"Muhalefetin anlayışı komünist anlayış"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, iş adamlarına yatırım çağrısında bulunarak, "Bitlisli iş adamlarımızın vefa borçlarını yerine getirmelerini istiyoruz. Batıda çok başarılı işlere imza atmış iş adamlarının kendi memleketlerinde de kalkınmanın fitilini ateşlemelerini istiyoruz. Onlar öncülük yaparsa yatırım çığ gibi büyüyecektir" dedi.

  1. Haberler
  2. Gündem
Pazar 19.12.2010 14:14 ABONE OL
Bitlis temasları kapsamında belediyeyi ziyaret eden Başbakan Erdoğan, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle kahvaltılı toplantıda bir araya geldi. Toplantıda yaptığı konuşmada Başbakan, birlikte yaşama kültürü denildiğinde akla Bitlis'in ve Bitlis Üniversitesi'nin geldiğini belirterek, "İnşallah gelecekte bilimin sanatın merkezi olacak Bitlis daha mağrur bir şehir olarak dünyadaki yerini alacaktır.

Üniversitemizde açtığımız dersliklerle, yaptığımız değişiklerle köylerle, yollarla, Bitlis'imiz
değişiyor. İnanıyorum ki bir sene sonra gelen bu şehri tanıyamayacaktır. Bitlis'te dağlar devriliyor. Dün akşam da gelirken bu bin 900 metrelik tünelin bittiğini görünce, milletim adına ülkem adına gururlandım. Bunlar dünün olmazlarıydı. Ama biz bunları başardık. Demek ki insan Ferhat olursa dağlar devrilir. Demek bu bir iş, aşk, meselesi, dert meselesi. Dertli olursan, bu iş hallolur. Şimdide İnşallah şimdi Bitlis-Van tünelini bitirdiğimizde yine ayrı bir güzellik olacak. Yani şehirler birbirine yaklaşıyor. Gönüllerin birbirine yaklaştığı gibi. Bitlis'i geleceğe hazırlıyoruz" dedi.

"Dünya çok hızlı değişiyor. Biz de yerimizde sayamayız. Bu millete bu yakışmaz. Dün neydik bugün neyiz? Öyleyse biz yeniden tarihte olduğumuz yere geri dönmeliyiz. İşte biz yeniden aynı yere geleceğiz ve daha ileriye gideceğiz" diyen Erdoğan, "Bilimde teknolojide dünyada çok hızlı bir gelişme yaşanıyor. Dünyada artık idare anlayışı değişiyor. Siyaset, ekonomi değişiyor. Bu değişime ayak uyduramayanlarda geri kalıyor, her şeye seyirci kalıyor. Bugün artık her şeyin devletten beklendiği siyaset geride
kalmıştır" diye konuştu.

"ANA MUHALEFETİN ZİHNİNDE HER ŞEYİ DEVLETTEN BEKLEMEK VAR"

Türk siyasetinde hala her şeyi devletten bekleyen zihniyetin olduğunu kaydeden Erdoğan, "Şu an da ana muhalefetin zihninde her şeyi devletten beklemek var. Diyor ki niçin doğuya gidip de sendikalar açmıyoruz? Fabrikada doğuda güneydoğuda işverenler, girişimciler kuracak. Biz onlara zemin hazırlayacağız. Biz onların alt yapısını kuracağız. Biz onları teşvik edeceğiz, imkanlar vereceğiz. Devlet bugüne kadar kurmuşta ne yapmış, hep zarar etmiş. Bu zarar hep milletten çıkmıştır. Bu anlayış Komünist rejimin anlayışıdır.

Biz her türlü sorunu devletin çözmesini beklemek bugünün dünyasına, küreselleşmeye aykırıdır. Elbette devlet yatırım yapacaktır. Okul, köy yapacak köylere su götürecektir. Ancak vatandaşın sorumluluk almadığı, çözümlere dahil olmadığı bir sistem, sorunların çözümlerin yavaşlatacak hatta çözümleri imkansız kılacaktır. Hükümetlerin buraya fabrika açmasını hiç kimse bizden beklemesin. Eğer Ankara buraya gelip fabrika açarsa o zaman iş adamlarımızın durumu ne olacaktır? İş adamları devletle rekabet edebilir mi? Öyleyse yapılması gereken şey onların önünü açmaktır" şeklinde konuştu.

"İHRACAT 36 MİLYAR DOLARDI, ŞİMDİ İSE 112 MİLYAR DOLARI AŞMAK ÜZEREYİZ"

"İş adamlarımızın önünü açacağız. 50 yıl 100 yıl öncesine dönemeyiz. Her şeyi sil baştan yapamayız" diyen Erdoğan, şunları kaydetti: "Göreve geldiğimizde ihracat 36 milyar dolardı, şimdi ise 112 milyar doları aşmak üzereyiz. İnşallah bu sene 112'yi yakalayacağız ve bunu da aşacağız. Aynı şekilde gayri safi yurt içi hasılamıza bakın. Ortalama olarak 350 milyar dolar bir gayri safi yurt içi hasıla varken şimdi 750 milyar dolara yaklaşıyoruz Bakın nerelerden nerelere geldik. Hükümetlerin görevi Bitlis'e yatırım ortamını iyileştirmektir, Bitlis'e yatırımcının gelmesini sağlamaktır. 8 sene önce şu Bitlis'te şu yollar var mıydı? Şu okullar fen liseleri, Anadolu liseleri var mıydı? Hastaneler, yurtlar var mıydı?

