Bahçeli'den idama tam destek

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''Kandil'in temizlenmesi, terörist inlerinin boşatılması ve topyekun tesirsiz hale getirilmesi konusunda AKP'nin önünde engel, elini tutan bir güç ve mani olan bir sebep olmadığı artık meydandadır'' dedi.

Partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmaya, Siirt'in Pervari ilçesinde meydana gelen helikopter kazası ile başlayan Bahçeli, olaydan duyduğu üzüntüyü dile getirdi.

Kazanın pilotaj hatasından ve olumsuz hava şartlarından kaynakladığının açıklandığını anımsatan Bahçeli, bu ve benzeri kazaların bir daha tekerrür etmemesi için tüm önleyici tedbirlerin alınmasını istedi.

Meclis Grup toplantılarına 26 günlük bir aradan sonra tekrar başladıklarını anımsatan Bahçeli, bu süre zarfında partisinin 10. Olağan Büyük Kurultayı'nın da yapıldığını belirtti.

Kurultayın demokrasinin tüm güzelliklerinin sergilendiği bir ortam olarak herkesin dikkatini çektiğini ve takdirini kazandığını vurgulayan Bahçeli, ''Bize göre, tek sesliliğin özlemini çeken, sultanlık falları açan sahte demokratlar kurultayımızdan ders almalıdır. İleri demokrasi diyerek geriliğin kılavuz kitabını yazanlar partimizin hoşgörüsünden sonuç çıkarmalıdır. Demokrasiyi yalnızca diliyle hatırlayanlar, katılımcılığı yalnızca işlerine geldiği zaman fark edenler, Milliyetçi Hareket Partisi'nin ve muhterem dava arkadaşlarımın tutumundan hislerine düşen payı almalıdır'' diye konuştu.

Devlet Bahçeli, ''Milletsiz vatan, milletsiz Türkiye ve milletsiz gelecek tasarlayan kabile asabiyetini aşamamış ruhsuzlara, 10.Olağan Büyük Kurultayımız bir kararlılık iradesi ve iddiası sergilemiştir'' dedi.


ABD SEÇİMLERİ

ABD'de yapılan başkanlık seçimleri sonucu Obama'nın görevini sürdürdüğünü anımsatan Bahçeli, seçimlerle ilgili kendilerini ilgilendiren asıl tarafın; Amerika'nın bölgesel ve küresel konulardaki müdahil tavrı, gelişmeler karşısında aldığı pozisyon ve takip edeceği politikalar olduğunu bildirdi.

Bahçeli, Türkiye ile ABD arasındaki ilişkileri bugünkü ortam ve şartlarda etkileyecek sorunların başında; ''Suriye'deki durum, Irak'taki gelişmeler, terörle mücadele, Kıbrıs sorununun çözüm süreci ve Ermenistan'ın soykırım yalanı etrafında sürdürdüğü karalama kampanyası'' geldiğini anlattı.

Suriye eksenli sorun ve açmazların, bu ülkenin yaşadığı bunalım ve iç savaş döngüsünün Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini ve bölgesel dinamikleri yakından etkileyeceğine işaret eden Bahçeli, Obama yönetiminin ''Suriye'ye müdahaleyi öngörmeyen yaklaşım, daha çok muhalif unsurları güçlendirmeye yönelik adımları'' ısrarla sürdüğüne dikkat çekti.


TALİPLİ VE İŞTAHLI...

Katar'ın başkenti Doha'da Suriye muhaliflerinin bir araya geldiği toplantıya işaret eden Bahçeli, ''Anlaşıldığı kadarıyla Obama yönetimi, Suriye konusunda bölgesel aktörleri harekete geçirmenin hesabını yapmaktadır. Nitekim AKP yönetimi ve Katar Şeyhi, talipli ve iştahlı bir şekilde alacakları görevleri beklemektedir'' dedi.

Konuşmasında ''demokrasi, barış ve özgürlük çığlığı atan muhaliflerin de kan dökmede, işkence yapmada ve vahşiyane saldırılarda'' Şam idaresinden geri kalmadığının görüldüğünü savunan Bahçeli, ''Evet, doğrudur, ABD Suriye'ye müdahale konusunda AKP'nin telkinlerine rağmen ayak sürümektedir. Ancak bu ülkenin, Suriye'deki iç kargaşanın ve kanlı hesaplaşmanın sürmesinde önemli dahli ve katkısı olduğu tartışma götürmez bir gerçektir'' görüşünü dile getirdi.

Bahçeli, şöyle devam etti:

''AKP hükümetinin uluslararası topluma devamlı çağrı yapan, Esad yönetiminin devrilmesi için devreye girilmesini öneren yaklaşımı şimdiye kadar karşılık görmese de, muhaliflerin her anlamda desteklenmesi bu açığı gittikçe kapatmaktadır. Çetrefil bir hal alan gelişmeler, Suriye-Türkiye arasındaki kutuplaşma ve husumetin her geçen gün çoğaldığına işaret etmektedir.

