Soner Yalçın: "TÜBİTAK'ı affetmeyeceğim"

İstanbul 16.Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edilen Odatv davasında sanıklar celse arasında mahkemeye ulaşan 2. TÜBİTAK raporuna ilişkin savunmalarını yapıyor. Duruşmada söz alan tutuklu sanıklardan Soner Yalçın, 'KCK davası tutuklulukları açlık grevi yaparak dil sorunlarını çözdüler. Ancak bizim de dil sorunumuz var. Odatv savcıları düşünce özgürlüğü dilini anlamıyorlar' dedi.

Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda görülen duruşmada tutuklu sanıklar Yalçın Küçük, Hanefi Avcı, Soner Yalçın ile tutuksuz sanıklar hazır bulundu. Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci bir seminer nedeniyle yurtdışında bulunduğundan mahkemeye kıdemli üye hakim Hikmet Şen başkanlık yapıyor. Duruşmada ilk olarak söz alan tutuklu sanıklardan eski emniyet müdürü Hanefi Avcı davanın teknik deliller üzerinden kilitlendiğini ifade etti.

TÜBİTAK`tan gelen ek rapora ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avcı, raporda zararlı yazılımların söz konusu bilgisayara gönderildiğinin belirtildiğini ifade etti.

Avcı, 'Davaya konu olan dosyaların bu bilgisayarlarda oluşturulmadığı belirtiliyor. Bu bilgisayarlara çok ciddi bir saldırı var. Bu saldırı uzun süreli ve ciddi bir saldırı. Saldıranlar, önce sahte e-posta adresleri alıyorlar kendilerine. Sanıkların dikkatini çekecek şekilde isimleri içeren adresler alıyorlar. Daha sonra bu adreslerden mail gönderiyorlar. Bu mailin ekinde de dosya var. Dosya ekinin içinde de virüs var. Bu dosya açıldığında virüs bilgisayara oluşuyor. Bilgisayara uzaktan kumanda edilebilin virüsler yerleştiriliyor. Bu virüslerin gönderildiği mail adresi de ABD merkezli bir site" dedi.

TÜBİTAK`ın bu zararlı yazılımlar ile ne yapıldığını söylemediğini ifade eden Hanefi Avcı, 'TÜBİTAK, dosyaların oluşturulma tarihi virüsten önce diyor. Ama dosyaların oluşturulma tarihi önemli değil. Dosyaların tarihi değiştirilebilir. Ben cezaevindeki bilgisayarda iki tane dosya oluşturdum 2006 ve 2014 tarihli. Bunu size de sundum" ifadelerini kullandı.

Avcı`nın savunmasının ardından tutuklu sanıklardan Soner Yalçın savunma yapmaya başladı.

Cezaevlerinde yapılan açlık grevlerine dikkat çeken Yalçın, 'KCK davası tutuklulukları açlık grevi yaparak dil sorunlarını çözdüler. Ancak bizim de dil sorunumuz var. Odatv savcıları düşünce özgürlüğü dilini anlamıyorlar" dedi.

İddianamede kara propaganda yapmakla suçlandığını, buna örnek olarak ise yazdığı haberlerin iddianameye eklendiğini belirten Yalçın, 'Savcılar haberin doğruluğuna bakmıyorlar ki. Sosyal bilimi bilmeyen savcı iktidara muhalif haberleri suç saymaktadır" iye konuştu.

TÜBİTAK`ın yazdığı raporlarla kurnazlık yaptığını ve kafa karıştırdığını söyleyen Yalçın, 'TÜBİTAK`ı affetmeyeceğim. Ülkem benden kitaplar yazmamı beklerken, teknik hukuk anlayışınız yüzünden gece gündüz TÜBİTAK raporuna çalışıyorum" diye konuştu.

Mahkemenin, TUBİTAK`a ek raporda cevap vermesi için Müyesser Yıldız`ın bilgisayarında işlem yapan 'İlim isimli kullanıcıya ilişkin soru sorduğunu' ve burada sorulan ilim isimli kullanıcının`Müesser Yıldız`ın oğlu İlim Uğur`un oldugunu' belirten Yalçın, 'Biz cezaevinde yatarız önemli değil. Ama çocuklarımızı karıştırmayın. Sıra çocuklarımıza mı geldi? Neden herkes bize düşman? Ne istiyorsunuz bizden biz bittik sıra çocuklarımıza mı geldi? dedi. Savunmasının son kısmında davanın Ergenekon davasıyla birleştirilme talebine ilişkin de yorum yapan Yalçın, Yanlış hatırlamıyorsam Hanefi Avcı o davada tanık. Şimdi hem tanık hem sanık mı olacak aynı davada?" ifadelerini kullandı.

BİZE ULAŞIN