KCK davasında iki tahliye

Terör örgütü PKK'nın üst yapılanması KCK'ya ilişkin, gazetecilerin de aralarında bulunduğu 33'ü tutuklu, 1'i firari 44 sanığın yargılandığı davada, tutuklu sanıklar Oktay Candemir ve Çiğdem Arslan'ın tahliyesine karar verildi.

İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada konuşan tüm sanıkların avukatlarından Osman Ergin, iddianameyi hazırlayan savcı Bilal Bayraktar'ın özel yetkilerinin alındığına ve düz savcı olarak görevlendirildiğine dikkati çekerek, iddianamede tutuklu gazeteciler hakkında, hükümetin sağlık, eğitim politikalarını, kentsel dönüşümü eleştirmek, halkı devletten soğutmak, başbakana hakaret etmek gibi suçlamalar bulunduğunu hatırlattı.

Avukat Ergin, ''Buna göre bu ülkede herkes tutuklanabilir'' dedi.

''ANARŞİST OLMA, ÖRGÜT ÜYELİĞİ SAYILDI''

Avukat Cem Gök de müvekkili İsmail Yıldız'ın anarşist olduğunu ve bunu ifade etmesinin iddianamede silahlı örgüt üyeliği suçlamasına delil olarak gösterildiğini belirterek, ''Aksine, müvekkilimin anarşist olması, KCK/PKK örgütü üyesi olmadığına delildir. Anarşistler, antimilitarist ve savaş karşıtıdırlar'' diye konuştu.

Gök, iddianamedeki mantığa göre, örgüt üyeliğiyle suçlanan eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un, kendisiyle iletişim içinde olan başbakanın, bakanların da yargılanması gerektiğini öne sürdü.

Duruşmada taleplerini aktarmak için sırayla söz alan avukatlar, açlık grevlerinde 66'ncı güne gelindiğine dikkati çekti.
Bu konuyla ilgili, ''Sanıklar, insani, doğal hakları için açlık grevindeler. Mevcut yargılamalarda Kürtler ve dilleri yargılanıyor. Bunun siyasi bir yargılama olduğu açıktır'' ifadeleri kullanıldı.

Avukatlar, gizli tanık ifadeleriyle maddi delillere ulaşılamayacağını kaydederek, gizli tanıkların duruşma salonunda dinlenilmesini de istedi.

SANIK YILDIZ, 7,5 AYLIK BEBEĞİNİ GÖRMEK İSTEDİ

Taleplerin alınması sırasında söz alan tutuklu sanıklardan İsmail Yıldız, eşinin duruşmaya getirdiği 7,5 aylık kızıyla salonda görüşmek istediğini beyan etti.

Yıldız, ''Salonda 7,5 aylık bir bebek var, onun hiçbir şeyine dahil olamıyorum. Bu ayrıca bir ağır ceza benim için. Salonda sadece iki dakika da olsa bebeğimle görüşebilmek istiyorum. Asker en azından elinde tutsun, yakından göreyim. Bebeğimin ilk sözü 'dede' oldu. İkincisi ise 'Ali'. Hem dedesi Ali, hem siz Ali'siniz. Üçüncüsünde de herhalde, 'Ali babamı serbest bırak' diyecek. Bu talebin yerine getirilmesi sadece sizin ağzınızdan çıkacak bir söze bakıyor'' diye konuştu.

Mahkeme Başkanı Ali Alçık ise ''Bu talep mahkememizi değil, cezaevi idaresini ilgilendiriyor. Onlara başvurun'' ifadesini kullandı.
Taleplerle ilgili görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı İsmail Işık, tüm tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına karar verilmesini istedi.

MAHKEMENİN ARA KARARI

Davaya ilişkin ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Oktay Candemir ve Çiğdem Arslan'ın, mevcut delil durumuna göre tahliye edilmesine hükmetti.

Diğer tutuklu sanıkların, kaçma şüphesi ile suçun varlığını gösteren olguların devam etmesi, suçun katalog suçlardan olması ve adli kontrol tedbirlerinin yeterli olmayacağı gerekçesiyle bu hallerinin devamına karar veren heyet, sanık avukatlarının gizli tanık dinlenilmesi, kimi belgelerin dosyadan çıkarılması ve davanın durdurulması gibi taleplerinin de reddini kararlaştırdı.

Heyet, duruşmayı, üst üste 4 gün yapılmak üzere 4 Şubat 2013'e erteledi.

BİZE ULAŞIN