'Yargı, üst aklı ortaya çıkarmalı’

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık: "Kriptolu telefonları ancak TİB, TÜBİTAK ve Emniyet birlikte dinleyebilir. Her yere sızmışlar. Üst akıl olmasa bunu başaramazlar: Yargı üst aklı delillerle tespit etmeli"

'Yargı, üst aklı ortaya çıkarmalı’
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık Meclis'te gazetecilerle yaptığı sohbette kriptolu telefonların dinlenmesiyle ilgili olarak hain planın nasıl işlediğini anlattı. "Kriptolu telefonlarda TİB, TÜBİTAK ve emniyetin birlikte hareket etmezse dinlenmesi mümkün değil" diyen Işık, "Dolayısıyla bunların örgüt olduğu zaten buradan belli. Kriptolu telefonların dinlenmesi bunların tek başına örgüt olduğunun bir göstergesi" diye konuştu. Işık'ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

HER KADEMEYE SIZMIŞLAR:
Belli ki devletin her kademesine sızmış bir örgüt yapısı var. Bunlar bilinmiyor değildi de hani bunların kirli işlere bulaşacaklarına, devletin güvenliğine yönelik bir yanlış işin içerisine gireceklerine çok ihtimal verilmiyordu. Yoksa bir cemaat olarak, camia olarak bilmediğimiz şey değildi. Ama işte ortaya çıkan gerçekler... TÜBİTAK'ta askeri projeleri yürüten kritik personeli dinlemişler. Senin hizmetle, cemaatle, cemiyetle ne işin olur? Bizim açımızdan olay net. Tabii bizim işimiz bu tip şeyleri kendi yetki alanımızda ortaya çıkarıp, yargıya intikal ettirmek. Biz onu yaptık.

ŞİFRE KODLARINI ALMIŞLAR:
Telefon dinleme asıl TİB'de gerçekleşti ancak herkes TÜBİTAK'a odaklandı. TİB'de dinliyorlar data olarak. Bütün dinleme merkezine aynı şekilde kriptoyu da ilave etmişler. Şimdi siz faks hattından bir şey gönderdiğinizde bu kaydedilebiliyor mu? Ediliyor. TİB'de edilebiliyor. Kriptolu telefonlarla yapılan görüşmeler de aynı şekilde kaydedilmiş. Sonra onun tekrar sese dönüştürülmesi için o telefonlardaki şifre oluşturan, kriptoyu oluşturan şifrenin kodlarını almışlar. Sese dönüştürüldükten sonra servis edilmiş. Önlem olarak bazı görevlileri işten uzaklaştırdık. Yeni kriptolu telefonlarda, dünyada kripto çözmede gelinen noktanın en az 3 katı ileri seviyede güvenlik uyguladık.

KRİTİK YERLERE SIZMIŞLAR:
TÜBİTAK'a bunlar sonradan sızmışlar. Temel Bilimler Enstitüsü'ne hiç sızmamışlar ama kriptoya sızmışlar. Temel kimyayla ilgili araştırmalara hiç bakmamışlar ama askeri projelere özel ilgi göstermişler. İdari yönden sorumluluğumuzda olan her şeyi araştırıyoruz. Mesela bilirkişileri öyle belirlemişler ki kendi istedikleri raporu verecek kişileri bilirkişi yazmışlar. O açıdan çok profesyonel bir yaklaşım. Bence cemaatin veya işte o yapının aklının daha üstünde bir akıl var. Yoksa ki başaramazdılar. Üst aklın kim olduğunu yargı somut delillerle ortaya koymak durumunda. Bir akıl yürütebilirsiniz, askeri projelerle son dönemde en çok kim ilgilenmiştir, enerji politikalarıyla en çok kim ilgilidir? Bütün bunları değerlendirdiğinizde ancak bir kanaat sahibi olabilirsiniz.

NEDEN FARK EDİLMEDİ:
Bunların bir istihbarat faaliyeti yapabileceği çok kimsenin aklına gelmiyor. MİT Müsteşarı Hakan Fidan'a yapılan operasyon, Nedim Şener'in, Ahmet Şık'ın ve Hanefi Avcı'nın tutuklanmasıyla ciddi derecede şüpheler oluştu ve ondan sonra zaten iş bir noktaya doğru geldi. O zamana kadar kimsenin bunların ülkeye karşı bir ihanet içerisinde olacakları beklenmiyordu.

SAHTE DİPLOMALI TÜBİTAK'ÇIYA ASKERLİK ŞOKU
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, TÜBİTAK'ta ortaya çıkan sahte diploma skandalına ilişkin de açıklamalarda bulundu. Konuyla ilgili detaylı incelemeler yaptıklarını belirten Bakan Işık, şunları söyledi: "Eğer bu kişiler müracat edip de onlar da incelemeden almışlarsa bu durum "görevi ihmal"dir. Ayrıca bu diplomaya göre adam kısa dönem askerlik yapmış diyelim, ne oluyor bu defa? Diploma sahte çıkınca askerlikten tutun da her şeyi etkiler." TÜBİTAK'ın aynı biriminde sahte diploma konusunda iki kişinin olmasının şüpheli bir durum olduğunu vurgulayan Işık, "Örgüt yapısı var. Bize düşen ortaya çıkarıp, yargıya teslim etmek" diye konuştu.
BİZE ULAŞIN