Sevil Atasoy Silivri'ye getirildi

Ergenekon davasında tanık sıfatıyla ifadesine başvurulmak üzere çağırılan Adli Tıp Ensititüsü Başkanı Sevil Atasoy, çağrıya cevap vermediği için bugün polis zoruyla davaya getirildi.

Adli Tıp Ensititüsü Başkanı Sevil Atasoy, tanık sıfatıyla Ergenekon davasına çağırılmıştı ancak Atasoy bu çağrılara cevap vermedi. Bunun üzerine mahkeme, Atasoy'a gelmediği takdirde polis zoruyla getirileceğini bildirdi. Mahkemenin bu kararı bugün uygulamaya kondu. Atasoy polis nezaretinde Silivri'ye getirildi. Atasoy, 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek olan Ergenekon davasında tanık olarak ifade veriyor.

Sevil Atasoy'un, İstanbul Üniversitesi öğretim üyeleri hakkında 1. Ordu Komutanı Hurşit Tolon'a ihbar niteliğinde bir rapor hazırladığı iddia ediliyordu.

"TOLON'A RAPOR VERİLDİĞİNDEN HABERİM YOK"

''Ergenekon'' davasında tanık olarak dinlenilen İstanbul Üniversitesi (İÜ) Adli Tıp Enstitüsü eski müdürü Prof. Dr. Sevil Atasoy, müdürlük görevi uzatılmayarak yerine başkasının atanmasının ardından, kaygılanması üzerine dönemin 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Hurşit Tolon'a gittiğini söyledi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada dinlenilen Atasoy, 1982 yılında kurulan Adli Tıp Enstitüsü'nün kurucuları arasında yer aldığını, enstitüde 18 yıl da müdürlük yaptığını belirtti.

Davanın tutuksuz sanıklarından Doç. Dr. Ümit Sayın'ın ABD'de çalışırken başvuru yaptığı enstitünün, rektör tarafından açılan kadro üzerine, farmakoloji bölümüne atandığını ifade eden Atasoy, enstitü müdürünün de rektör tarafından 3 yıllığına atandığını aktardı.
Mahkeme Heyeti Başkanı Hasan Hüseyin Özese'nin ''Hurşit Tolon ile nasıl tanıştınız?'' sorusu üzerine Atasoy, şunları kaydetti:

''Enstitüdeki müdürlüğümün bitmesine birkaç gün kala rektörü (Prof. Dr. Mesut Parlak) ziyaret ettim. Çok yakın ailevi konuları konuştuktan sonra üniversiteyle ilgili görüşlerimi içeren rapor verdim. Veda ederek ayrıldım. Görevli olarak Lahey'e gittim. Oradan telefonla arayarak görev süremin uzatılıp uzatılmadığını sordum. Müdür olarak tayin edilen bir isim söylendi. Yeni müdürün kim olduğunu bilmiyorduk. Enstitü dışındandı. Rektörün yeni müdürü bana neden söylemediğini merak ettim. Rektörün, gazetelerde 'yaşlandığı için yeni kuşaklara görev imkanı vermek amacıyla atamasını yapmadım' şeklindeki beyanını okudum. Ben o tarihte, 5 yıllığına BM Uyuşturucu Kontrol Kurulu üyeliğine getirilmiştim. Rektörün basına yansıyan bu gerekçesine katılmadım. Ne olduğunu anlamak istedim. Tanıdığım kişilere nedenini sormaya başladım. Kimin teklif ettiğini bilmiyorum, ama 1. Ordu Komutanı'na da (emekli Orgeneral Hurşit Tolon) soralım denildi. Ümit Sayın randevu aldı. 2005 Haziran ayının ortalarında 1. Ordu Komutanlığı'na gittik. 1, 1.5 saat kaldık. Ben görev süremin neden uzatılmadığı, enstitüde hiç çalışmamış, dışarıdan bir kişinin neden müdür olarak tayin edildiği konularında bilgisi olup olmadığını sordum. Müdür yardımcısı da dışarıdan atandı. 1982 yılından beri emek verdiğim, uluslararası konuma getirdiğim yapının, eğitim ve öğretim aktivitelerini sürdüremeyeceği kaygısına kapıldım.''

''TOLON YAZILI OLARAK İSTEDİ''

Atasoy, daha önceden emekli Orgeneral Hurşit Tolon'u hiç görmediğini ve tanımadığını savunarak, ''Sayın, randevuyu benim adıma aldı. Üniversitedeki huzursuzluklar, görevden almalar, yeni tayinler konuşuldu. Konuşma bittiğinde Tolon, 'bunları yazılı olarak verir misiniz?' dedi. Ricada bulundu. Ben cevap vermedim. Benim açımdan yazıya dökülecek bir şey yoktu. Görüşmenin sonuna doğru birilerini çağırdı. Bizi kapıya kadar geçirdiler. Sonra başka herhangi bir ordu mensubuyla görüşme yapmadım'' dedi.

Adli Tıp Kurumu'nu babası Şemsi Gök'ün kurduğunu anımsatan Atasoy, bu kuruma alternatif yeni bir bilirkişi oluşturmaya dair teklifler olduğunu, kendisinin buna karşı çıktığını, yapılan yeni atamalarla ''Adli Tıp Kurumu'na alternatif bilirkişi kurumu oluşturuluyor'' diye kaygılandığını söyledi.
Özese'nin ''Tolon'dan ne bekliyordunuz?'' sorusu üzerine Atasoy, müdür olarak neden görevlendirilmediği konusunda fikri olup olmadığını sormak istediğini anlatarak, ''O tarihte milletvekillerine, gazetecilere, kimi gördüysem sordum'' dedi.

Özese'nin ''Ümit Sayın'ın rapor verdiğini biliyor musunuz?'' sorusuna da Atasoy, ''Hayır, bilmiyorum. Gazetelerde çıkan haberler üzerine, kişiler şikayetçi oldu. Raporun varlığından gazetelerden haberim oldu. Raporun kapak yazısına adımı yazanları da tanık olarak dinletmek istiyorum'' yanıtını verdi.

BİZE ULAŞIN