Gizli tanık 9 kimliğini açıkladı

Ergenekon davasında bugün dinlenmesi beklenen gizli tanık 9'un, açık kimliği ile ifade vermek istediği yönünde mahkemeye dilekçe verdiği öğrenildi.

Gizli tanığın, davanın sanıklarından birisi olduğu ortaya çıktı ancak mahkeme açık kimliğe medyada yer verilmemesine karar verdi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Ergenekon davasının 261. duruşmasında Mustafa Balbay, Veli Küçük, İbrahim Şahin ve Danıştay saldırısının tetikçisi Alparslan Arslan'ın da aralarında bulunduğu 17 tutuklu sanık hazır bulundu. Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Mehmet Haberal ve Levent Ersöz'ün de aralarında sulunduğu 48 tutuklu sanık ise duruşmaya katılmadı.

Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, dünkü oturumda bugün dinlenmesine karar verilen gizli tanık 9'un gizli tanık odasında hazır olduğunu söyledi. Gizli tanık 9'un mahkemeye açık kimliği ile ifade vermek istediğine ilişkin bir dilekçe verdiğini belirten Özese, diğer sanıklar tarafından şahsına yönelik saldırı yapılmasından endişe duyduğu için gizli tanık odasından ifade vermek istediğine de dilekçesinde yer verdiğini vurguladı.

Özese, gizli tanık 9'un yazdığı dilekçeyi okurken, dilekçenin altındaki gerçek ismi de zikretti. Bunun üzerine 9'un davanın sanıklarından birisi olduğu anlaşıldı. Gizli tanığın dilekçesi üzerine yaklaşık 20 dakika duruşmaya ara veren mahkeme, talebi kabul ederek gizli tanığın açık kimliği ile ifade vermesine karar verdi. Ayrıca basında yer alacak haberlerde de açık kimliğinin kullanılmasına yasaklama getiren mahkeme heyeti, gizli tanık 9 ifadesi dışında bir ifadenin kullanılması durumunda da yasal takibat başlatılacağını açıkladı.

GİZLİ TANIK ''9''UN İFADELERİ

''Ergenekon'' davasında dinlenilen gizli tanık ''9'', ''Danıştay saldırısına ilişkin iddianameyi hazırlayanlar ve Ankara'da bunun yargılamasını yapanların olayın iç yüzünü bildiklerine eminim'' dedi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde oluşturulan salonda görülen duruşmada dinlenilen gizli tanık, Cumhuriyet Gazetesi'ne bomba atılması eyleminin talimatını Veli Küçük'ten aldığını öne sürdü. Tanık, ''Alparslan Arslan aradı. Ataşehir'de bir evde bir araya geldik. El bombalarını orada Muzaffer Tekin'den aldım. Birini de Alparslan Arslan aldı. İlk iki bombayı ben attırdım. Suçlarım sadece bununla sınırlıdır. Üçüncü el bombasını Alparslan Aslan atmıştır'' diye konuştu.

Danıştay saldırısından yaklaşık 45 gün sonra Alparslan Arslan'ın, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Şemsettin Özcan'a ek ifade verdiğini belirten gizli tanık, ''Bu ifadeler doğrultusunda saldırının azmettiricisi olduğu gerekçesiyle 90 yaşındaki Şeyh Salih Kurter'in de aralarında bulunduğu 7 kişi tutuklandı'' dedi.

Arslan'ın ifadeleri doğrultusunda iddianamenin hazırlandığını da ileri süren gizli tanık, şöyle devam etti:

''Alparslan Arslan'ın bu isimleri vermesinin tek nedeni, ilgili ilgisiz bir takım kişileri kamuoyu önüne çıkartarak, kamuoyu önüne çıkarttıkları grubu kurban ederek, Danıştay saldırısını yaptıran gücü kamufle etmektir. Danıştay saldırısına ilişkin iddianameyi hazırlayanlar ve Ankara'da bunun yargılamasını yapanların olayın iç yüzünü bildiklerine eminim. Bu olayı yaptıranı, daha doğrusu Ergenekon terör örgütü iddiasıyla yargılanan bu örgütü, Ankara'daki mahkeme çok iyi biliyordu ama gerçeği aydınlatma gibi bir çabası yoktu. Olayın aydınlatılmasına yönelik talepleri de reddetmiştir.''

''Bu olayda gerçeği ortaya çıkaranlar İstanbul bağımsız savcı ve hakimleridir'' diyen gizli tanık, ''İstanbul bağımsız savcı ve yargıçlarının çıkacağını bilselerdi yapmaları mümkün değildi. Cumhuriyet tarihinde İstanbul bağımsız savcı ve hakimleri ortaya çıkana kadar olaylar bu şekilde gerçekleşmiştir'' ifadelerini kullandı.

GİZLİ TANIĞIN, TANSEL ÇÖLAŞAN HAKKINDAKİ İDDİASI

Gizli tanık, terör örgütü PKK'nın bir eylem gerçekleştirdiğinde hemen MOBESE kameraları vasıtasıyla faillerinin ortaya çıkarıldığını ancak Danıştay saldırısında ise kamera görüntülerinin kaybolduğunu ifade ederek, ''Bu saldırı Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne yapılmıştır. Bu kurumun eski başsavcısı Tansel Çölaşan, OYAK kamera kayıtlarını inceleyip emniyete bildirmemiştir. Kendi mesai arkadaşlarını şehit edenleri ortaya çıkarmak yerine mesai arkadaşlarını şehit edenlerin avukatlığına soyunmuştur'' diye konuştu.

''Danıştay saldırısını Alparslan Arslan'a yaptıranların, kendilerine ulusalcı'' dediklerini belirten gizli tanık, şunları söyledi:
''Başta CHP olmak üzere kendilerine ulusalcıyız diyenler mahkemeye geliyor, saldırıya uğrayan Cumhuriyetin hakimlerini savunmuyorlar. Tek talepleri var sanıkların tahliye edilmesi. Bir tane ulusalcı, mağdur tarafında yer almamıştır. Bu bir akıl tutulmasıdır.''

Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese bu ifadeleri üzerine gizli tanığı yorum yapmaması konusunda uyardı.

''DAVANIN ÇÖZÜLMESİ İÇİN BAŞBUĞ'UN GETİRİLMESİ GEREKİR''

Alparslan Arslan'ın kendisini ''ulusalcı'' diye tanımladığını ifade eden gizli tanık, Arslan'ı ''önceden vicdanlı biri olarak tanıdığını'' belirtti.
Gizli tanık, şöyle konuştu:

''Yakalandıktan sonra kendisiyle aynı yerde kalmıştık. Bu sırada, 'Ben çıkmaz bir yoldayım, sakın geri adım atma. Hakkını helal et' diye beyanı olmuştu. Danıştay saldırısı olayını çözeceğim dediğimde Arslan bana, 'Bu davanın çözülmesi için buraya İlker Başbuğ'un getirilmesi gerekir' demişti. Sayın İlker Başbuğ buraya getirilmeden bu davanın çözülemeyeceğini beyan etmiştir. Ne hikmetse Sayın İlker Başbuğ yıllar sonra tutuklandı. Bu da Alparslan Arslan'ın söylediklerine anlam kazandırıyor.''

BİZE ULAŞIN