Bahçeli'den "iki dil" yorumu

  1. Haberler
  2. Gündem
Salı 28.12.2010 14:08 ABONE OL
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''İki dilli hayat'' talebinin, ''siyasi bölücülerin Türk devleti eliyle yeni bir millet yaratma girişimi'' olduğunu belirterek, ''Bu talep kesinkes milletimizi ayıracaktır'' dedi.

Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, ''demokratik özerk Kürdistan zırvasının yalnızca bir avuç kendini bilmezin çalışması ya da hazırladığı taslak olmadığını'' ifade ederek, ''Şüphesiz sütre gerisinde AKP hükümeti bulunmaktadır'' diye konuştu. Bahçeli, şunları kaydetti:

''Egemen Türk devletinin cezaevinde yatan müebbet ceza almış bölücü bir mahkum, eğer Türkiye'nin bölünmesine ve ayrılmasına dönük projelerini, fikirlerini dışarıdaki yandaşlarına, terör örgütüne ve taraftarlarına ulaştırabiliyorsa burada aklımıza iki şey gelmektedir: Ya muazzam bir güvenlik ve kontrol zafiyeti vardır ve bundan faydalanan İmralı canavarı dışarıyı yönlendirmektedir ya da çok ciddi bir hükümet operasyonu vardır ve terör örgütü elebaşısı suflörlük yapmaktadır. Zira aklımıza başkaca üçüncü bir şık gelmemektedir. İmralı'dan hain projelerin dışarıya çıkmasına müsamaha gösteriliyorsa, devletin ve milletin bölünmez bütünlüğü beka düzeyinde tehlikelere atılıyorsa, o zaman AKP hükümetinin Türkiye Cumhuriyeti'ni bildirimsiz feshetmek gibi bir niyeti olduğu ortaya çıkacaktır.''

Başbakan Erdoğan'ın ''Ülkemiz üzerinde ameliyat yaptırtmam'' dediğini anımsatan Bahçeli, ''Esasen cerrah olarak eline körleştirdiği demokrasi bıçağı ile paslandırdığı özgürlük neşterini almış ve Türk'e dair ne varsa kesmiş ve kanatmıştır'' dedi.

Türkiye'de ''bir Kürt sorunu değil, terör ve bölücülük sorunu olduğunu'' ifade eden Bahçeli, ''Esas itibarıyla Kürt sorunu demek bir yönüyle, Türk milletini oluşturan bir kısım vatandaşlarımızın sorun olduklarını ikrar anlamına gelecektir'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan'ın ''Kürtçülüğe karşı olduğu kadar, Türkçülüğe da karşı olduğu'' yönündeki sözlerini de hatırlatan Bahçeli, şunları söyledi:

''Recep Tayyip Erdoğan'a hatırlatmak isterim ki karşı olduğun Türkçülük hiçbir zaman bölücü ve ayırıcı bir yanlışa düşmemiştir. Kan dökmek ve bölünmek için dağlara çıkmamıştır. Irkçılıktan uzak kalmış, birleştirici ve bütünleştiricilikten ödün vermemiştir. Zaten farklı bir durum olsaydı, emin ol ki sen bugün Başbakan olamazdın. Sen Türkçülüğün Esasları'nı yazan rahmetli Ziya Gökalp'ın şiirini okuduğundan dolayı kısa süreli cezaevine girdin. Sonra da bu mağduriyeti siyasi hayatın boyunca hep kullandın. İstismar ettin, Türklükle ilgili her değeri fütursuzca karşına aldın. Bu büyük milletin isminin Türk olduğunu hep ihmal ettin, görmezden geldin. Şimdi de Türkçülükle, Kürtçülüğü karşı karşıya getirmek amacıyla yeni bir oyun oynamak için harekete geçtin. Acaba aklının bir köşesinde Türklerle Kürtlerin çatışması için bir niyet mi taşıyorsun?''

-SEKİZ ANA HUSUS-

Bahçeli, ''Başbakan'ın dürüstlük ve samimiyet sınavından geçmesi için sekiz ana hususu yerine getirmesi'' gerektiğini ifade ederek, bunları şöyle sıraladı:

''Milli devlet olarak üniter siyasi yapıda kurulmuş Cumhuriyetin temellerinin hiçbir şekilde sulandırılamayacağı ve Anayasa'nın ilk üç maddesinde ifadesini bulan ilkelere sadık kalınacağı tereddüte ve farklı yorumlara mahal bırakmayacak şekilde Başbakan tarafından ortaya konulmalıdır.
Başbakan, Türk milletini 36 etnik grup olarak tasnif etmekten ve Türkiyelilik kavramının Türk milli kimliği yerine geçmesi ısrarından artık vazgeçmek durumundadır.

Türkçenin sadece resmi dil değil, aynı zamanda eğitim dili olduğunu, bu nedenle Türkçeden başka ikinci dil isteklerinin Türk Milli Eğitim sistemi içine sokulmasının kabul edilemeyeceğini açıkça söylemelidir.
Seçimler sonrası yeni Anayasa ile PKK'nın milli kimlik, dil ve yönetim taleplerinin karşılanmayacağını şimdiden ilan etmelidir.

İmralı ile yürütülen pazarlık ve müzakere sürecini derhal kesmeli, terörist başının İmralı'dan örgütü yönetmesi önlenmelidir.

Başlattığı PKK açılımının tarihi bir hata olduğunu anlayarak bunu sonlandırmalıdır.

Barzani ve Talabani'nin peşinden sürüklenerek bunlara Türkiye'nin sorunları hakkında bilirkişi ve arabulucu gibi söz söyleme imkanı vermekten vazgeçmelidir.

Terörle etkili mücadele için siyasi kararlılık sergilemelidir.

