Bahçeli'ye suikast soruşturması tamamlandı

Bahçeli'ye suikast planlayan örgüt, Kürtlere yönelik imha planı yapmış.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye suikast planladıkları iddialarıyla gündeme gelen Türk İntikam Teşkilatı/ Direniş Hareketi örgütüne yönelik operasyonda 5'i tutuklu 6 zanlı hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Cumhuriyet savcılığınca hazırlanan iddianame, Adana Özel Yetkili 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi. Soruşturma kapsamında 11 zanlı hakkında ise kovuşturmaya yer olmadığını karar verildi. Tutuklu sanıklar hakkında 15 yıla kadar hapis cezası istendi.

Yürütülen teknik ve fiziki takip işlemleri, arama, kriminal ekspertiz raporları doğrultusunda Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı tarafından hazırlanan 73 sayfalık iddianamede şüpheliler hakkında 'ürpertici' iddialara yer veriliyor. İddianamede, örgütün '2040–2050 yıllarında Türkler ile Kürtlerin nüfusunun eşit olacağı; bunun engellenmesi için Kürtlere yönelik topyekûn bir imha hareketinin başlatılması' amacıyla kurulduğu belirtiliyor. Terör örgütünün, "Devletin bütün kurumlarının devşirmeler (siyasetçiler) tarafından işgal edildiği, Türk kanı taşımayan bu devşirmelerin bir an önce tasfiye edilmeleri gerektiği" düşüncesiyle hareket ettiği anlatılırken, örgütün düşman nitelemesi ve çözümü şu sözlerle özetleniyor: "Türk devletini tehdit eden öncelikli düşmanlar Kürtler; ülkede yaşayan diğer azınlıklar, İslamcı akımlar, AKP'nin kurucu üyeleri ve vekillerinin ivedilikle imha edilmesi."

TÜRK KÜRT ÇATIŞMASI, HALKI KIŞKIRTMAK

Örgütün internet aracılığıyla başta sempatizan kitle olmak üzere milli hassasiyetleri bulunan insanlara ulaşmaya ve bu sayede "Türk- Kürt çatışması meydana getirmek, ülkede yaşayan diğer tüm azınlık gruplara yönelik halkı kışkırtmayı hedeflediği değerlendirilmektedir." denilen iddianamede şüphelilerin "eylem arayışında olmaya ilişkin" telefon görüşmelerine yer veriliyor.

Şüphelilerden Sercan G.'nin verdiği ifadelerde Gökhan G.'nin işyerine gittiği bazı günlerde yaptıkları konuşmalarda, "Kuru kuruya toplantı yapmanın boş bir şeydir. İki üç PKK'lı döverek nezarethaneye girmek salaklıktır. Farklı eylemler yapılması gerekir. PKK'lılara zarar vermek yerine azınlıklara saldırı düzenlenebilir. Bu doğrultuda kiliseye yönelik bombalama ve BDP il binasına silahlı eylem yapılabilir." şeklindeki beyanları tespit ediliyor.

'JANDARMAYA MUHBİRLİK YAPTIM'

İddianamede örgüt lideri olarak gösterilen Sedat Ç.'nin 'Barboros' kod adını kullandığı ve kendisini askeri bir yetkili olarak tanıttığı ifade ediliyor. Şüpheli Sedat Ç.'nin sorgudaki savunmasında, "Suçlamaları kabul etmiyorum. Ankara İl Jandarma Komutanlığı'nda tarihi eserler konusunda muhbirlik yaptım." dediği ifade ediliyor.

Zanlı Sercan G.'nin ise görüşmelerinde derin teşkilatlanmalardan bahsederek, kendisini MİT ve askeri şahıslarla birlikte olduğu vurgusunu yaptığı anlatılan iddianamede şu ifadeler yer alıyor: "MHP'nin gençlik yapılanması olan Ülkü Ocakları okul yapılanması içerisindeki şahısları kullanıp, doğu kökenli ve PKK'ya sempati duyan şahısların tespiti ve bunlara eylem yapılmasıyla ilgili konuları görüştüğü anlaşılmıştır. Ayrıca şüpheli Silvan'da şehit olan asker protestolarına katılarak, yönlendirmede bulunduğu tespit edilmiştir."

