Maaş bağlanacak tazminat verilecek

Başbakan Erdoğan, şehit cenazeleri nedeniyle ertelenen AK Parti grup toplantısında partililere hitap etti.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, daha Afganistan'dan şehitler gelmeden, olay aydınlanmadan, ayaküstü açıklamalar yaparak 12 şehit üzerinden rant devşirmeye çalışmanın, milli, manevi hiçbir değerle bağdaşmadığını belirterek, ''Bu, sorumsuz açıklamayı yapanları küçültmüş, onları bir kez daha fırsatçı konumuna düşürmüştür. Şehitlerimiz daha toprağa verilmeden, vatanlarına gelmeden kamuoyunu yanıltacak şekilde açıklamalar yapmak, mülevves bir siyaset anlayışının yansımasından başka bir şey değildir'' dedi.

Erdoğan, partisinin TBMM grubunda yaptığı konuşmada, Afganistan'da 16 Mart sabahı, Türkiye'nin komuta ettiği Kabil Bölge Komutanlığı emrinde görev yapan Skorsky tipi helikopterin kaza geçirdiğini, 12 askerin şehit düştüğünü, 4 Afganlı'nın da hayatını kaybettiğini anımsattı.

Şehit askerleri rahmet, hürmet ve minnetle yad ettiğini ifade eden Erdoğan, hayatını kaybeden askerlerin isimlerini tek tek sayarak, askerlere Allah'tan rahmet diledi. Erdoğan, ''Allah onlardan razı olsun, mekanları inşallah cennet olsun. Şehit askerlerimizin yakınlarına, silah arkadaşlarına, aziz milletimize başsağlığı ve sabır diliyorum. Helikopterimizin düştüğü yerde hayatını kaybeden Afganlı kardeşlerimize de Allah'tan rahmet niyaz ediyor, yakınlarına, Afgan halkına başsağlığı mesajlarımı iletiyorum'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, dünkü kanunsuz gösterilerde, güvenlik güçlerine ateş açılması sonucu Yüksekova'da 3, Cizre'de 2 polisin yaralandığını anımsatarak, yaralı polislerden Ahmet Toprakloğu'nun şehit olduğunu söyledi. Erdoğan, Toprakoğlu'na Allah'tan rahmet, yaralı polislere de acil şifa diledi. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Efendim neden pazar günü talep edilen bu törenlere müsaade edilmedi, neden 3-4 gün, bir hafta izni verilmedi... Hatta hatta bunu kenar köşelerine kadar yansıtan beyefendilere de sesleniyorum; sizlerin alamadığı haberleri, niçin bizim alabildiğimizi veya alabileceğimizi düşünmüyorsunuz? Aldığımız bu haberler, bizi ister istemez daha temkinli hareket etmeye sevk etmektedir. Terörist başı, terörist liderlerinden biri, 'kan gölüne çevireceğiz' diye yaptığı açıklamayı duymuyor musunuz? Sizin kulağınız var sağır mısınız, gözünüz var görmüyor musunuz, pazar günü yapılanları görmediniz mi alınan bütün önlemelere rağmen? Huzurlu bir ülkeyi, huzursuz bir ülke haline çevirme gayreti içinde olanlarla beraber ne zamana kadar hareket edeceksiniz? Bizim bu tavırlarımızı, farklı bir yere çekme gayretinde olan beyefendiler tabii ki köşelerinizde rahatsınız. Çünkü, zaman oluyor size dağdan, adadan davet ediyor; 'gelsin onlarla konuşalım' diye. Bundan dolayı mı bu yazıları yazıyorsunuz? Münasebetleriniz gayet güzel maşallah. Kaynağınız burası demek ki. Kusura bakmasınlar bizler bir devlet, şu anda bu devleti yöneten Hükümet olarak, halkımızın huzuru, refahı için atılması gereken adım neyse bu adımları atmaya sonuna kadar devam edeceğiz. Bunlar şu veya bu şekilde, bir anlayışın değil, sadece milleti, ülkeyi yönetmenin bize yüklediği sorumluluğun gereğidir. Çünkü, böyle bir sorumluluğumuz var. Bir tarafta polisimiz, askerimiz şehit edilirken beyefendilerin hiç sesleri çıkmayacak ama bölücü terör örgütü veya onun uzantısında herhangi bir sıkıntı yaşandığında kıyameti koparacaklar, her tarafı ayağa kaldıracaklar. Kusura bakmasınlar, gereği neyse bu yapılmaktadır, bu yapılacaktır.''

BİZE ULAŞIN