Sınırlarımıza isabet eden top mermileri, düşürülen uçağımız, karşılıklı restleşmeler ve en son olarak Şanlıurfa ilimizin Ceylanpınar ilçesine bir roketatar mermisinin düşmesi Suriye ile ilişkileri kritik ve içinden çıkılmaz bir seviyeye taşımıştır.

Dün Suriye uçaklarının Türkiye sınırına 150 metre uzaklıktaki yerleşim yerlerini bombalaması hudut güvenliğini ve buralardaki vatandaşlarımızın huzurunu bir kez daha sarsmıştır.

Bu üzücü hadisede çok sayıda kişinin öldüğü ve yaralandığı kamuoyuna yansıyan bilgilerden anlaşılmaktadır. Ve doğal olarak bu karanlık ve tehditlerle dolu ortamdan kaçarak Türkiye;ye sığınan çok sayıda mültecinin varlığı kaygılarımızı daha da artırmaktadır. ''

Bahçeli, ''Başbakan Erdoğan'ın Obama seçildikten sonra sarf ettiği; 'İki ülke arasındaki stratejik ortaklıkta final dönemi yaşıyoruz' sözleriyle, Suriye konusuna zımnen göndermede bulunması, bundan sonraki sürecin içeriğini adeta ilan etmektedir'' dedi.


''KANDİL'İN ÖLÜM SAÇMASI, MİLLETİMİZE NAMLU ÇEVİRMESİ...''

ABD;nin Irak konusunda izlediği politikaların sonucunda bu ülkenin iç çatışma ortamına sürüklendiğini ve bölünmenin eşiğine geldiğini belirten Bahçeli, şunları söyledi:

''Irak'ın kuzeyinde yuvalanan PKK teröristleri Barzani'nin himayesinde bu bölgeyi Türkiye'ye karşı bir saldırı cephesine dönüştürmüş, PKK terörünün tasfiyesi için somut adımların atılmaması Türk-Amerikan ilişkilerini zehirleyen bir ihtilaf niteliği kazanmıştır.

Şayet Suriye'nin kuzeyinde PKK-PYD varlığı kök salar ve buraya tam olarak tutunursa bundan öncelikle BOP'un arkasına düşerek milli gerçeklerden kopan AKP zihniyeti ve model ortağı ABD sorumlu olacaktır.

Türkiye-ABD ilişkilerinde en önemli başlıklardan birisi de terörle mücadele konusu çerçevesinde, istihbarat paylaşımı ve karşılıklı yardımlaşma alanlarında yaşanılan tıkanıklıklar ve sorunlardır.

Ne var ki, ABD'nin Ankara Büyükelçisi tarafından, geçtiğimiz ay yapılan bir açıklamada; Kandil'le ilgili olarak AKP'ye Bin Ladin'in yakalanmasında icra edilen çoklu disiplin yöntemimin önerildiği ve buna da hükümetin ilgisiz kaldığı yer almıştır. Eğer bu doğru ise AKP, Kandil'e etkili bir operasyon yapmaktan imtina etmiş demektir. Yani Kandil;in ölüm saçması, milletimize namlu çevirmesi AKP'nin umurunda olmamıştır.

Bu fitne dağındaki terörist unsurların etkisiz hale getirilmesi amacıyla ABD tarafından teklif edilen stratejinin neden ve niçin dikkate alınmadığı ve yalnızca iyi işlemeyen istihbarat paylaşımıyla yetinildiği kısa zaman içinde izah edilmelidir. Başbakan Erdoğan, insansız hava araçları talebinde bulunacağına Kandil'deki terörist imal merkezinin yok edilmesiyle ilgili öneriye hangi saiklerle mesafeli durduğunu belirtmek durumundadır.''


''BAŞKA BİR NİYET VAR İSE''

MHP Genel Başkanı Bahçeli, terörle mücadele konusunda AK Parti'nin elini bağlayan bir şey olmadığını ifade ederek şöyle devam etti:

''33 Mehmedimizin kanını elinde taşıyan 'Parmaksız Zeki' kod isimli katilin tanıklığıyla terörle mücadele edenleri mimleyen ve suç atfeden bir zihniyetin, PKK'yla mücadelede geriye çark etmesi ve suya yazması elbette bir dereceye kadar normaldir.

Normal olmayan husus ise bölücü tezlere itibar ederek, perdenin önünde mücadele varmış gibi gösterip, arkada müzakere ateşini körükleyen münafıklığa soyunmasıdır. Eğer burada başka bir niyet var ise, AKP hükümetinin bu yükün altından kalkamayacağı ve hesabını veremeyeceği gün gibi ortadadır. Terörle mücadelede oyalama, sulandırma ve zaman kazanmaya dönük sinsilikler açıkça söylemek isterim ki, Türk milletine karşı işlenen tarihi bir suç olacaktır.

Kandil'in temizlenmesi, terörist inlerinin boşatılması ve topyekun tesirsiz hale getirilmesi konusunda AKP'nin önünde engel, elini tutan bir güç ve mani olan bir sebep olmadığı artık meydandadır. Sormak isterim ki, o halde bu ataletin, yavaşlığın ve işi ağırdan alan densizliğin anlam ve kaynağı nedir?''

BİZE ULAŞIN