'Küresel oyuncuyuz'

"İlk üçü Tanzimat, Cumhuriyet ve NATO'ya bağlı güvenlik ağırlıklı dönemler. Şimdi ise özgürlük ve AB ağırlıklı restorasyon dönemi"

  1. Haberler
  2. Gündem
Pazar 26.12.2010 ABONE OL
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, TV ve gazete yöneticileri ve dış politika yazarlarıyla buluşup 3.5 saat boyunca, tüm dünyada tartışılan ve "Yeni Osmanlılar" diye yorumlanan Türk dış politikasını anlattı. Türkiye'nin içinde bulunduğu dönemi "4'üncü tarihi restorasyon" diye adlandıran Bakan, "Büyük dünya satrancında Türkiye artık küresel bir oyuncu olacaktır. Geriye dönüşü yok" dedi. Bakan Davutoğlu'nun açıklamalarındaki ana başlıklar şöyleydi:

DÖRT RESTORASYON DÖNEMİ: 2002'den bu yana büyük restorasyon dönemi içindeyiz. 1'inci restorasyon Tanzimat'tır. 2'nci restorasyon Cumhuriyet'tir. 3'üncü restorasyon 2. Dünya Savaşı'ndan sonra NATO'ya bağlı güvenlik ağırlıklı restorasyon dönemi. 2'nci restorasyonda Sovyetler bizim yanımızdaydı, 3'üncüde karşımızda oldu. Şimdi özgürlük ve Avrupa Birliği ağırlıklı restorasyon dönemini yaşıyoruz. Ekonomide uluslararası ekonomik düzene adapte oluyoruz. Siyasette demokratikleşme sürecindeyiz. Dış politikada da Türkiye söz sahibi oluyor. Bazı reflekslerimiz Abdülhamit, bazıları İttihat ve Terakki, bazıları Atatürk, bazıları İnönü dönemini yansıtıyor. Hepsini bir kalıba sokmak yanıltır. Biz geldik her şeyi değiştirdik demiyoruz. Ama her şeyin eskiden de yapıldığı söylemek haksızlık olur. Başka ülkeleri düzen altına almak gibi bir hedefimiz yok. Balkanlar'da ne kadar etkiliysek, Ortadoğu'da da o kadar etkili olmaya başladık. Bunun yeni Osmanlılıkla ne alakası var? Kim ne derse desin bölgeyle ilişkilerimizi derinleştiriyoruz. Duvarları aşıyoruz aşacağız, potansiyelimiz var.

'ÜÇÜNCÜ DÜNYACI' MIYIZ?: Büyük dünya satrancında artık küresel oyuncuyuz. Küresel kurum ve kuruluşların restorasyonunda söz sahibi olacağız. Küçümsemek için söylemiyorum. Eskiden Kemal Derviş bir görev aldığı zaman övünüyorduk şimdi bütün kuruluşlarda yönetime giriyoruz. Dünyada eşitsizliğe karşı mücadelenin ve silahsızlanmanın liderliğini yapacağız. Güney'in Kuzey'e karşı sesini yükselteceğiz. Küresel ekonomik eşitsizlerin sözcüsü Türkiye olacak. Sadece Doğu ve Batı'yı değil Kuzey ve Güney'i de birleştiren ülke olacağız. Üçüncü dünyacı diye itham edenler çıkabilir, biz sadece küreselleşen dünyada Güney'in sözcüsü olacağız.

TÜRKİYE AVRUPA'SIZ, AVRUPA TÜRKİYE'SİZ OLAMAZ: AB'de 2010'da istediğimiz fasıllar açılmadı. Ama fatura neden hep bize çıkartılıyor. (Fransa lideri) Sarkozy'nin Avrupa normlarını çiğnemesinin vebalini biz mi ödeyeceğiz. Toplumsal bıkkınlık olsa da, AB'yle kilitleri açmak için uğraşacağız, açacağız. Avrupa'nın geleceği bizimle bizim geleceğiz de Avrupa'yla. Avrupa Türkiye'siz Türkiye Avrupa'sız olamaz. Kolsuz kalmak gibi. Çin ile Avrupa'yı kara yoluyla birleştirmeye çalışıyoruz. Avrupa kibirci yaklaşımı sürdürürse, onlara maliyeti olacaktır.

OSMANLI KARŞITLIĞINI UYANDIRMAK İSTİYORLAR: Washington Post'la görüşürken bu fikri (Osmanlı Milletler Topluluğu) ortaya atmadım, sadece tarihi referans verdim. Bu yorumu çıkartmış. Araplardaki Osmanlı karşıtlığını uyandırmak, aramızı bozmak istiyorlar

BUGÜN NELER OLDU