‘Evet’ demeye hazır mısınız?

2007’deki Cumhurbaşkanlığı seçiminde 367 garabetiyle meşru hükümeti düşürmeye çalışanları biliyorsunuz. 17-25 Aralık’ta Pensilvanya ve Kandil birleşti. Şimdi onlar yine işbaşında. Ama başaramayacaklar. Nisanda sandık geldiğinde “evet” demeye, geçen seçimdeki gibi sandıkları patlatmaya hazır mısınız?

‘Evet’ demeye hazır mısınız?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Binali Yıldırım, Mersin Şehir Hastanesi'nin açılış törenine katıldı. Törenin açılış konuşmasını yapan Erdoğan şunları kaydetti:

"Biz Fatih'in torunlarıyız"
BEDEL ÖDEDİK: Memleket ve millet meselelerine vakıf olan herkes bilir ki son 200 yılımız sürekli çalkantılar ve arayışlarla geçmiştir. Kayıplarla zaferlerin yıkılışlarla yeniden inşanın kol kola girdiği bu dönem boyunca bedel ödeyen hep milletimiz olmuştur. Bugün her birinin üzerinde onlarca ülkelerin bulunduğu koskoca coğrafyaları kaybederken hep bedel ödedik. Çanakkale'de Kurtuluş Savaşı'nda Cumhuriyet'in kuruluşundan sonraki emekleme döneminde bedel ödedik. Darbeler, muhtıralar, vesayet yönetimleri sebebiyle bedel ödedik.

"Milletimiz duruma el koydu"
MİLLET HİÇE SAYILDI: Siyasi, ekonomik krizlerle sosyal çalkantılar yüzünden bedel ödedik. Bu şekilde bedel ödeye ödeye bir gerçeği gördük. Milletin söz sahibi olduğu dönemlerde zaferlerin sevincini yaşarken milletin hiçe sayıldığı, horlandığı dönemlerde hep hüsrana uğradık. Son 60-70 yılımıza baktığımızda bu hakikati tüm çıplaklığıyla görebiliriz. 1960 darbesinden sonra kendimizi bulduğumuz yere bakın. Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkezi, Gürcüsü, Boşnağı, Abhazası bizi böldüler, parçaladılar. Biz İslam milletindeniz. Bizim menşeimiz Hz. Adem ile Havva. 1980 darbesinin Türkiye'ye maliyetini hâlâ ödüyoruz. 1994 krizi, 1997 post modern darbesi, 2001 krizi, milli iradenin yerine cumhurbaşkanından yargıya, ordudan sermayeye kadar vesayet güçlerinin ikame edildiği günlerden çıkmıştır. Bedeli ödeyen hep millet oldu.

"Son 200 yılımız çalkantılarla geçti"
MİLLET FIRSAT VERMEYECEK: Ülkenin seçilmiş hükümetini, bakanlarını, milletvekillerini hiçe sayarak kendi çıkarlarını dayatmak isteyenlere karşı yıllarca mücadele ettik. 2007'deki Cumhurbaşkanlığı seçimini hatırlayın. Meclis'in iradesine karşı dönemin Cumhurbaşkanını ve yargısını arkalarına alarak bir 367 garabeti ortaya sürenlerin kimler olduğunu biliyorsunuz değil mi? Şimdi onlar yine işbaşında ama başaramayacaklar, çünkü karşılarında kim var; millet var millet. Bu millet buna fırsat vermeyecek.

"Aslında biraz dertleşmek isterim"
SANDIKLARI PATLATIN: Mesele bitmiştir işte siz bunu yaptınız onun için ne diyorum. Nisanda sandık geliyor, sandık geldiğinde 'evet'e hazır mıyız, durmak yok yola devam mı? Aman ha bak Mersin geçmişteki gibi evelallah sandıkları patlatmayla hazır mı? Türk milleti 15 Temmuz gecesi uzun zamandır sessiz sedasız yürüttüğü istiklaline ve istikbaline sahip çıkma konusundaki kararlılığını tüm dünyaya adeta haykırmıştır. Seçilme yaşını 25'ten 18'e indirdik. Benim gencime güvenmeyecek miyiz? Ya bizim ecdadımız Fatih 21 yaşında bir çağ kapadı bir çağ açtı, biz onların torunlarıyız. Milletvekili sayısını 550'den 600'e çıkarmaya hazır mıyız? Üç sefer evet dediniz ama yetmez. Alıştınız, alıştırdınız, maşallah.
BİRİLERİ LAF ÜRETİR, BİZ İŞ: Toplam yatırım bedeli 1 milyar 100 milyon lira olan 19 ayrı eserin açılışını gerçekleştiriyoruz. Bir tanesi var ki ülkemiz için yeni bir dönemin başlangıcını ifade ediyor. Mersin Şehir Hastanesi... Dertli olduğum, âşık olduğum "Bunu muhakkak gerçekleştirmemiz gerekir" dediğim bir proje. Belediye başkanlığım döneminde dünyayı dolaşırken edindiğim bir proje. Arkadaşlarımla hep bunun hasbıhalini yapardık. Hamdolsun şimdi Mersin'de bunu gerçekleştirmenin memnuniyeti içindeyiz. Geçtiğimiz haftalarda Yozgat'ta ilk şehir hastanemiz fiilen hizmete girmişti. Resmi açılışını oraya gidip gerçekleştireceğiz. Kısa sürede Isparta Şehir Hastanesi de açılacak. Böylece sözleşmesi imzalanmış 21 hastaneden 3'ünü iki ay gibi kısa sürede art arda açmış oluyoruz. Birileri laf üretir biz ise iş üretiriz. Şimdi ne olacak Adana, Kayseri, Bilkent, Manisa şehir hastaneleri de bunları izleyecek. Amacımız şehir hastanelerinin tamamını 30 büyükşehir başta olmak üzere 2020'ye kadar hizmete almaktır.
OBAMA'NIN YAPAMADIĞINI YAPTIK: Ülkemizdeki sağlık hizmetleri hem sistem ham kalite olarak Avrupa, Amerika başta olmak üzere dünyanın her yerinden kat be kat üstün. Obama bizde sağlık sisteminin çok küçük modeli sayılabilecek reformu hayata geçirmeye çalıştı ama başaramadı, biz başardık. Ülkemizde her alanda olduğu gibi sağlık alanında da böyle bir sistemi inşa ettik.
EVET Mİ HAYIR MI?: 15-20-30 yıl önce o günleri hatırlıyorum, ana muhalefetin başındaki zatın Sosyal Sigortalar Kurumu'nun başında olduğu zamanı hatırlıyorum. Sağlam girersiniz hastaneden sakat çıkarsınız. Affedersiniz ne banyo ne tuvalet; bunların olmadığı günleri hatırlıyorum, çünkü bunların zihniyeti kirli. İşte buyurun. Şimdi hastane mi görmek istiyorsun gel Mersin'e, Mersin Şehir Hastanesi'ni gör. Kuyrukçu sisteme son veren bir hastanedir. Soruyorum o sisteme "evet" mi "hayır" mı? Bu sisteme "evet" mi "hayır" mı? Olay bu kadar basit. Hey gidi günler hastane bulsanız doktor bulamazdınız, doktor bulsanız cihaz bulamazdınız. Doktor 5 ilaç yazar 2'si var 3'ü yok. İlaç bulsanız para bulamazdınız. Hedef Türkiye'yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri yapmak. En müreffeh ülkeler arasına sokma hedefimize 2023'e kadar ulaşmakta kararlıyız, kararlı mıyız? Parlamento "evet" dedi millet de maşallah "evet" diyor.