Hükümetin görevi yatırımı, yatırımcıyı teşvik etmektir. Bu yapıldığında özel sektör kendiliğinden buraya gelecektir. Bir kez canlanma başlarsa gerisi gelecektir. Bitlisli iş adamlarımızın vefa borçlarını yerine getirmelerini istiyoruz. Batıda çok başarılı işlere imza atmış iş adamlarının kendi memleketlerinde de kalkınmanın fitilini ateşlemelerini istiyoruz. Onlar öncülük yaparsa yatırım çığ gibi büyüyecektir."

Başbakan Erdoğan, huzurun istikrarın olmadığı bir yere yurt içinden ne yurt dışından yatırım yapılamayacağını belirterek, belirsizliğin umutsuzluğun olduğu bir yerde gelecek adına kararlı adımların atılamayacağını söyledi. Erdoğan, "Bölgede huzursuzluğun, terörün neden olduğunu anlamak istemediler. İşte biz o yüzden deli divane yollara düştük. Aynen Veysel Karani gibi; 'Uzun ince bir yoldayız gidiyoruz gündüz gece'. Durmak yok yola devam diyoruz" dedi.

"BURASI TURİZM NOKTASINDA BİR PATLAMA YAŞAYACAKTIR"

Şu anda Bitlis'te doğru düzgün bir otel olmadığı belirten Erdoğan, Bitlis'in inanç turizminde çok ciddi bir alt yapısının olduğunu söyleyerek, "Alt yapımızda eksizlikler var. Bitlis'te sağa sola bakınca her yerde tarihi eserler var. Burada istiyoruz ki 4 yıldızlı, 5 yıldızlı oteller yapılsın, o zaman burası turizm noktasında bir patlama yaşayacaktır" dedi.

"Birinci derecede amacımız oy toplamak değil, gayemiz bu bölgenin dertlerine derman üretmek, bu bölgeyi kalkındırmak ve bu bölgeyle birlikte Türkiye'nin kardeşliğini en ileri seviyelere taşımaktır" diyen Erdoğan, Şükri Bitlisi'nin "Türk ile Türk, Kürt ile Kürt. Evde koyun, yabanda kurt" sözünü söyleyerek, bu dizelerin 500 yıl önce söylendiğini ve Türk ile Kürt'ün beraber olduğunu anlattığını kaydetti.

"Biz bu coğrafyada bin yıldır varız biz et ve tırnağız biz birbirimizin akrabası değil birbirimizin kardeşiyiz" diyen Erdoğan, "Bu kardeşliği bozmaya kimsenin gücü yetmez. Ak ile karanın çok daha belirgin bir hal aldığı bir süreçten geçiyoruz. 10 Aralık Muharrem ayının 10. günüydü aşure günüydü. Tüm insanlık tarihin bu trajik olayını unutmuyor. Hz. Hüseyin'in acısını kalbimizde hissediyoruz. Çünkü orada bir cana kıyıldı. Bizim önümüzde Kerbela gibi bir örnek varken hala ne diye canlara kıyıyoruz?" diye konuştu.

"KİRLİ SİYASET ARTIK KANMASIN"

Bölücü terör örgütüne karşı bizim birlik olunması gerektiğini belirten Başbakan Erdoğan, "Çünkü bizim medeniyetimizde teröre yer yok. Kardeşliğe, barışa yer var. Acılı annelere babalara soruyorum bunu neyle izah edeceksiniz? Gençlerin ölümüne seyirci kalınabilir mi? Birileri bunlara seyirci kalmak istiyor. Birileri bu durumdan siyasi rant üretmek istiyor. Bu oyunu bozmak zorundayız. Kirli siyaset artık kanmasın. Provokatifler kazanmasın, tahrikçiler kazanmasın. İşte bu mesele sadece devlet eliyle
çözülecek bir mesele değil. Bu mesele hepimizin ortak meselesidir.

Bunu birlikte çözmek zorundayız. İş adamları, kanaat önderleri, sivil toplum örgütleri, üniversiteler kenarda durmayacak. Herkes elini, bedenini, yüreğini taşın altına koyacak. Bu milletin canına kastedenler yeterince sevindi. Artık provakatiflerin, silah tüccarlarını değil kendimizi sevindirmenin zamanı" şeklinde konuştu. 12 Eylül referandumunu boykot uygulayanlara da eleştiride bulunan Erdoğan, bu kadar önemli bir süreçte 'hayır' cephesindekilere destek olmanın 'samimiyet mi' olduğunu sordu.

BUGÜN NELER OLDU