Danıştay ödenek kurbanı olmuş

Tanık olarak dinlenilen dönemin OYAK SGS Montaj Bakım Müdürü Demirtaş, ’ödenek az olduğu için Danıştay’a ilk kurulan güvenlik sisteminin eksikolduğunu ve saldırıdan sonra sistemin yenilendiğini’ belirtti.

''Danıştay saldırısına ilişkin kamera kayıtlarının silinerek delillerin karartıldığı'' iddiasına ilişkin eski OYAK Savunma ve Güvenlik Sistemleri (SGS) Genel Müdürü Orhan Çoban'ın da aralarında bulunduğu 4'ü tutuklu 10 sanığın yargılanmasına devam edildi.

İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Orhan Çoban, Mustafa Tarık Özyılmaz, Yavuz Selim Kavaklıoğlu ve Barış Demirtaş ile tutuksuz sanıklar Serkan Akyıldız, Metin Almalı, Murat Ünal, Murat Kaplan, Celalettin Yüksekkaya ve Erdem Acun katıldı.
Mahkeme Heyeti Başkanı Ali Alçık, Danıştay'dan istedikleri cevabın geldiğini ve buna göre dönemin Danıştay Genel Sekreter Yardımcısı Engin Çakmak'ın Danıştay'daki odasında bulunan bilgisayarının imajının alındığını belirterek, ancak bu imajların 2009 ile 2011 yılları arasındaki imajlar olduğunu ve olayla ilgisinin bulunmadığını söyledi.

Başkan Alçık, Danıştay tarafından daha önce Engin Çakmak'a ait bilgisayarın imajıyla ilgili mahkemeye bir yazı gönderildiğini ve gönderilen bilgisayar imajlarının boş olduğunun tespit edildiğini hatırlattı.

TANIK MUTLU DEMİRTAŞ

Tanık olarak dinlenilen dönemin OYAK SGS Montaj Bakım Müdürü Mutlu Demirtaş, daha önce birlikte çalıştıkları için sanıkları tanıdığını belirterek, OYAK SGS'de göreve 2002'de başladığını, 1 yıl sonra önce ekip şefi, sonra da montaj bakım şefi olduğunu ve montaj bakım müdürü olarak görev yaparken 2007 yılının Temmuz ayında istifa ettiğini söyledi.

Danıştay'a kurdukları kamera ve hard disklerden oluşan güvenlik sisteminin daha sonra arızalandığını kaydeden Demirtaş, ''Danıştay olayından sonra mevcut sistemin yenilenmesi istendi. Yeni sistemi de kurduk. Saldırı olduğu sırada görevli değildim. Ameliyat olmuştum ve evde istirahat ediyordum'' diye konuştu.

Duruşmada, Demirtaş'ın daha önce verdiğini kabul ettiği emniyet ifadesi okundu.

Demirtaş, olayın olduğu dönemde raporlu olduğunu hatırlatarak, emniyette kendisine sorulan sorulara karşılık, güvenlik sistemindeki normal prosedürü anlattığını ve sorulan soruların ifade tutanaklarına geçirilmediğini aktardı.

Tanık Demirtaş, daha sonra sanık avukatlarının sorularını yanıtladı.

Avukatlardan Hakan Kızılarslan'ın, ''Soruşturma esnasında şüpheli olarak ifade verdiniz. Suçlayıcı beyanlarınız dikkatimizi çekiyor. Şüpheli konumdayken bu kadar suçlayıcı beyanda bulunmanız normal mi?'' sorusuna Demirtaş, ''Aslında sorular tek satırdı. Ardından bana sözlü sorular da sordular ve cevaplarım yazılmış. O yüzden size çok görünüyor. Soruları yazmamışlar'' dedi.

