'Kararı Suriye halkı verecek'

BM ve Arap Birliği Suriye Özel Temsilcisi Annan, Esad'ın kaderine Suriye halkının karar vereceğini belirterek, zirvede geçiş hükümeti konusunda hemfikir olunduğunu söyledi... Dışişleri Bakanı Davutoğlu, önceki mutabakatlarda sadece ateşkese vurgu yapıldığını belirterek, "Bu mutabakat önemli bir adım. Perspektifi kapsamlı" dedi

  • Gündem
  • Pazar 01.07.2012

BM ve Arap Birliği'nin Suriye Özel Temsilcisi Kofi Annan, Suriye Toplantısı'na katılan ülkelerin, Suriye'de barışın tesisi için geçiş hükümetinin kurulması konusunda hemfikir olduklarını söyledi. Kofi Annan, toplantının sonuç bildirisinin yayımlanmasından sonra yaptığı açıklamada, katılımcı ülkelerin, Suriye'de barışın tesisi için geçiş hükümetinin kurulması konusunda anlaştıklarını belirtti. Annan, siyasi bir anlaşmaya varmanın Suriye halkına düştüğünü ifade etti. Toplantının sonuç bildirisinde ise geçişin mümkün olacağı tarafsız bir ortam yaratılabilmesi için bir geçiş hükümetinin kurulması konusunda anlaşıldığı bildirildi. Annan bir gazetecinin "Esad'ın kaderi ne olacak" sorusuna "O kararı Suriye halkı verecek" demekle yetindi. Söz konusu geçiş hükümetinin, mevcut yönetimin, muhaliflerin ve diğer grupların üyelerini içerebileceği, ortak rıza temelinde oluşturulabileceği belirtilen bildiride, ülkenin geleceğine Suriye halkının karar vereceği, Suriye'de toplumun tüm kesimlerinin, ulusal diyalog sürecine dahil edilmesi gerektiği vurgulandı.

TARAFLAR İŞBİRLİĞİ YAPMALI

Bildiride bu temelde anayasal düzenin ve adalet sisteminin gözden geçirilebileceği, sonucun, halkın onayına sunulacağı, anayasal düzen kurulduğunda, özgür ve çok partili seçimler için hazırlanılması, kadınların geçiş sürecinin tüm safhalarında tam anlamıyla temsil edilmeleri gerektiğinin altı çizildi. Geçiş sürecinde güvenlik, istikrar ve sükunetin önemine değinilen bildiride, tüm tarafların, şiddetin kalıcı biçimde durmasının temini için geçiş hükümetiyle işbirliği yapmak zorunda olduğu belirtildi. Suriye'nin toprak bütünlüğü, bağımsızlığı ve birliğine saygı gösterilmesi gerektiği dile getirilen bildiride, Eylem Grubu'nun üyeleri dahil olmak üzere uluslararası toplumun, bu ülkedeki tarafların varacağı anlaşmanın uygulanmasına önemli destek vermeye hazır olduğu ifade edildi. Bildiride ayrıca Eylem Grubu'nun, Suriye'de süregelen ve artan ölümleri, yıkım ve insan hakları ihlallerini kınadığı, şiddetin ve insan hakları ihlallerinin sona erdirilmesi ve Suriyelilerin liderliğinde geçiş hükümetine yönelik sürecin başlatılması için ivedilikle ve yoğun biçimde çalışmaya kararlı olduğu bildirildi. Toplantıya BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri İngiltere, ABD, Rusya, Çin ve Fransa'nın yanı sıra Irak, Kuveyt, Katar dışişleri bakanları ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi ile BM Genel Sekreteri katılıyor.

DAVUTOĞLU: TAKİP EDECEĞİZ

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, toplantının ardından yaptığı değerlendirmede, "Bu mutabakat önemli bir ilk adımdır. Önemli olan bundan sonra bu mutabakat çerçevesinde anlaşılan hususların alana nasıl yansıyacağı, alanda nasıl hayat bulacağı" dedi. Davutoğlu, şunları söyledi: "Biz hep sadece ateşkes değil, siyasi bir değişimi de öngörecek bir geçiş sürecinin olması gerektiğini vurgulayageldik. Daha önceki çalışmaların çoğunda sadece ateşkes vurgulanıyordu. Bu sefer serbest seçimler, çoğulcu bir toplum ve serbest gösteri hakkı ve serbest basın da olmak üzere kapsamlı bir perspektif, değişime yönelik bir geçiş süreci öngörülüyor. Bu, bütün ülkelerin, özellikle Rusya ve Çin'in de katılımıyla bu konuda sağlanan mutabakat önemli bir ilk adımdır." Davutoğlu, "Bölge istikrarı için bugün artık Suriye rejimi sadece Suriye halkı için değil, bölge istikrarı için de bir istikrarsızlık unsuru, bir tehdit haline dönüşme eğilimindedir. Buna karşı da kararlı adımların atılması lazım. Kararların kararlılıkla alana yansıtılması lazım. Bunun da takipçisi olacağız" diye konuştu. Davutoğlu, Türkiye'nin Kofi Annan'ın alandaki çalışmalarına destek vermeye devam edeceğini belirterek, "Eğer bu konuda bugün burada alınan kararlar uygulama aşamasına geçerse ve sağlam bir şekilde BM tarafından takip edilirse Türkiye her zaman yakından bu konulara destek vermeyi sürdürecek" dedi. Dışişleri Bakanı Davutoğlu, gelecek günlerde Suriye konusunda önemli toplantılar yapılacağını ifade etti. Pazartesi günü Suriye muhalefetinin Arap Birliği'nin ev sahipliğinde Kahire'de buluşacağını dile getiren Davutoğlu, kendisinin de bu toplantıya katılacağını belirtti.

