Hâlâ 5 çiftten biri akrabasıyla evli

Meclis'te kurulan alt komisyona gelen veriler Türkiye'de kangrenleşmiş yara olan akraba evliliğini masaya getirdi. Akraba evliliklerinin azalmaması dikkati çekti

Salı 21.12.2010
Güncelleme: Salı 21.12.2010
ABONE OL
Türkiye'de kadının yeri ve kadına yönelik şiddetin anatomisi çıkarılıyor. TBMM Kadın- Erkek Fırsat Eşitliği Çocuk Cinsiyeti Nedeniyle Kadınlar Üzerinde Oluşturulan Psikolojik Şiddet, Başlık Parası ve Geleneksel Evlilikler Alt Komisyonu bir süredir Türkiye genelinde yürüttüğü çalışmalarda ilk verileri masaya yatırdı. Komisyonun değerlendirmelerine göre, Türkiye'de kadınlar soybirliği ve ekonomik gücün korunması adına halen yakın akraba evliliğine zorlanıyor. Bu uygulama Doğu ve Güneydoğu'da daha çok öne çıkıyor. Baba soyuna dayanan aşiret- sülale birliğini muhafaza eden özellikle az gelişmiş bölgelerdeki akraba evliliklerine kırsal alanlar ile kentlerin gecekondu mahallelerinde sıkça rastlanıyor. Erkeğin amca kızıyla evlenmek istemesi durumunda kız babasının reddetmesi çok zor gözüküyor. Bu evliliklerde özellikle toprak bütünlüğü korunmak isteniyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ülkede akraba evliliği oranı yüzde 20.9. Kırsal- kent ayrımına bakıldığında, bu oran kırsalda yüzde 24.6, kentte ise yüzde 18.8. Bölgesel düzeyde incelendiğinde ise akraba evliliği yüzde 40.4 oranla en çok Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde görülüyor. Akraba evliliğinin en az olduğu bölge ise yüzde 4.8 oranla Batı Marmara. Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu ve GAP bölgelerinde ise akraba evliliğinde amca çocuğuyla evlilik öne çıkıyor. Kızın amcaoğlu evlenmesinin adeta kural olduğu bu bölgelerde "Akrabaya olan güven" yaygın.

GÜVENCE OLARAK GÖRÜLÜYOR

SABAH'a konuşan Komisyon Başkanı AK Parti Ağrı Milletvekili Fatma Salman Kotan, şöyle dedi: "Akraba evliliklerinin sosyal yapı içindeki yeri ve yaygınlığına bakıldığında erken yaş evlilikleri, sakat çocuk doğumu, çocuk ölüm oranlarının artışı, erken gebelikler, kadın hastalıkları ve beraberinde gelişim bozuklukları ortaya çıkması, okulda olması gereken kız çocuklarına küçük anne rolü verilmesi, çocukluğunu yaşayamadan gelin olan çocukların durumu daha net ortaya çıkıyor." Kadınlara psikolojik baskı nedenleri arasında erkek çocuk talebi olduğunu da anlatan Kotan, bunun sadece kocadan değil kayınvalide ya da komşudan da geldiğini belirtti. Kotan, "Kadınlar erkek çocuk olmadığında eşlerinin eve geç geldiğini söylüyor" dedi.