Bakanlık olaya el koydu

  1. Haberler
  2. Gündem
Perşembe 30.12.2010 13:51 ABONE OL
Milli Eğitim Bakanlığı, Mardin Mazıdağı Yatılı İlköğretim Bölge Okulunda TBMM İnsan Hakları Alt Komisyonunun yaptığı incelemelerin sonuçları ile ilgili soruşturma başlatıldığını bildirdi.

MEB Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğinden yapılan açıklamada, ailesinden uzakta, anne ve baba sevgisine muhtaç çocuklarla ilgili olarak MEB'in en üst seviyede hassasiyet gösterdiği belirtildi.
Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

''YİBO'larda eğitim gören, her biri bizim için çok değerli ve özel olan çocuklarımızın aç kalması, bakım hizmetlerinin eksik kalması ve üşümesi Bakanlığımız tarafında kabul edilemez bir durumdur.''

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun da çocukların mağdur edilmesini hangi gerekçeyle olursa olsun siyaseten asla kabul etmeyeceğini defalarca kez dile getirdiği anımsatılan açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığının bu okulların üstünde hassasiyetle durduğu, son yıllarda yapılan düzenlemelerin bunun önemli göstergesi olduğu bildirildi.

Açıklamada konu ile ilgili gerekli inceleme ve soruşturma başlatıldığı vurgulanan açıklamada, daha önce açığa alınan, ancak mahkeme kararıyla dönen okul yöneticilerinin olay üzerine tekrar açığa alındığı ifade edildi.

İŞTE MECLİS'İN RAPORU

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde oluşturulan alt komisyonun ''Diyarbakır raporunda'', Diyarbakır merkezdeki 75. Yıl İMKB YİBO'da sınıflar 20-25 kişilik iken, 1 kilometre uzaklıktaki bir başka okulda 70 kişilik sınıflarda eğitim verilmesinin, planlamada eksiklik ve varolan imkanları kullanamama beceriksizliği'' olduğu vurgulandı.

Alt komisyon, 26 Kasım 2010'da, Diyarbakır'da SHÇEK'e bağlı kuruluşlar ile 75. Yıl İMKB Yatılı İlköğretim Bölge Okulu'na yaptığı ziyaretlere ilişkin raporunu tamamladı.

Raporda, öncelikle SHÇEK'e bağlı kuruluşlar hakkındaki değerlendirmelere yer verildi.

İncelemelerde bulunulan SHÇEK kuruluşlarının fiziki ve yaşam koşullarında herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığı belirtilen raporda, ''Ancak çocuklara sunulan imkanlardan bazılarının denetimi konusu üzerinde hassasiyetle durulması gerekir. Kurumdaki bilgisayarların çocukların ruhsal ve fiziksel yönden gelişimini olumsuz etkilemeyecek şekilde kullanılmasının denetimi önemlidir. Benzer şekilde kurumdaki sinema kanalları dahil pek çok televizyon kanalının izlenmesinde de denetim konusu ön plana çıkmaktadır. Ortalama gelir düzeyine sahip pek çok ailenin çocuklarına –fiziksel anlamda– sunamayacağı imkanları içinde barındıran kurumun bu haliyle cazibe merkezi haline gelmesi meselesi bir yana; TV kanalları örneğinde olduğu gibi bazı hizmetlerin çocukların kullanımına sunulmasına gerek olup olmadığı, üzerinde düşünülmesi gereken bir husustur'' denildi.

''Çocuk Evleri'' projesinin memnuniyetle karşılandığı, SHÇEK'e bağlı kuruluşların fiziksel imkanlarının gelişmesine engel olacak bütçe/ödenek sorununun olmadığı belirtilen raporda, çocukların giyimi, yeme-içmesi ve barındıkları yerin kalitesinde bir sorun tespit edilmediği kaydedildi. Raporda, şöyle denildi:
''Diyarbakır ilinde SHÇEK'e bağlı Bakım ve Sosyal Rehabilitasyon Merkezi bulunmadığı ve suça sürüklenen ya da suç mağduru çocukların korunmaya muhtaç diğer çocuklarla aynı ortamda barındığı bilgisi edinilmiştir. Bu uygulamanın en yakın zamanda sonlandırılması uygun olacaktır. Benzer olarak, haklarında tedbir kararı verilen çocukların da kendi içlerinde ayrılmaları gerekmektedir. Zira her ne kadar ikisi de suçun mağduru olsa da suça sürüklenmiş çocuk eylemin aktif, suç mağduru çocuk ise pasif ögesidir. Bu bağlamda, bu çocukların rehabilitasyonları ve sonrasında barınma, korunma ve eğitimleri de ayrı olmalıdır.''

