Ahmet Şık Avrupa Parlamentosu'nda

İki hafta önce Silivri Cezaevi'nden tahliye edilen gazeteci Ahmet Şık bir konuşma yapmak üzere gittiği Avrupa Parlamentosu'nda alkışlarla karşılandı.

Ahmet Şık, Türkiye'de gazetecilerin susmak zorunda kaldıklarını savundu ve Gülen cemaatine yönelik eleştirilerde bulundu.

"Ben kitabı yazmasaydım içeri girmezdim" diyen Ahmet Şık, "Ancak bana mahkemede ceza verecekler. Eğer vermezlerse bu örgütlenmenin arkasındaki unsurlar ortaya çıkacaktır. O açıdan bana ceza vermek zorundalar" dedi.

ABHaber'de yer verilen habere göre, Avrupa Parlamentosu'nda d��zenlenen özel bir oturumda konuşan Ahmet Şık, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'nde kendi kitabını bombaya benzettiği konuşmasına atıfta bulunarak,"Beni terörist, düşüncelerimi ifade etmeye çalıştığım kitabımı da terör örgütü propagandası olarak niteleyenler umarım bugün biraz da olsa utanıyorlardır" görüşünü dile getirdi.

Şık, "Ancak bilmelisiniz ki Türkiye'nin tutuklu gazetecilerden ziyade tutuklu olmadığı halde tutuklu olan gazeteciler sorunu da büyüktür" ifadelerini kullanarak, "AKP ve iktidarının görünmeyen ortağı Gülen cemaatine karşı eleştirel tutum takınan, yürütülen politikalara muhalif bir duruş sergilemeye çalışan birçok gazeteci ya işinden olmuş ya da otosansürle susmak zorunda kalmıştır" şeklinde konuştu.

Tutuklanmasının ifade özgürlüğü sorununu görünür hale getirdiğini belirten Şık, sanıklarının gazeteciler olduğu davaların birçoğunda sadece gazetecilerin yargılanmadığını, bizzat gazetecilik faaliyetlerinin yargılandığını söyledi.

Şık, "Polis ve yargı kaynaklı bu haksızlıkları görünür hale getiren Ergenekon ve türevi soruşturmalar, kanlı, kirli ve karanlık bir geçmişi barındıran Türkiye derin devletini konu edinmiyor" diye savundu. Şık şöyle devam etti:

"Bu soruşturma ve davaların tek etkin gücü olan güvenlik bürokrasisini ele geçirmiş, etkinliğini giderek fazlalaştıran ve yargıda da uzantıları olan bir Gülen cemaatinin kimi mensupları hedefine koyduğu her kişi, kurum ve kuruluşu, bir takım derin devlet artığı ve darbeciyle birlikte Ergenekon ve türevi dava ve soruşturma torbalarına doldurmaya çalışıyor. Türkiye derin devletiyle hesaplaşma fırsatı bir kez daha kullanılmak istenmiyor."

"GÜLEN CEMAATİ RÖVANŞİST BİR TUTUMLA GEÇMİŞİN İNTİKAMINI ALIYOR"

Ahmet Şık, "Derin devlet ya da darbeler soruşturuluyor denirken derin devletin ve darbelerin mağdurlarına söz hakkı tanınmıyor" gibi eleştirilerde bulunduğu konuşmasında şu görüşleri dile getirdi.

"Tartışmalı kimi soruşturmaları yöneten ve yönlendiren güç olan Gülen cemaatinin güvenlik bürokrasisindeki kimi mensupları rövanşist bir tutumla hem geçmişin intikamını alıyor hem de siyasi muhaliflerini ortadan kaldırmaya çalışıyor."

Şık ayrıca, Gülen cemaatinin, Türkiye'nin militer iki gücü olan polis teşkilatı ve ordu içinde örgütlenmeyi niçin bu kadar çok istediğinin izaha muhtaç olduğunu söyledi.

"BEN KİTABI YAZMASAM İÇERİ GİRMEZDİM"

ABHaber, Ahmet Şık'ın, Avrupa Parlamentosu'nda düzenlenen özel oturumda, AP Liberal grup üyelerinin, daha çok Gülen cemaati ve AKP ile cemaat arasında çekişme iddialarında yoğunlaşan sorularına verdiği yanıtları özetledi. Buna göre,"Gülen cemaatinin niçin gizemli olduğunu bende merak ediyorum. O yüzden hapse atıldım. Ben kitabı yazmasam içeri girmezdim" diyen Ahmet Şık, "Şu anda AK Parti hükümeti ve birde gayrı resmi ortağı Gülen cemaati var. Gülen cemaati hayalet gibi. Her yerde var. Ama her yerde yok" savlarını dile getirdi.

Ahmet Şık, kendisinin eski vesayet sisteminin bir parçası olmadığını, yeni vesayet sisteminin de parçası olmadığını söylerken de "Şeriat gelecek mi diye bir paranoya var. Hayır gelmez. Gelemez. Ama anladım ki Türkiye'ye bir şey geldi. Bunun adını koyamıyorum. O "şeye' ya biat edeceksin etmezsen hapse gideceksin" ifadelerini de kullandı. Ahmet Şık kendisi için "Ben aşırı laik veya kökten Kemalist değilim" nitelemesinde bulundu.

"BANA MAHKEMEDE CEZA VERECEKLER, VERMEK ZORUNDALAR"

Kendisinin şartlı salıverildiğini, beraat etmediğini de anlatan Şık, "Ancak bana mahkemede ceza verecekler. Eğer vermezlerse bu örgütlenmenin arkasındaki unsurlar ortaya çıkacaktır. O açıdan bana ceza vermek zorundalar" şeklinde konuştu.

Ahmet Şık, "Türkiye'de hiç kimse Gülen cemaatinin yaptığı iyilikten hayır işlerine karşı değil. Bende değilim" de dediği yanıtlarında Terörle Mücadele Yasası'na değinerek, yasanın başlı başına bir sorun olduğunu, AB adayı olan bir ülkede böyle bir yasa olamayacağını vurguladı.

Adalet Bakanlığı'nın reform yapmak istediğini de söyleyen Ahmet Şık, "Gülen cemaatinin medyasının arşivlerine göz atarsanız Kürt açılımına karşı bir duruş var" dedi.

"AK PARTİ ŞERİAT GETİRECEK PARTİ DEĞİL, NEO LİBERAL PARTİ"

Bugünkü yargı sürecinin mutlaka gelecekte sorgulanacağını savunurken "Türkiye'de öyle korku ikilimi yaratıldı ki sivil toplum hareket edemiyor. Türkiye'deki toplumsal muhalefet yetersiz. Korku düzeni var. Medyaya ağır baskı var" görüşünü öne süren Şık, "AK Parti şeriat getirecek bir parti değil, neo liberal parti. Geçmişteki partilerden farkı yok. Ama giderek daha fazla yaşan alanımıza müdahale edilmeye başlandı" ifadelerini kaydetti.
BİZE ULAŞIN