürokratik kadroların, gerek belediyelerin sokakta yaşayan kadınlar, engelli kadınlar, alkolik kadınlar, ağır psikolojik sorunları olan kadınlar gibi kategoriler söz konusu olduğunda, çözüm yöntemi olarak bu kadınların kısırlaştırılmasını gündeme getirmesini; doğrudan doğruya ari ırk, ari nesiller yaratmaya yönelik faşizan politika önerileri olarak değerlendiriyorum. Geçtiğimiz yıllarda da yanılmıyorsam Antalya'da sokaktaki kadınlar için belediye yetkilileri aynı öneriyi sunmuşlardı. Toplumun dezavantajlı sayılacak kadın kesimlerine yönelik bu tür uygulamaları önermek, bu kadınlara bir kez daha şiddet uygulamak demektir. Bu önerinin gerçekleşmesi değil telaffuz edilmesi bile, bu kesimlere karşı açıkça sosyal bir ayrımcılık ve dışlama kampanyası yapmaktır. Herhangi bir kamu görevinde olup böyle bir öneriyi çözüm olarak telaffuz eden herkesin derhal görevinden alınması gerekir.

"ÖNERİ UTANÇ VERİCİ"
Özürlüler Vakfı Sorumlusu Duygu Altın: Öneriyi kınıyoruz. Bu kadar ciddi bir meseleye sosyal hizmetler kurumunun bu kadar sığ bir çözüm önerisinde bulunması çok trajiktir. Zihinsel engelli kızlarımıza yapılan tecavüzler için ülkemizde ne yazık ki caydırıcı cezalar bulunmamaktadır. AB süreci içinde bulunan Türkiye'de konunun çözümü için bu tarz uygulamalar önerilmesi utanç vericidir. Bir hukuk devleti olan ülkemizde, bu tür olaylar yaşandığında sosyal hizmetlerin ve özel yurtların kızlarımıza sahip çıkması gerekiyor. Kanunlarda öngörülen cezalar da ağırlaştırılmalı.

ÖNLEMEZ, ÜSTÜ ÖRTÜLÜR
İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Mustafa Taner Gören: Hem hekim, hem de Tabip Odası Başkanı kimliğimle söyleyebilirim: Bu, insani bir fikir değil. Çünkü önemli olan bu insanlara tecavüz edilmesinin önlenmesidir. Bu tecavüzü önlemek değil tecavüzün üstünü örtmektir. Engelli bir kızın tecavüze uğraması konusu ele alınırken, çözüm önerisi bu değildir.

ONLAR KISIRLAŞTIRILSIN
SABAH yazarı- Engelli Hakları Derneği Başkanı Cemalettin Gürsoy: Engelli vatandaşlarımız sağlıklı kişilere göre hayata 3-0 mağlup başlıyor. Bu dejavantaja rağmen zoru başarıp hayata tutunmayı başarıyor. Toplum tarafından 'deli' tabir edilen zihinsel engelliler kimsenin malına, canına göz dikmiyor. Kimseye tecavüz de etmiyor. Ne acıdır ki kendini akıllı gören, gözü dönmüş, uçkuruna sahip olamayan kişiler zihinsel engelli kızlarımıza, kadınlarımıza tecavüz ediyor. Erkek çocuklarımıza da... Savunmasız kişileri maalesef devlet de koruyamıyor. Tecavüze uğrayan kızlarımızı kısırlaştırmayı önermek, ayıbın ve vurdumduymazlığın daniskası. Kısırlaştırmanın manası şu: Kısırlaştırılam ki, daha çok tecavüze uğrasın. Bence, tecavüze uğrayanlar değil, tecavüz eden erkekler kısırlaştırılsın. Bu da yetmez başka canlar yanmaması için bu sapıkların ameliyat edilerekzararsız hale getirilmesi şart. Bakın bakalım, savunmasız özürlülere tecavüz nasıl kesiliyor!

BUGÜN NELER OLDU