CLİNTON: YAPTIRIMLAR OLMALI

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, bildiride, "Suriye halkına, herhangi bir geçiş süreci biçimini empoze etme girişiminin bulunmadığını" söyledi. Lavrov, görev süresi 2014'te bitecek olan Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın görevini bırakmasının gerekmediğini söyledi. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton sonuç bildirisinin yayınlanmasından sonra yaptığı konuşmada, kabul edilen planın, "Esad sonrası hükümetinin yolunu açtığını" söyledi. ABD Dışişleri Bakanı, "Suriye Devlet Başkanı Esad'ın, bildiride dile getirilen ortak rıza testini elindeki kanla asla geçemeyeceğinden gitmek zorunda olduğunu" kaydetti. Hillary Clinton, konuşmasında ayrıca BM Güvenlik Konseyi'ne Suriye'ye askeri müdahale yetkisi veren yaptırımlar geçirmesi çağrısında bulundu.

DAVUTOĞLU'NDAN YEMEK RESTİ...
Toplantının ilk bölümünde BM'nin 5 daimi üyesi ülkelerin temsilcileri ve Katar Başbakanı konuştuktan sonra Özel Temsilci Kofi Annan, yemek molası vermek istedi. Yemek vaktinin geldiğini belirten Annan, "Dünyanın bu köşesinde yemek vakti önemlidir, dakik olmamız (we should be punctual) gerek" dedi.

YEMEK MOLASI VERİLMEDİ

Toplantıya katılan 11 ülke temsilcilerinden 6'sı konuştuktan, Türkiye dahil 5 ülke konuşmak için beklerken, Annan'nın yemek molası vermek istemesi üzerine söz alan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Buraya Suriye halkının sorunlarını konuşmaya geldik. Üstelik toplantıya da geç başladık. Dünyanın bizim kösesinde, komşusu açken insanlar yemek yemez. Ben tüm konuşmalar bitene kadar buradayım. İsteyen gidebilir" restini çekti. Annan, Davutoğlu'nun çıkışı üzerine toplantıya katılanların görüşünü almak istedi. Başta ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton olmak üzere herkes Davutoğlu'nu destekleyince, toplantı 14.00'e kadar devam etti. Toplantıya katılan bütün temsilciler konuştuktan sonra yemek molası verildi.

ZİRVEDE SURİYE KONUŞULDU
Türk F4 jet uçağının uluslararası karasularda düşürülmesinin ardından Başbakan Tayyip Erdoğan Ankara'da güvenlik zirvesini 2'nci kez topladı. Orgeneral Özel ve kuvvet komutanlarının birlikte geldiği zirve yaklaşık 1.5 saat sürdü. Gaziantep, Maraş ve Siirt'teki birlikleri teftiş eden, askeri hareketliliği izleyen, harbe hazırlık seviyelerini denetleyen Orgeneral Kıvrıkoğlu'nun, hazırlıklarla ilgili bilgi aktardığı öğrenildi. MİT Müsteşarı Hakan Fidan da hem bölgeden hem Suriye'den gelen istihbaratları Erdoğan'a aktardı.

'SURİYE TARAFINDA VURULDU' İDDİASI
ABD istihbarat yetkilileri, Ankara'nın aksine, Suriye tarafından düşürülen Türk keşif uçağının Suriye hava sahasında olduğunu öne sürdü. ABD'nin Wall Street Journal gazetesi, ABD istihbarat yetkililerinin, Türk uçağının Suriye hava sahasında olduğu iddialarına yer verdi. Gazeteye göre, üst düzey bir savunma yetkilisi, "Türkiye'nin söylediği gibi uçağın karadan havaya füzeyle vurulduğuna dair bir işaret görmedik" diyerek, olay hakkında bilinmeyen çok fazla şey olduğu uyarısını yaptı.

BİZE ULAŞIN