Yüksek mahkeme: Dağılana dokunma

Anayasa Mahkemesi, yasadışı gösteriye katılana dava için 'ikaza uymama ve mukavemet' gerektiğine işaret etti

Anayasa Mahkemesi, yasadışı gösterilere katılanlar hakkında dava açılabilmesi için bu kişilerin "dağılın" uyarısına uymaması ve güvenlik güçlerine direnmesi gerektiğine işaret etti. Böylelikle yasadışı gösteriye katılanların fotoğraf ve kamera görüntüleri tek başına delil olamayacak. Şırnak Asliye Ceza Mahkemesi'nin baktığı bir dava nedeniyle, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası'ndaki, "Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşleri düzenleyen veya yönetenlerle bunların hareketlerine katılanlar, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren ayrı bir suç teşkil etmediği takdirde bir yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır" hükmünün iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.

'TERK EDERSE CEZA VERİLMEZ'
Yerel Mahkeme, bu suçtaki ceza alt sınırı "1 yıl 6 ay hapis cezası" iken toplantılarda güvenlik güçlerine mukavemette bulunanlara verilen hapis cezasında alt sınırın "6 ay hapis" olmasınının eşitlik ilkesine aykırı olduğunu savundu. Anayasa Mahkemesi ise davaya ilişkin özetle, "Hangi tür eyleme nasıl ceza verileceğini belirlemek yasakoyucunun takdir yetkisindedir ve eşitsizlik yoktur" diyerek iptal başvurusunu reddetti. Yani düzenlemeyi Anayasa'ya aykırı bulmadı. Mahkeme gerekçeli kararında yasadışı gösteriyi "düzenleme", "yönetme" ve "katılma"nın birbirinden ayrı eylemler olduğunun altını çizdikten sonra şöyle dedi: "Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşüne katılmak suçunun oluşması için kolluk görevlilerinin ihtar ve zor kullanmasına rağmen yasadışı toplantı veya gösteriye katılan kimsenin eylemini sürdürmesi koşuldur."

TERK KANIT OLMAYACAK

Yüksek Mahkeme'nin bu yorumuna göre bir yasadışı gösteriye katılan kişi, polisin veya jandarmanın ihtarından veya zor kullanmasından sonra toplantıyı kendiliğinden terkederse ceza almayacak. Uygulamada, eylemleri başka bir suç içermese bile, eylemciye sırf o toplantıya katılmış olmasından dolayı, toplantıyı terkedip etmediğine bakılmaksızın, ceza verilebiliyordu. Gösterideki fotoğraf veya video görüntüsü ile tespit edilen herkes hakkında da dava açılabiliyordu. Hatta gözaltına alınan bir şahsın 'terli oluşu' kanıt olarak sunulabiliyordu.

BİZE ULAŞIN