Terörde sürpriz gelişme işareti

Erdoğan, il başkanları toplantısında "Önümüzdeki dönemde önemli gelişmeleri hep birlikte göreceğiz" diyerek terörle mücadelede yeni adımların mesajını verdi

Başbakan Tayyip Erdoğan, partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısında terörle mücadelede yeni adımlara ilişkin önemli ipucu verdi, "önümüzdeki dönemde önemli gelişmeleri hep birlikte göreceğiz" dedi. Konuşmasında terör, TBMM'den referandum sınırında geçen anayasa değişikliği, 18 yaş düzenlemesi ve CHP'ye ilişkin çarpıcı mesajlar veren Erdoğan, şu vurguları yaptı:
Terör meselesini ülkemizin kanayan yarası olmaktan çıkarmakta kararlıyız. İnşallah önümüzdeki dönemde bu konuda önemli gelişmeleri hep birlikte göreceğiz.
BDP ile CHP'yi artık ben ikisini de bir görüyorum. Biri her konuda milletle ters düştüğü için çıkmaz yolda. Diğeri terör örgütünün kuyruğuna takılmaktan vazgeçip gerçek bir siyasi parti olamadığı için yine çıkmaz yolda. Parlamentonun içindeki bir parti, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin muhatabı olarak KCK'yı gösterir mi? Bölücü terör örgütünü gösterir mi? Biz boşuna 'ya Parlamento ya Kandil' demiyoruz.
Avrupa'nın yarıya yakınında 18 yaş hem seçme hem seçilme yaşıdır. Cezalandırmaya, rüşt olmaya gelince 18 yaşına evet diyorsun. Seçmeye evet diyorsun. Ama seçilmeye geldiğinde hayır diyorsun. Tüm gençliğimize sesleniyorum. Sizin siyaset yapabileceğinize inanmayan ne kadar zihniyet varsa sizleri onlara karşı tavır almaya davet ediyorum.
(Yerel seçim kararının referanduma kalması) MHP'li arkadaşları suçlayacak değilim. Gerek Sayın Bahçeli, gerekse şahsım altına imzalarımızı attık. Görünen o ki her iki siyasi parti de attıkları imzalara sahip çıkmamışlardır. Gizli oylama maalesef farklı olmuştur. Bu tabii üzücü bir tablodur ve ben bunun fitneye, nifaka vesile olmasını istemem. Ama biz, bir yere imza attıysak mezara kadar o imzanın arkasında durmalıyız, pazara kadar değil.

REFERANDUM OLMAZ

Arkadaşlarımızla dar kapsamlı bir görüşme yaptık ve Sayın Cumhurbaşkanımızın kararından sonra oluşan yeni duruma istişarelerimizi tamamladık. Bugün itibarıyla ilgili arkadaşlarım Anamuhalefet partisi ve MHP ile gidip görüşmeleri yapacaklar. Referandum konusunu düşünmüyoruz. Farklı tarihler üzerinde mutabakata varabilmemiz halinde yeni bir adım atılabilir.
Şu anda bir spekülasyondur gidiyor. Neymiş? Eğer mülki sınırlar büyükşehir sınırı olarak ilan edilirse o köylere hizmet gitmezmiş. Bu, çok çürük bir iddiadır. İstanbul ve Kocaeli mülki sınırlarıyla büyükşehir olmadan önce acaba köylerine il özel idareleri ne kadar hizmet götürüyordu? Ama şimdi gidin İstanbul'un o köylerine, oralarda asfaltın, suyun olduğunu göreceksiniz.
CHP yönetiminin de 'şu seçimler olmasa ne güzel siyaset yaparız' anlayışı içinde olduğunu görüyoruz. Sayın Kılıçdaroğlu, yarın seçim olsa iktidara gelecekmiş gibi konuşuyor ama 'sandık' dediğimizde de fellik fellik kaçacak delik arıyor.
Kılıçdaroğlu bugünlerde psikolojiye de merak sardı. Gerçek dünyadan kopuk, kafasına kurduğu dünyada yaşayanların durumuna ne denir? Ben teşhisi koydum da tedavisini ona bırakıyorum.

'DAK EDENE DUK'
Biz, Suriye'ye demokrasiyi getirmekten bahsediyoruz, 'Türkiye'de demokrasi var mı?' diyor. Ey Kılıçdaroğlu, sen bu ülkede bak bu ülkenin Başbakanına rahat rahat hakaret de ediyorsun, küfür de ediyorsun. Sıkıysa birisi gitsin de Beşar'a orada bir hakareti yapabilsin.
Bu ülkede Başbakanlar idam edildi. Kim vardı o zihniyetin arkasında CHP zihniyeti vardı. Yüzlerce yargı mensubu gidip bu darbeleri hazırlayanların önlerinde el pençe divan durmadılar mı onların verdiği brifingleri dinlemediler mi Bunları şimdi kime anlatacaksınız. Bak işte Arapların atasözü tahakkuk ediyor. 'Men dakka dukka' Dak edene duk edilir. Kim vurursa ona da vurulur. Şimdi de o oluyor.
Sayın Kılıçdaroğlu, şu yaşanan ortamı eğer kalkıp da adil olmayan insaf dışı yaklaşımla değerlendiriyorsan sen önce bakar körsün. Nasıl oluyor da sen Türkiye'de demokrasinin olmadığını söylüyorsun. Herkes, gümbür gümbür gidiyor sandıklarda oyunu kullanıyor. Cehalet tabi bu kadar derin olunca doğal olarak Esad'ı demokrat, kendi ülkesinin Başbakanını diktatör görüyor.
Kendisine uçakta bulduğumuz mühimmatları gösterecekmişiz. Sen ne zamandan beri bu iktidarın üzerinde kalkıp da bu mühimmatları inceleyecek bir görevle görevlendirildin. İşte Suriye, uçağımızı düşürdüğü zaman yaşadığımız gibi. Senle zaten bir sır da paylaşılmaz. Sayın Kılıçdaroğlu'na 'düşün' diyeceğim ama kendisini zorda bırakmak istemiyorum.

'İNSANLIKTAN ÇIKMIŞLAR'
BAŞBAKAN Erdoğan konuşmasında okullara saldıran PKK'yı da eleştirdi. Erdoğan şunları söyledi: "Amaçları, vatandaşlarımızın evlatlarının okula gitmesini, yaşadığı şehri, ülkesini ve dünyayı anlamasını sağlayacak eğitimi almasını engellemek. 2008'de eğitim kurumlarına yönelik 38, 2010'da 50, 2011'de 89 saldırı gerçekleşti. Bu yıl şu ana kadar eğitim kurumlarına yönelik saldırı 110'a yaklaştı. Bu gözü dönmüş canavarlar, 6-7 yaşındaki evlatlarımızın üzerine bomba atmaktan çekinmeyecek kadar insanlıktan çıkmış durumdalar. Bölge kalkındıkça, istismar konuları ellerinden alındıkça orada tutunma imkanı bulamayacaklar. Bunu görüyorlar. Okullara da bunun için saldırıyorlar. Terör örgütleri cehaletten beslenirler. Ve çocukları kullanıyorlar. Çocuklarla ilgili tedbirlerimizi arttırmak durumdayız. Barbarlığın en bariz özelliği eğitime düşmanlık, eğitim kurumlarına düşmanlık, kitaba, kitaplarla elde edilen aydınlık düşünceye düşmanlıktır. Bu bakımdan terör örgütü, çağımızın en barbar, en ilkel, en insanlık düşmanı yapısıdır. Terör örgütünün, insanımızı cehalete mahkum etmesine izin vermeyeceğiz."

BİZE ULAŞIN