1 Ağustos 2009'da Polis Akademisi'nde Türkiye için en uygun bölünme modellerini tartışmaya açan ve bu süreci bölünme eşiğine kadar getiren PKK açılımı sürecinin koordinatörü İçişleri Bakanının da bulunduğu makamda bir gün dahi durmayarak hemen istifa etmesi ya da görevinden alınması gerekmektedir.''

-''CHP AÇIKLAMALARI SORU İŞARETLERİNİ GİDERMİYOR''-

Hain tahrikler ve girişimler karşısında CHP'nin ''sessiz ve tepkisiz kalmasının endişe verici olduğunu'' açıkladıklarını belirten Bahçeli, CHP Genel Başkanı'nın gecikmeli olarak yaptığı ve sadece dil konusu ve Belçika örneği üzerinde durduğu açıklamasının da soru işaretlerini gidermeye yetmeyeceği söyledi.
Irak Cumhurbaşkanı'nın bir toplantı için Türkiye'ye geldiğini, iç politikayı ilgilendiren konularda görüş ileri sürdüğünü dile getiren Bahçeli, ''Kendi ülkesi işgalin ve saldırının ortasındayken, ülkemizde demokrasiyle ilgili görüşler serdetmesi düşündürücü olmuştur. Hiçbir yabancının, Türkiye'nin iç politikasıyla ilgili görüş ileri sürmesi, yorum yapması ve tavsiyelerde bulunması aymazlık ve densizliktir. Bizim aşiret reisliğinden kurtulamamış zihniyetlerden alacağımız ve öğreneceğimiz bir şey de yoktur'' dedi.

Herkesin işine bakması ve kendi ülkesine odaklanması gerektiğini ifade eden Bahçeli, ''Türkiye'nin cezaevinde yatan bölücü bir mahkuma milletimizin gözünün içine baka baka selam gönderilmesi diklenmektir, tavır koymaktır. Kendi topraklarını işgal edenlerle sarmaş dolaş olanların, benzer alçalmayı ülkemizde de sürdürmesi gafletten öte kendini bilmezliktir, hayasızlığın daniskasıdır'' diye konuştu.

-GÜL'ÜN DİYARBAKIR GEZİSİ-

Gelinen bugünkü noktada Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Diyarbakır'a yapacağı ziyaretin önem kazandığını söyleyen Bahçeli, ''Devletin başı olan Sayın Cumhurbaşkanı'nın Diyarbakır'da Anayasal konumuna ve yeminine uygun olarak bu konularda gereken hassasiyeti göstereceğini beklediğimizi ifade etmek isterim. Aksi takdirde, kaçınılmaz olarak Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakan arasındaki rol paylaşımının devam ettiği sonucuna varmamıza kimse karşı çıkamayacak, buna da itiraz edilemeyecektir. Bundan en başta yara alacak da Cumhurbaşkanlığı makamı olacaktır'' dedi.

''Milli ve üniter devlet yapımızın korunması ve iki dilli hayata müsaade edilmemesinin'' herkesin üstünde titremesi gereken bir husus olduğunu kaydeden Bahçeli, ''Eğer özerklik talepleri, ayrı bayrak ve dil istekleri şirazesinden çıkarsa, milli ve üniter devlet yapısını muhafaza etmek mümkün olmayacaktır. İki dilli hayat talebi, siyasi bölücülerin Türk devleti eliyle yeni bir millet yaratması girişimidir ve kesinkes milletimizi ayıracaktır'' diye konuştu. Bahçeli, şunları kaydetti:

''Türk milletinin içinden kim farklı bir millet çıkarmanın arayışındaysa ve Türk vatanını taksim etmenin kim peşindeyse, unutmasınlar ki karşılarında dağ gibi MHP vardır ve bu emellerine asla geçit vermeyecektir. Türkiye'yi ateşe sürüklemeye, kutlu vatan topraklarını ayırmaya, özerklik adı altında bağımsız dört parçalı bir Kürdistan'ın temellerini atmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir.

Vurulup tertemiz alnından sere serpe yatanların, bir hilal uğruna batan güneşlerin, cephe de mermisi bitse de 'süngüm var' diyenlerin kutlu emanetini ayıracak, dağıtacak ve parçalayacak birileri daha anasının karnından doğmamıştır.

İki dilli, iki bayraklı ve özerk bir yönetimi esas alarak konfederasyon özlemlerini gerçekleştirmeye çalışanlar ve bağımsızlığın duble yollarını şimdiden inşa etmeye yeltenenler Türk milletinin ipek eldiven içindeki çelikten yumruğunu mutlaka yiyeceklerdir. Hiç kimse rüyaya kapılmasın, yanılıp yenilip hayaller kurmasın. Bizim ne verilecek bir çakıl taşımız vardır ne de arkamızı dönüp gideceğimiz toprak parçamız vardır. Ne yüzüstü bırakıp gideceğimiz insanımız ne de yeniden çizilecek sınırımız vardır. Bu irademize rağmen, Türkiye'yi bölmeyi ve milletimizi parçalamayı düşünenler varsa; bu şer ve fitne mahfillerin hesabını sormak ve yakalarından yapışmak MHP'nin bir şeref ve siyasi namus meselesi olacaktır ve hadlerini bildirmek için de her daim hazır olacağız.''

Bahçeli, konuşması sırasında vefatının 74. yılı dolayısıyla Mehmet Akif Ersoy'u andı.

İstanbul'da Velibaba Cemevine saldıranların bir an önce yakalanarak adalet önüne çıkarılmasını beklediğini ifade eden Bahçeli, sporda centilmenliğine ve rekabetine yakışmayan kavga görüntülerinin de tehlikeli gelişmelerin habercisi niteliğinde olduğunu söyledi.

BUGÜN NELER OLDU