İşyerinde, bir adet Kaleşnikof marka silah, bu silaha ait şarjör, 21 adet Kaleşnikof fişeği ele geçirilen Sercan G.'nin evindeki aramalarda "Bozkurt Birliği Gençliği, Beyin Kadrosu" ibareli örgütsel şemaya dikkat çekiliyor.

"DEVLET BAHÇELİ YOK EDİLMELİ"

İddianamede, zanlı Sercan'ın evinde elde edilen geçirilen doküman hakkında şu bilgiler veriliyor: "Rauf Denktaş'ın, Alpaslan Türkeş'in ölümünden sonra yerine geçen Devlet Bahçeli, siyonistler tarafından MHP'nin içerisine sokulan bir ajandır. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün seçilmesi, Abdullah Öcalan'ın yakalanması ve asılmaması ile fanatik ülkücülerin partiden ihraç edilmesi gibi konuların Devlet Bahçeli'nin birer planı olduğu vurgulanmaktadır. Devlet Bahçeli'nin bir dönem MİT ile çalıştığı, ülkücü ışığı söndürmek için adım adım emeline ilerlediği ve bu yüzden Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) olarak planlar yaparak, Bahçeli'nin yok edilmesi gerektiği belirtilmektedir. (iletişim tespit tutanağında ise Gökhan G. İle Kubilay K. arasındaki görüşmede Kubilay K. '… Kardeş bizim ya kurtuluşumuz için yemin ediyorum var ya bir kurtuluş hareketi başlatmak için önce Devlet Bahçeli'yi temizlememiz lazım, Devlet Bahçeli'nin ölmesi lazım.' Gökhan G. ise 'Yaparız yiğidim, yaparız, her şeyi yaparız' diyor."

"İSİM LİSTELERİ BELİRLENEREK EYLEM YAPMA AŞAMASINA GELDİĞİ ANLAŞILMIŞTIR"

Şüphelilerin kod isim kullandıkları, azami derecede gizliliğe riayet ettikleri ve genellikle ankesörlü telefonla veya yüz yüze görüştükleri belirtilen iddianamede şu ifadeler kullanılıyor: "Bu bağlamda Sedat Ç.'nin (Barbaros), Kubilay K.'nın (yeşil) kod isimleri kullandıkları tespit edilmiştir. Şüphelilerin birbirlerinden haberdar illegal gizli bir örgütlü yapı oluşturdukları ve aralarında bir ast-üst ilişki geliştirdikleri… Ankara'da faaliyet gösteren Sedat Ç.'nin bu yapının başı olduğu, Gökhan G. ve Uğur A.'nın bu şahısla bağlantılı Adana'da faaliyet gösterdikleri….Oluşturulan bu yapının kamuoyunda tanınması amacıyla ses getirecek bir dizi eylem arayışına girdikleri değerlendirilmiştir. PKK sempatizanı veya Kürt kökenli oldukları tespit edilen şahıslar ile ülke yönetiminde görev alan emperyalist güçlerin ajanı olarak nitelendirilen kişilerin isim listesinin belirlenerek, eylem yapma aşamasına geldiği tespit edilmiştir."

Haklarında "Terör örgütü yasadışı silahlı Türk İntikam Birliği Teşkilatı/Direniş Hareketi yöneticisi veya üyesi olmak, sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah ve mermileri satın alma, bıçak ve diğer aletleri izinsiz olarak satma, satın alma, bulundurma" suçlarından 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan tutuklu sanıklar Sedat Ç. (44), Gökhan G. (32), Kubilay K. (29), Uğur A. (35), Sercan G. (25) ve tutuksuz Mustafa G. (52) önümüzdeki günlerde h'kim karşısına çıkacak.
BİZE ULAŞIN