-''YİBO'LARIN KATKI SAĞLADIĞI KONUSUNDA ŞÜPHELER VAR''-

Raporda, yatılı ilköğretim bölge okullarındaki (YİBO) incelemelere de yer verildi.
YİBO'ların kurulduğu dönemdeki şartlar itibarıyla birçok fayda ve hizmet sağladığı belirtilen raporda, ''Ancak günümüzde YİBO'ların gerek kendilerini yenileyememesi gerekse personel eksiği ile maddi kaynak ve fiziksel sıkıntıları nedeniyle, çocukların eğitim ve gelişmelerine, hedeflenen ve arzu edilen katkıyı sağladığı hususunda şüpheler oluşmaktadır. YİBO'ların kendilerinden beklenen verimi sağlayabilmeleri için orta ve uzun vadede yeniden yapılandırılması için gerekli çalışmalar Milli Eğitim Bakanlığınca yapılmalıdır'' denildi.

Kapasitesinin oldukça altında öğrenci mevcudu olduğu görülen 75. Yıl İMKB YİBO'nun bu sorununa çözüm aranması gerektiği belirtilen raporda, şehir merkezinde kalan ve bu nedenle kendisine atfedilen fonksiyonu yerine getiremeyen YİBO'ların daha küçük mekanlara taşınması ve sınıf mevcudu çok kalabalık okulların mevcutlarının azaltılması için yeniden düzenlenmesinin önemine işaret edildi.

-OKUMASI GEREKİRKEN SOKAKTA MENDİL SATAN ÇOCUKLAR-

Raporda, şu görüşlere yer verildi:

''Diyarbakır merkezde bulunan 75. Yıl İMKB YİBO'da gerek derslik gerekse yatakhane kapasitesinin yüzde 65'lerde kullanıldığı görülmüştür. Bu durum İl Milli Eğitim Müdürü başta olmak üzere eğitim idarecilerinin planlama hatasından kaynaklanmaktadır. Diyarbakır gibi derslik ihtiyacının fazla olduğu, okulların ikili eğitim (07:00-13:00/13:30-19:00) yapmalarına rağmen sınıf mevcudunun 65-70 kişilik olduğu, il ve ilçe merkezlerinde, uzak köy okullarında okul veya öğretmensizlik nedeniyle okula gidemeyen çocukların yaşadığı bir ilde, bu kapasitenin yeterince kullanılamaması, büyük bir plansızlık ve öngörüsüzlüktür. Nitekim 75. Yıl İMKB YİBO'da sınıflar 20-25 kişilik iken, hemen 1 kilometre uzaklıktaki bir başka okulda 70 kişilik sınıflarda eğitim verilmeye çalışılması, buradaki fazla kapasite ile mevcut eğitim-öğretim şartlarının dengelenmeye çalışılmaması, en hafif ifadeyle planlamada eksiklik ve var olan imkanları kullanamama beceriksizliğidir.

İl merkezinde, okulda olması gereken saatlerde okulda olmayan ve sokakta mendil satan çocuklarla karşılaşılmıştır. Bir yanda atıl bir eğitim kapasitesinin varlığı, diğer yanda okul çağındaki çocukların eğitim hakkından yararlanamamaları gerçeği, aynı gün içerisinde somut olarak görülmüştür. Bu orantısızlık ve plansızlığın sorumlusu idareciler hakkında, başta İl Milli Eğitim Müdürü olmak üzere, gerekli uyarı yapılmalı ve işlemler takip edilmelidir.''

-''İKİ YİBO BİRLEŞTİRİLMELİ''-

Raporda, 75. Yıl İMKB YİBO'nun, Vali Nafiz Kayalı YİBO ile birleştirilerek il merkezinde tek bir YİBO'nun bulunması ve oluşacak yeni kapasitenin de ilköğretim veya ortaöğretim için kullanılması gerektiği bildirildi.

75. Yıl İMKB YİBO Kampüsünde ilk ve ortaöğretim öğrencilerinin birlikte eğitim görmesinin sakıncalı olabileceği düşünülerek, bu öğrenci gruplarının birbiriyle ilişkilerinin en aza indirilmesinin, üzerinde hassasiyetle durulması gereken önemli bir konu olduğu vurgulandı.

Raporda, oldukça sorunlu olan bu okullara öğretmen atamalarının seçimle yapılması ve YİBO öğretmenliğinin cazip hale getirilmesi gerektiği belirtildi.

Başta Milli Eğitim Bakanlığının taşra ve merkez teşkilatı olmak üzere, vali ve kaymakamların bu okulları yakın takibe almak suretiyle denetimlerine ağırlık vermeleri gerektiği vurgulandı.

Raporda, Diyarbakır'daki kayıp çocuk sayısı hakkında da bilgi verildi. Kayıp çocuk sayısının 2007'de 319, 2008'de 396, 2009'da 514 ve 2010'un ilk 10 ayında 547 olduğu ifade edildi.

BUGÜN NELER OLDU