Başkan Ali Alçık'ın, ''İmalı sorular sormayın lütfen, net sorular sorun'' şeklinde uyarması üzerine avukat Kızılarslan bu kez, ''Hakkınızda takipsizlik kararı verilmesi, anlatacaklarınız karşısında size söz verilmesinin nedeni mi? Bu şekilde ifade vermenizin nedeni ne?'' diye sordu. Tanık Demirtaş da ''Hayır, bir anlaşma söz konusu değil. Emniyet ifadesinde sorular yazılmadığı için size yorum gibi geliyor. Bana sorulan soruların tamamı orada yok'' ifadesini kullandı.

''İSTENMEYEN BİRİSİ OLDUĞUMU HİSSETTİĞİM İÇİN AYRILDIM''

Sanık avukatlarından Erdoğan Soruklu'nun soruları üzerine Demirtaş, 25 Nisan 2006'da ameliyat olduktan sonra rapor aldığını ve iş yerine gitmediğini, 17 Mayıs 2006'da Danıştay saldırısından önce çalışan arkadaşlarıyla telefonda görüşüp görüşmediğini hatırlamadığını söyledi.
Avukat Soruklu'nun, ''İyi bir konumdaydınız. Neden istifa ettiniz?'' sorusuna karşılık Demirtaş, ''Yönetimle bakış açılarımızın biraz farklı olduğunu düşündüğüm için istifa ettim. Biraz özel konularla ilgili ama akıllarda soru işaretleri kalmasın. Orada istenmeyen birisi olduğumu hissettiğim için ayrıldım. Evlendim, çocuğum oldu. Yoğun baskı altında olduğum için yönetime dilekçe verdim. Kabul edildi istifam ve ayrıldım'' diye konuştu.

''SİSTEM EKSİKLİĞİ VARDI''

Avukat Soruklu'nun, ''Danıştay'a kurulan güvenlik sisteminin yetersiz olduğunu söylemişsiniz. Bunu neye dayanarak söylediniz?'' sorusuna karşılık Demirtaş, şu yanıtı verdi:

''Tabii ki sistem eksikliği vardı. Bunu söyledim. Dönemin Danıştay Genel Sekreter Yardımcısı Engin Çakmak 'Burası Danıştay. Buraya kim girebilir? Kapıda polis var. Hiçbir şey olmaz. 11 bin lira paramız var. Başka paramız yok' dedi. 8-9 kamera talep edildi. Bu yüzden düzgün bir sistem kurulmadı. Müdüre ilettiğimizde 'Gerekirse kar etmeden sistemi kurun, orası bir devlet kurumu' cevabını aldık. Sistem kurulduktan sonra şalterlerin kapatılmaması için şalterlerin üzerine 'Kamera şalterlerini kapatmayınız' notu yazdık. Ama şalterler sürekli kapatıldı. Sistemin UPS'si yoktu, elektrik sistemi düzgün değildi. Nasıl bir sistem kurulması gerektiğini anlattık. Sistemi olaydan sonra yeniledik.''

''ENGİN ÇAKMAK'IN ODASINA KURULDU''

Demirtaş, sorulara karşılık, saldırıdan çok önce söz konusu eksik sistemi Danıştay binasına kurduklarını ve saldırıdan sonra sistemin tümüyle yenilendiğini belirterek, ''Sistem olması gerektiği gibi yapıldı. Bize, Danıştay'da klimalı bir oda tahsis edildi. Biz o odaya çelik kapı da taktık. Bu sistemin tümü hatırladığım kadarıyla 200 bin liraya mal oldu'' dedi.

Avukat Soruklu'nun, ''Danıştay'da muhatabiniz kimlerdi?'' diye sorduğu Demirtaş, ''Saldırı olayı olmadan önce hep Engin Çakmak ile görüşürdük. Olaydan sonra ise dönemin Danıştay Genel Sekreter Yardımcısı Kalender Türeoğlu geldi Engin beyin yerine'' bilgisini verdi.
Demirtaş, ''Kayıt cihazının Engin Çakmak'ın odasına konulması talimatını kim verdi?'' sorusu üzerine, talimatı Engin Çakmak'ın verdiğini söyledi.
Tanık anlatımından sonra görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı İsmail Işık, tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına karar verilmesini istedi.

BİZE ULAŞIN