AB'ye baskı raporu düzelttirdi

Rum dönem başkanlığında hazırlanan AB İlerleme Raporu'nda Türkiye'ye yönelik eleştirilerde kullanılan sert ifadeler Ankara'nın bastırmasıyla yumuşatıldı

Kıbrıs Rum Kesimi'nin dönem başkanlığında AB Komisyonu tarafından hazırlanan 2012 İlerleme Raporu açıklandı. Rapora ilişkin ilk bilgilerin ortaya çıkmasının ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile kurmayları bir araya gelerek toplantı yaptı. AB ile kopma noktasına gelen ilişkilerin masaya yatırıldığı toplantının ardından, demokratikleşme konusunda atılan adımlara karşılık raporun ilk halinde olumsuz ifadelerin yer alması üzerine AB yetkilileri ile temasa geçildi. Ankara'nın raporunun dilinin yumuşatılması noktasındaki baskısının ardından, AB geri adım atarak raporda düzenlemelere gitti. Dilin yumuşatıldığı raporda, Türkiye'ye eliştirilerde bulunuldu. AB Komisyonu, 4+4+4, sezaryen ile doğum, MİT yasasının yeterince hazırlık ve danışma süreci olmadan Meclis'ten geçirilmesini eleştirirken, Rum Kesimi'ne yönelik Türkiye'nin eleştirilerine de tepki gösterilerek "saygı gösterilmesini" istedi. İşte rapordan başlıklar:
* TERÖR SORUNU: Kürt sorununun çözümü yönünde bir ilerleme olmadı. Askerî operasyonlar, terör saldırıları yoğunlaştı. KCK operasyonları siyasetçilerin dışında gazetecileri, avukatları, akademisyenleri hedefleyerek genişledi.
* ULUDERE SORUŞTURULMADI: TSK tarafından Uludere'de 34 sivil öldürüldü. Hukuki ve idari soruşturmalar sürüyor. Etkinliği ve şeffaflığı konusunda endişeler var. Ne askerî, ne sivil yetkililer olayla ilgili doğrudan özür diledi.
* BDP'YE AYRIMCILIK: Milletvekili dokunulmazlığının kapsamı, ifade özgürlüğüyle ilgili durumlar hariç geniş tutulmaya devam ediyor. BDP'li vekillere ilişkin milletvekili dokunulmazlığının kaldırılmasına yönelik hazırlanan 740 dosya beklemede.
* BALYOZ VE ERGENEKON: Soruşturma boyunca yaşanan hukuki ihlaller davalara gölge düşürdü. Savunmanın hakları, yargı öncesi tutuklama süresinin uzunluğu ve aşırı derecede uzun, her şeyi kapsayan iddianamelerle ilgili endişeler bir türlü giderilmedi. Bu eksiklikler Türkiye siyasetinin kutuplaşmasına da yansıdı.
* SİVİL-ASKER: Genelkurmay Başkanı siyasi konularda doğrudan ya da dolaylı baskı yapmaktan kaçındı. Askerî harcamaların Sayıştay'ın denetimi altına alınması olumlu gelişme. Sivil-asker ilişkilerinde yapılan reformlar sembolik.
* ANAYASA MUAMMASI: Yeni Anayasa çalışmaları olumlu. Özellikle Kürt sorunu, insan hakları, azınlıklar gibi konularda çözümün adresi olması, demokrasi kurallarıyla da örtüşmeli. Yeni anayasada uzlaşmacı ruhun korunması, mümkün olan en geniş katılımın sağlanması gerekli.
* EMNİYETE ELEŞTİRİ: AİHM'de açılan işkence davasında suçlu bulunmasına rağmen İstanbul terörle mücadeleden sorumlu Emniyet Müdür Yardımcılığı'na Sedat Selim Ay atandı. "Hrant Dink davası Türkiye'de cezasızlıkla mücadele edilmesi açısından büyük önem taşıyor" dendi.

22 MADDEYE İTİRAZ

Ankara, raporda yer alan 22 eleştiriye itiraz etti. Komisyon, Rum Dönem Başkanlığı'na Türkiye'nin saygı göstermesi gerektiğini vurgularken, Ankara, diplomatik ilişkileri olmayan bir ülkenin dönem başkanlığında yayımlanacak rapordan olumlu sonuç çıkmasının beklenemeyeceğini belirtti. Savunma hakkı, uzun tutukluluk süreleri konusundaki eleştirilere, "3'ncü yargı paketiyle kısıtlamalar kalktı" yanıtını verdi. Anka Uludere eleştirisine ise "Meclis'te alt komisyon kuruldu. Hükümet tazminat ödedi" yanıtını verdi. Ankara "Güneydoğu'daki toplu mezar" ifadesini ise kabul edilemez buldu.

BİZE ULAŞIN