Gül, zılgıtlarla karşılandı

Cumhurbaşkanı Gül, "Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi dili Türkçe'dir bu böyle de devam edecektir" vurgusu yaptı. Gül, "Gizli gündeminiz olmasın" diye uyardığı Baydemir'in Kürtçe-Türkçe sözlük hediyesini aldı

  1. Haberler
  2. Gündem
Cuma 31.12.2010 ABONE OL
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "iki dil" tartışmalarına zılgıtlar ve Kürtçe sloganlarla karşılandığı Diyarbakır'dan son noktayı koydu. Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi dilinin Türkçe olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Gül, "Bu böyle de devam edecektir. Ayrıca devletin ve kamu kurumların dili Türkçedir, ortak dilimizdir" dedi. Cumhurbaşkanı Gül, kentte "Kürtçe konuşacak mısınız" sorusuna, "Bilmiyorum. Bilsem niye konuşmayayım" dedi.

İKİ DİLDE HOŞGELDİN
İkinci kez Diyarbakır'ı ziyaret eden Cumhurbaşkanı Gül, vatandaşların alkışlarıyla karşılandığı kentte ilk
olarak valiliği ziyaret etti. Gül, burada yaptığı açıklamada, "İlk ziyaretim Cumhurbaşkanı olduktan sonra bölge illerini kapsadı ve kısa süreli oldu. Bu geziyi uzun süredir arzu ediyordum. İkinci kez Diyarbakır'da olmaktan memnuniyet duyuyorum. Türkiye'nin en önemli illerinden birisidir. Sadece Anadolu'nun değil tarih boyunca Ortadoğu'nun merkezi olmuş büyük bir medeniyet, ticaret ve kültür merkezidir" dedi. Gül, valilikten ayrılırken yerel kıyafetli iki çocukla hatıra fotoğrafı çektirdi. Halkı selamlayarak buradan ayrılan Gül'ün ikinci durağı 7. Kolordu ve Garnizon Komutanlığı oldu. Mehmetçikle bir araya gelen Gül ardından da Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'ne geçti. Üç yıl önceki Diyarbakır gezisinde Belediye'ye ziyarette bulunmayan Gül, bu kez Osman Baydemir'in koltuğuna oturdu. Belediye binasının önündeki ışıklı panoya ve pankarta "Sayın Cumhurbaşkanımız kendimize hoş geldiniz-Birez Serokomare me hun bi xer hatın bejare me" yazılması dikkat çekti. Belediye kapısında Gül'ü karşılayanlar arasında, Belediye Başkanvekilliğine getirilen Hasibe İpek de yer aldı. Belediye'de iki dil tartışmalarına atıfta bulunan Gül, şöyle konuştu: "Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi dili Türkçe'dir bu böyle de devam edecektir. Ayrıca devletin ve kamu kurumlarının dili Türkçe'dir. Ortak dilimizdir. Ama şu da bir gerçektir ki halkımızın içerisinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları içinde farklı farklı dilleri konuşan vatandaşlarımız, yörelerimiz vardır. Burada nasıl Kürtçe konuşuluyorsa başka yerlerde Arapça konuşan vatandaşlarımız var. Sayıları azalmış bile olsa gayrimüslim vatandaşlarımızın konuştuğu diller var. Bunların hepsi de bizim dilimizdir, hepsi de bizimdir. Zaten Anayasamızda kültür mirasımızı korumak görevimiz de vardır. Bunların bir kısmı kültür mirası, bir kısmı yaşayan miraslardır. Dolayısıyla bu çerçeve içerisinde olaylara gayet sağlıklı bir şekilde bakmamız gerekir."

KÜRTÇE SÖZLÜK HEDİYE

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Baydemir, Cumhurbaşkanı Gül'e 40 bin kelimelik Türkçe-Kürtçe sözlük ve 16. yy'da yaşayan Diyarbakırlı sanatçı Matrakçı Nasuh'un "Diyarbakır Çizimi" tablosunu hediye etti. Baydemir, "Sayın Cumhurbaşkanım, kabul buyurursanız içtenlikle mutlu olacağım. Güzel Türkçemizin ve güzel Kürtçemizin lügatıdır. Toplam 40 bin kelimelik bir hazineye sahiptir. Takdim etmekten şeref duyuyorum" dedi. Bunun üzerine Gül, "Diyarbakır'a sorunlarını ve zenginliklerini yerinde görmek istedim. Verdiğiniz lügatı memnuniyetle aldım. Bu da tabii buranın sosyolojik bir gerçeğidir" karşılığını verdi. Gül, bütün illerin kalkınma yarışı içinde olduğunu buna karşın Diyarbakır'ın birçok meselesi bulunduğuna dikkat çekerek, "Bütün bunları bir kes daha yakından görmek, bilmek için buradayım" diye konuştu.

GİZLİ GÜNDEM UYARISI

Baydemir, Gül'e kentin sorunlarıyla ilgili bilgi verip yapılan hizmetleri aktardığı 15 dakikalık bir sunum yaptı. Ardından Baydemir, "Kürt siyasetçilerinin ana dil ve demokratik özerklik konusundaki talep ve önerilerine tahammül edilmemesi de son derece kaygı vericidir" ifadelerini de kullanarak, şu açıklamayı yaptı: "Sayın Cumhurbaşkanım, sizlerin de ifade ettiği gibi, Türkiye'nin en büyük sorunu Kürt sorunudur. Sorun sadece Kürt vatandaşlarımızı değil, tüm ülke insanını etkilemekte; sadece bugünümüzü değil, geleceğimizi de ipotek altına almaktadır. Bu soruna asayiş ve güvenlik perspektifinden yaklaşmak sonuç vermemektedir. Türkiye'nin Kürt sorunu bir Anayasal ve yönetsel demokrasi sorunudur. Çözüm de demokratikleşme, yeni bir Anayasa ve adem-i merkeziyetçi bir siyasi-idari yönetim anlayışıyla mümkündür." Cumhurbaşkanı Gül, Baydemir'den kamuoyunun önünde yapıcı bir üslup kullanmalarını isterken, "gizli gündeminiz olmasın" uyarısında bulundu. Bunun üzerine Baydemir de 20 yıldır bu sorunun çözümü için mücadele ettiğini, kan dökülmemesi için çabaladığını ifade etti. Baydemir, KCK davasına atıfta bulunarak, "Üzülerek ifade etmek isterim ki, eylemsizlik süreci şu ana kadar değerlendirilemedi. Askeri ve siyasi operasyonlar devam ediyor. 2009 seçimlerinden bu yana bin 800'ü aşkın Kürt siyasetçinin tutukluluğu devam ediyor. 13 Ocak'ta görülecek davaya dair demokratik kamuoyunun beklentisi tutuklu arkadaşlarımızın tahliye edilmesidir. Yerinden yönetimin esaslarından olan ana dil ve demokratik özerklik konularında devletin atacağı adımlar katılımcı demokrasinin tesis edilmesini kolaylaştıracaktır." dedi.

Hüseyin KAÇAR - Veysel KOÇ Cengiz UYSAL / SABAH

BUGÜN NELER OLDU