Dünyada olmayan sağlık hizmetlerini bulacaksınız
Başbakan Binali Yılıdrırm ise yaptığı konuşmada şunları söyledi:
Türkiye'de sağlık hizmeti anlayışında yeni döneme giriyoruz. 15 yıllık bir hayali Mersin'de gerçekleştiriyor, bugün Türkiye'de ilk Şehir Hastanesi'ni açmış oluyoruz. Bu hastanede dünyada olmayan en güzel sağlık hizmetlerini bulacaksınız. Şehir hastanelerinin altyapısını oluşturmaya 2005'te başladık. Güzel işler yapmaya karar verdiğiniz zaman hayırcıları karşınızda buluyorsunuz, tıpkı bugünkü gibi. Güzel işleri yapmak için yemin ettik onlar hayır dedikçe.
2007'de dedik ki "Madem biz Cumhurbaşkanı seçemeyeceğiz, o zaman işin sahibine, millete gidelim." Yine diyorlar ki Cumhurbaşkanı'nı millet seçmesin, Cumhurbaşkanı hükümet kurmasın, Cumhurbaşkanlığı sistemi gelmesin" yine hayır diyorlar. Millet hükümetin nasıl oluşacağına sandıkta karar verecek. Efendim diyorlar ki rejim değişiyor. Ne rejimi kardeşim bırakın rejim değişmesini siz kafayı değiştirin. Rejimin değiştiği yok, değişen değişimin ta kendisidir. Değişime direnenler yok olacak.

TEK KİŞİLİK SÜİT ODALAR
Bin 300 yatak kapasitesi bulunan hastanede, 51 ameliyathane ve 210 yoğun bakım yatağı var.
Bütün odalar tek kişilik ve banyolu. Ayrıca süit odalar var. İçinde refakatçi,, çalışmaoturma odası ve mutfak bulunuyor.
Bütün teknolojik görüntüleme sistemleri kuruldu.
Enerji verimliği için trijen sistemi kullanıldı. 4 milyon TL'lik doğalgaz tüketimi ile 14 milyon TL'lik elektriği almayı engelliyor. Yüzde 25 enerji tasarrufu sağlanıyor.
5 bin personel ile günlük 30 bin kişiye kadar hizmet verilecek.
4 bin araçlık otopark kapasitesi var ve ücretsiz vale hizmeti verilecek.
Oksijen terapisi ve deniz kenarı bir şehir olan Mersin'de vurgun tedavisine imkan veren birimler kuruldu.
18 milyon saat çalışmayla inşa edildi ve ölümlü iş kazası olmadı.
400 milyon euroluk yatırımla gerçekleşti ve işletme süresi 25 yıl olacak. 25 yıl sonunda kamuya devredilecek.
Türk sosyokültürel yaşamına uygun olarak dizayn edildi.
Yoğun bakımda Kuran-ı Kerim okumak için özel bölüm yapıldı.
Ücretsiz vale ve hastalara eşlik edecek hasta danışmanları hizmet verecek.
Ambulanslar şehirde dolaşacak, 15 dakika içinde hastaneye ulaştırılacak.
Bugüne kadar Mersin'deki devlet hastanelerinde olmayan hizmetler verilecek: "Hiperbarik Oksijen Tedavi Ünitesi, Tüp Bebek Merkezi, Genetik Laboratuvar, Uyku Laboratuvarı, Yanık Merkezi, Palyatif Bakım Merkezi, Robotik Yürüme Ünitesi Robotik İlaç Hazırlama Ünitesi, Gama Kamera Ünitesi, Radyo Aktif İyot Tedavi Merkezi, Talasemi Tedavi Ünitesi, Brakiterapi Ünitesi, Rop Tanı Merkezleri."





BİZE ULAŞIN