Konuşan da bir profesör

  1. Haberler
  2. Gündem
Çarşamba 15.12.2010 11:38 ABONE OL

Sabancı Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Cemil Koçak'ın, gerek Mustafa Kemal Atatürk, gerekse Çanakkale Zaferi ile ilgili akıl almaz ifadeler kullandığı öğrenildi.

Akşam gazetesinin haberine göre öğrencilerin aileleri salondaki yerlerini almış, Koçak'ı dinlemeye başlamışlardır. Koçak Çanakkale Savaşı'nı anlatmaya başlar. Bir süre sonra aileler Koçak'ın sözlerindeki ifadelere dikkat etmeye başlamıştır.

"5-10 KİŞİYİ BİLE YÖNETEMEZDİ"

Koçak Yarbay Mustafa Kemal'den "Yarbay Mustafa" diye söz etmektedir. "Yarbay Mustafa"dan öyle sözler ile bahsetmektedir ki, aileler olayı anlamaya çalışır.

Bu Yarbay Mustafa, tarih sahnesine tamamen tesadüf eseri çıkmış, aslında onu Alman komutan Gelibolu içlerinde bir yere gözden uzak olsun diye attıklarını hayatında 5-10 kişiyi bile yönetmediğini, zaten şansı yaver gitmeseydi kahve köşelerinde emekliliğini yaşayıp gideceğini alaycı bir dille söylemektedir.

Kimdir bu tarih sahnesine tesadüfen çıkan, şansı yaver giden, hayatında 5-10 kişiyi bile yönetemeyen Yarbay Mustafa…

"YARBAY MUSTAFA YETENEKSİZDİ"

En sonunda bir öğrenci ailesi dayanamaz "Yarbay Mustafa diye bahsettiğiniz Mustafa Kemal mi?" diye sorar. Koçak "Evet" der. Aileler şaşkındır.

Öğrenci ailesi devam eder: "Neden hiç Mustafa Kemal demediniz?" Koçak "Tarih o gün ki oldukları görevle yazılır" der ve öyle bir ifadeyle devam eder ki salona bir şok daha yaşatır:

"Zaten Yarbay Mustafa itaatsizlikten görevden alındı." Koçak, "Yarbay Mustafa"nın görevden alınmasının "nedenini" ise bakın hangi ifadeyle anlattı: Yeteneksizdi.

SIRA ÇANAKKALE ZAFERİ'NE SALDIRIDA

Koçak, Atatürk'e saldırısını bitirdikten sonra, Çanakkale Zaferi'ne dil uzatmaya başladı. Koçak'a göre, aslında Çanakkale Savaşı'nın galibi Türk Milleti değil, Almanlardı.

Türk Milleti zaferi, Almanlar kutlamaya başladıktan sonra kutlamaya başlamıştı. Prof. Dr. Cemil Koçak'ın sözleri bunlarla bitmedi.

Devam etti: Kime sorsan dedesinin Çanakkale'de şehit olduğunu, bir tek savaş Çanakkale de mi olmuş, niye diğerleri anılmıyormuş…

Konferans, Koçak'ın bu "değerlendirmeleri"yle sona erdi.

SABANCI ÜNİVERSİTESİ YALANLADI

Akşam gazetesinde yer alan bu haberden sonra Sabancı Üniversitesi Profesörü Cemil Koçak söz konusu ifadeleri kullanmadığını beyan ederek basın kuruluşlarına bir açıklama gönderdi. İşte Cemil Koçak'ın yaptığı açıklama:

"Yayında sözü edilen ve Sabancı Üniversitesi'nde yapılan bir konferansta ifadelerimi yansıttığı iddia edilen haber tamamen gerçek dısıdır. Birinci Dünya Savası'nın nedenleri, savas ve Osmanlı cephelerine ve bu arada Çanakkale ve Gelibolu cephesine iliskin yaklasık ikibuçuk saat süren konferasım
sırasında bu veya benze ifadeler kullanılmamıstır. Maalesef bir dinleyicinin anlatılanları tamamen kendisine göre yorumlaması ve bu yorumları bana ait ifadeler seklinde yansıtması üzüntü vericidir. Daha da üzüntü verici olan, medyanın bazen hiç arastırma ihtiyacı duymadan, sadece duyumlara
dayanarak, bu türden gerçek olmayan ve iftira niteliğinde yazılara yer vermesidir. Maalesef konusmam tahrif edilerek sahsıma yönelik siddetli bir saldırı sekline dönüstürülmüstür.

Uzun konferansım sırasında; (a) Gelibolu'nun kara savaslarını anlattığım son kısımda benim ifademle Yarbay Mustafa Kemal Bey'den söz ettim.. Yani o dönemdeki resmi ünvanından. Tarihçilerin tarihsel dönemde kullanılan isim ve ünvanları kullanmak zorunda olduklarını, bunun tarihçiliğin ayrılmaz bir
parçası olduğunu bilmem açıklamama gerek var mıdır? (b) Atatürk'ün Gelibolu cephesine yeniden atanmasının hikayesini anlatırken de, yeniden fiili askerlik hizmetine dönebilmek için ne kadar çaba harcamak zorunda kaldığını, çünkü Enver Pasa'nın baskomutan olarak ve İttihat Terakki Cemiyeti'nin önde gelenlerinin bu türden bir atamaya siyasi nedenlerle karsı durduğunu anlatmıs; sonunda neden orada bulunduğunu bu sürecin sonunda belitmistim. Kendisinin nasıl önemsiz bir komutanlıkla "ödüllendirildiği"ni anlatmısım.

Benim ifadelerim bundan ibarettir. (c) Ardından 24 nisan çarpısmalarından sonra Alman ordu komutanı Sanders'in nasıl olup da takdirini kazandığını ve ilk çarpısmalardan sonra cephe gerisine komutanlıktan alındığında onu koruyup kollayan kisinin de Sanders olduğunu belirtmistim. Aksi halde, is Enver Pasa'ya kalsa, belki de emekliye ayrılmak zorunda kalacağını ve ömrünün geri kalanında sivil olarak geçireceğini bir ihtimal olarak zikretmistim.

İfademde Enver Pasa'nın o sıradaki değerlendirmesini aktarmakla yetinmis, çünkü bundan sonraki siyasal süreçte Enver Pasa ile siyasal mücadelede bunların bilinmesinin tarihi anlamak bakımından önemli olduğunu açıklamıs, bunun nasıl askeri ve siyasi bir hakızlık olduğuna dikkat çekmistim. Yani
yeteneksizlik ifadesi bana değil, Enver Pasa'ya aittir. (d) Ayrıca; Çanakkale zaferinin Almanlar tarafından 1930'larda bir Alman zaferi olarak nitelenmeye ve sahip çıkılmaya baslanınca, Almanya ile diplomatik bir kriz patlak verdiğini, bunun üzerine Çanakkale'ye sahip çıkılmaya ve törenlerin basladığını
anlattım. Birinci dünya savası cephelerinin bundan ibaret olmadığını, aksine pek çok farklı cephede çok sayıda kayıp verildiğini, en son olarak Sarıkamıs'ın son yıllarda anılmaya baslandığını örnek vererek anlattım ve diğer kayıplar için de tören yapılmasını gereğinden söz ettim.

Okuyucuların doğru bilgilendirilmesinin ise ahlaki bir zorunluluk ve görev olduğu kanısındayım. Bu yanlıs aktarımın düzeltilmesini rica ederim.

Saygılarımla.
Prof. Dr. Cemil Koçak
Sabancı Üniversitesi

BUGÜN NELER OLDU